Şimdi yükleniyor

Didem ÇATALKILIÇ: DAĞISTAN’DA ŞAZELİYYE TARİKATININ KURUCUSU: SEYFULLAH KADI BAŞLAROV

 

ÖZ
Neredeyse her grubun kendi diliyle konuştuğu Dağıstan’da dünyaya gelen Seyfullah Kadı Başlarov birçok dil öğrenmiştir. İlk eğitimini aile içinde alan Başlarov, okul çağına geldiğinde Dağıstan’ın önde gelen mesleklerinden olan kuyumculuk ile uğraşan babası sayesinde gitmiş olduğu Astrahan’da, hem Rus okulunda eğitim almış hem de tıp literatürünü öğrenme fırsatı bulmuştur. Başlarov, Kuzey Kafkasya’nın en fazla âlim yetiştiren bölgesi olan Dağıstan’daki medreselerde dönemin pek çok önemli din adamı ile tanışma imkânı bulmuş ve onlardan eğitim almıştır. Çarlık Rusya’sının Rus-Kafkas savaşları sonrasında Kuzey Kafkasya’da hâkimiyet kurma çabaları sırasında sürgüne gönderilmiştir. İtil bölgesindeki sürgün yıllarında tıp merkezinde çalışmış, bölgedeki Alman doktorlarla tanışma fırsatı bulmuştur. Söz konusu yıllar ona hem dinî hem de meslekî açıdan katkı sağlamıştır.

Sürgün yıllarının ardından Dağıstan’a geri dönen Başlarov, Cedidizm hareketiyle gitmiş olduğu Ufa’ya öğretmenlik yapmıştır. Şeyh aynı zamanda çok önemli eserler kaleme almıştır. 20. yüzyılın başında tüm Çarlık Rusya’sını etkisi altına alan değişim rüzgarıyla birlikte, Seyfullah Kadı Başlarov Dağıstan’ın siyasi hayatına dahil olmuş, pek çok önemli mevkide görev yapmıştır. Denikin’in ordusu tarafından yakalanacağı sırada vefat eden Başlarov, Dağıstan’da defnedilmiştir. Şazeliyye tarikatı Şeyh’in ölümüne müteakip en önemli takipçilerinden Hasan el-Kahi tarafından Dağıstan’da yayılmıştır. Seyfullah Kadı Başlarov, 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başında Dağıstan’ın üç önemli tarikatından biri olan Şazeliyye tarikatının kurucusu ve önemli bir sosyopolitik figür olmuştur.

Giriş

İslamiyet, 7. yüzyılda Arap fetihleriyle Kuzey Kafkasya’ya ulaşmış ve öncelikle Dağıstan’da yayılmaya başlamıştır.1 Dağıstan’da, 1400 yıllık bir tarihe sahip olan İslamiyet, başta Dağıstan halklarının ruhanî, ekonomik ve siyasi yaşamında olmak üzere bölgedeki gelişmelerin pek çok aşamasında önemli bir etken olmuştur. Dağıstan topraklarında zuhur eden, tasavvuf hareketlerini, İslâmiyet’in dogmalarıyla yerel halkın ananelerinin ortaklaştığı bir yapının ürünü olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır.2 Bölgedeki tasavvufî yapılar, Kafkas-Rus Savaşları devam ederken Dağıstan topraklarında Nakşibendî tarikatı, Çeçenistan’da ise Kadirî tarikatı olarak görülmekte iken, savaşların bitimine müteakip tarikatlar arasında farklılaşmalar zuhur etmiştir.

