İran-ABD arasından bir antlaşma olmadı olan bir ateşkes. İran- ABD arasındaki bu durum çok karıştırılıyor ve bir barış antlaşması gibi lanse ediliyor. Trump’ın hem yaklaşan seçimler hem de dünya ekonomisinin enerji krizi ile karşı karşıya kaldığı düğümümü gevşetmek için attığı adımı bir barış olarak algılamak hata olur. Bir tarafta güneyimizde bu durum ortada iken Kuzeyimizde işler iyice karışıyor ve bir sıcak çatışmaya dönüşmek üzere. Malumunuz iki hafta sonra Türkiye’de bir NATO zirvesi gerçekleşecek. Ankara teyakkuzda. NATO zirvesi sonrası alınacak kararlar hem Avrupa’nın hemde Türkiye’nin kaderini çizecek gibi. Rusya ise sotoda beklemekte. Bu zirve sonrası alınacak kararlar iç siyasetimizi geri dönüşmeyecek şekilde etkileyecek. Rus yayılmacılığına karşı Avrupa ve NATO’nun hamlelerini zirve sonrası göreceğiz. Pek kamuoyu farkında değil ancak Ermenistan merkezli bir sıcak çatışma ile karşı karşıya kalınabilir. Bir sabah Rus tankları ya da paraşütçü birlikleri Erivan’da görülebilir. Bu duruma Avrupa, ABD ve NATO’nun nasıl bir tepki vereceği ise meçhul. Böyle bir durumda bizim ise tepkimiz ve pozisyonumuz ne olacak. NATO zirvesi öncesi ya da hemen sonrasında Rusya’dan böyle bir hareket bekliyorum. Ukrayna savaşında Rusya ve Avrupa arasında denge politikası izleyen Türkiye’nin durumu ne olacaktır. İngiltere’nin öncülüğünde Avrupa Türkiye’nin artık tarafını netleştirmesini istiyor. Türkiye’nin arabulucu diplomasinin sonuna gelinebilir ve tarafını seçmesi istenebilir. Böyle bir durumda Türkiye’nin tarafını Rusya’dan yana mı yoksa NATO’dan yana mı kullanacağı merak konusu. Tercihinin faturaları elbette olacak. Rusya ve NATO arasına sıkışmış bir diplomatik süreçte devlet aklının ne yönde olacağı ve faturanın maliyetinin kimlere çıkacağı ise başka bir merak konusu.
Nusret Anar: Rusya ve NATO Arasına Sıkışmış Türkiye