Özellikle savaş sonrası dönem Dağıstan topraklarında yükselişe geçen Şazeliyye tarikatının, dönemin sosyal ve siyasî meselelerini anlamakta büyük bir önem arz ettiği ifade edilebilir. Kuzey Batı Afrika’da bulunan Şazil köyünde doğmuş ve medrese eğitimi almış olan Ebu’l-Hasan Ali bin Abdullah Şazelî (D. 593/1197 Gamâre-Ö. Mısır 656/1258) tarafından kurulmuş bu tarikat, âdâb-erkân, kıyafet gibi yönlere önem vermemişti. Bunların yerine iman, ahlâk ve aşk gibi hususlar üzerinde yoğun bir şekilde durmuştur. Başta Mısır olmak üzere Kuzey Afrika’da karşımıza çıkan Şazeliyye tarikatı, bu bağlamda da Kafkasya’daki tasavvufî yapılardan farklılık arz eder.3

I. Seyfullah Kadı Başlarov’un Ailesi ve Eğitimi

Şazeliyye tarikatının Kuzey Kafkasya kolunun kurucusu Seyfullah Kadı Başlarov (Mücahid Mir Halid Seyfullah b. Hüseyn b. Hacı Musa el-Nitsubukri elGazi Kumuki al-Nakşibendî al-Şazili al-Kadiri), Dağıstan’ın Novalakskiy bölgesindeki Gazi Kumuk-Nitsovkra köyündendir.5 Babası ve beş kardeşi Nagornıy Dağıstan’daki Sogartl medresesini bitirmiştir.6 Ebe olan annesi Bahtun, Nitsovkra köyünden olup Avarca ve Arapça bilmekteydi. Evlerinde 8-9 yaşları dolduran köy kızlarına eğitim veren annesi Bahtun sayesinde, oğlu Seyfullah da erken yaşta Arapça öğrenme fırsatı bulmuştu. 9 yaşına geldiğinde Kur’an’ı akıcı bir şekilde okuyabilecek seviyeye ulaşmıştı.7

Oğlunun Arapça öğrenmesine yardımcı olmak isteyen babası Hüseyin de evlerinde Arapça öğrenmeye imkân sağlayacak bir ortam yaratmıştır. Evde çoğunlukla Arapça konuşulmasını desteklemenin dışında boş zamanlarında da oğluna Arapça dersleri vermiştir.8 Babası Hüseyin Başlarov ve amcaları (İsalav9 , Ali Hacı, Ubeydullah), kuyumculuk ve silah bezeme sanatı ile iştigal etmekteydiler. Amcalarından Abdullah Başlarov’un, İmam Şamil’in çevresinde bulunan halk hekimlerden biri olduğu, özellikle Kafkas-Rus Savaşları esnasında yaralı müritleri tedavi ettiği bilinmektedir. Diğer amcası Gaza Başlorov ise Kafkas-Rus Savaşları’nın bitmesiyle, Rus hâkimiyetine giren köyünün aksakallılar meclisine dâhil olmuştu.10

1859 yılında İmam Şamil’in yakalanmasından kısa bir süre sonra, Hüseyin Başlarov ailesi ile birlikte göç ettiği Astrahan’da kuyumcu atölyesi açmış ve burada 7 yıldan fazla yaşamıştı. Bu süre zarfında Seyfullah Kadı, yaklaşık 3 yıl boyunca Tatar-Müslüman medresesinde okuyup, Tatarca öğrenmiş; 4 yıl da Rus okullarında eğitim almıştı.11

Aynı zamanda babasının eczacı arkadaşı Nikolay ve yeğeni Vasili ile tanışan Başlarov, zamanının önemli bir kısmını onların sahip oldukları eczanede geçirmişti. Başlarov’un farmakolojiye olan ilgisini gören Nikolay, bu zaman aralığında ona, dönemin tıp literatürüne dair bilgiler vermiş ve ilaç üretim tekniklerini öğretmişti.12 Seyfullah Kadı, 1866 yılında İslamî ilimler üzerine eğitim almak için Dağıstan’a geri dönmüştü. Aynı sene eğitim almaya başladığı Mama Dibir Arçibskiy elRoçi’nin hocası olduğu Arçib Medresesi’ni 1869 yılında bitirmişti. Bu dönemde Baginub köyünden (Çarodinskiy Bölgesi) Şuayib Efendi ile arasında dostluk başlamıştır. 1869-1872 yılları arasında Kudali köyünden (Gunib Bölgesi) ünlü ilahiyatçı Hasan Kudalinskiy’e ulaşan Seyfullah Kadı, Kudali Medresesinde Doğu dilleri (Arapça, Farsça, Türkçe, Avarca), Felsefe, Matematik, Coğrafya, Retorik (Hitabet), Mantık, Hadis ve Fıkıh eğitimleri almış, bunlara ek olarak Kudali Medresesi müderrislerinin Kumuk diline olan yetkinliklerini fırsata çevirerek Kumukça da öğrenmişti. Aynı dönemde Hasan el-Kahi 13 ile tanışmış, 1872-1875 yılları arasında da Soratl Medresesinde eğitim almıştır.14

II. Çalışma Hayatı, Sürgünleri ve Seyahatleri

1875’de eğitimini tamamlamasının ardından Başlarov, Şeyh İlyas Hacı Tsudaharskiy’nin daveti üzerine Tsudakhar köyünde dört ay halk hekimi olarak (Dağıstan-Levaşinskiy Bölgesi) çalışmıştır. Bu esnada Şeyh İlyas Hacı ile İslami İlimler ve Arapça çalışmaya devam etmiştir. Dört ay sonra Abdurrahman Sogratlinsky’nin tavsiyesi ve Kuh Omahan Hacı Gazi Kumuki’nin yardımıyla Eylül 1875’te Gazi Kumuk’taki Rus Garnizonu’nda müstensih olarak çalışmaya başlamıştır. Garnizon doktoru N. Danilov ile hasta ziyaretlerine giden Başlarov, Ali Hacı Akuşinskiy ile tanışmıştır. Başlarov, 1877 yılında Dağıstan’da çıkan ayaklanmaya katıldığı gerekçesiyle Saratov şehrine, daha sonra Abdurrahman el-Sunguri ile birlikte Kazan’a 11 yıllık bir süreyle sürgün edilmiştir. Astrahan’daki Tatar arkadaşları Seyfullah Kadı için serbest dolaşım ve çalışma izni almışlardır.

1883’te Rus Çarı I.Nikolay sürgün edilenlerin evlerine dönmelerine izin vermiştir. Ancak Seyfullah Kadı 1886 yılının sonuna kadar burada bir tıp merkezinde çalışmaya devam etmiştir. Bu sırada İtil’de yaşayan Alman doktorlarla tanışmış, dost olmuş ve halk hekimi olarak çalışmaya başlamıştır. Hekim olarak çalıştığı bu yıllarda Almanca öğrenmiştir. 10 yıldan fazla Alman doktorların asistanlığını yapmış, bu vesileyle tıbbî ekipmanlar satın alma üzerine 1886 senesinde Almanya’ya gitmiştir. 1888 senesinde dönmüş olduğu Dağıstan’da evlenen Başlarov, 1891’de gitmiş olduğu Vladikavkaz’da 3 sene doktor olarak çalışmıştır. Bu üç senelik zaman zarfında İnguş bir ailenin evinde kalmış, İnguşça ve Osetçe öğrenmiştir.
Vladikavkaz’dan Rostov-na-Donu’ya geçerek, şehrin menzil hastanesini kurup, 1895 senesine kadar da burada çalışmıştır. 1895-1905 seneleri arasında Doğu felsefesi, Tıp, Sufîzm ve İslam hukuku gibi konularla aktif olarak ilgilendiği Astrahan’da, Nöropatolog olarak çalışmıştır.

1904 senesinde Rusya’dan doktorluk diplomasını almıştır. Cedidizm hareketinin yükselmesi ile birlikte 1905 senesinde Ufa’nın yeni metotlu Müslüman okullarından birine davet edilen Başlarov, öğretmen olarak çalışmaya başlamıştır.15 Ünlü Nakşibendî şeyhi Zeynullah Resulev 16 (1835-1917) ile tanışmak için Troitsk şehrine (Çelyabinsk Bölgesi) gitmiştir. Öğrencisi ve müridi Hasan elKahi’ye göre Seyfullah Kadı Başlarov bir süre Zeynullah Resulev’in yanında kalmıştır. Zeynullah Resulev 15 Ağustos 1907’de Rusya’nın farklı bölgelerinden gelen Müslüman âlimin huzurunda Seyfullah Kadı Başlarov’a Nakşibendî tarikatının icazetini vermiştir.17 1909’da vatanı Dağıstan’a geri dönmüştür. 1909’da avdet ettiği vatanı Dağıstan’da, Kostek köyünden bir Kumuk olduğu düşünülen, Hasbulat Kustaki’den18 ders almış ve Şeyh Hasbulat’ın tavsiyesi üzerine Çistay şehrinden Nakşibendî tarikatı şeyhi Şeyh Muhammed Zakir Çistavi (1818-1893)’ye giderek onun yanında 2 sene süreyle kalmıştır.

Şeyh Muhammed Zakir Çistavi tarafından mürşit derecesine yükseltilmek istense de şeyhin vefatı buna engel olmuştur.19 Seyfullah Kadı Başlarov Astrahan’da sürgünde bulunduğu sırada (1907) Astrahan medreselerinden birinde eğitim veren Muhammed Salih b. Abdülhalik elİcavi adlı bir Nakşî şeyhiyle (Halidi koluna mensup olmayan) daha görüşmüştür. 1915 yılının Mart ayında Şeyh Muhammed Salih, Seyfullah Kadı Başlorov’a Şazeliyye tarikatının icazetini vermiş, böylece Seyfullah Kadı Şazeliyye tarikatı için çalışmaya başlamıştır.20

III. Dağıstan’daki Faaliyetleri

Hasan el-Kahi’den alınan bilgiye göre, Nakşibendî, Şazeli ve Kadiri tarikatlarının şeyhi olan Seyfullah Kadı Başlarov, sadece seçkin bir bilgin ve sufî olmamış, aynı zamanda Dağıstan’ın sosyo-politik hayatına da aktif olarak katılmıştır.21 1905 yılında, kurucularından biri olduğu Rusya Müslümanları Birliği (Союза Мусульман России) yönetim kuruluna seçilmiştir. 1909 yılında ilk defa sürgün edildiği yerden dönüşünde, Temirhan-Şura’daki Dağıstan Halk Mahkemesine kadı olarak tayin edilmiş ve 1913 senesine kadar bu görevde kalmıştır. Rus iktidarının, Rusçayı tek dil yapma kararına tepki olarak, 1913 yılında Dağıstan’da Çar’a karşı çıkan ayaklanmaya katıldığı gerekçesiyle 2 yıl süreyle Saratov’a sürgüne gönderilen Başlarov, 1915’te çıkan bir af kapsamında Dağıstan’a geri dönebilmiştir.

1917 Devriminin cereyan ettiği senelerde Kuzey Kafkasya Müftüsü olmuş ve 1919’a kadar bu görevi ifa etmiştir.22 Bolşevikler ve onların Dağıstanlı destekçileri olan Mahaç Dahadaev, Celaleddin Korkmasov, Ullubiy Buynakskiy, Said Gabiev, Alibek Taho-Godi ile iyi münasebetler tesis eden Başlarov, 1918 senesinde Dağıstan’da Sovyet iktidarının kurulmasından sonra, “Dağıstan Askeri Devrim Komitesi Ruhanî ve Şeriat Bölümü Başkanlığı”na getirilmiştir.23 22-23 Mart 1917’de Temirhan-Şura Halk Meclisi’nde çok sayıda konuşmadan sonra, Çar iktidarını devirmek yerine Geçici Bölge Yönetimi kurulmasına karar verilmiştir.

Gazi Kumuk’tan Bölge Yönetim Kuruluna: A. Kayaev, Seyfullah Kadı Başlarov, D. Butaev ve B. Saidov; Avar’dan Bölge Yönetim Kuruluna ise: M. Dahadaev, Necmeddin Godsinski ve S. Kuvarşalov girmiştir.24 1-10 Mayıs 1917 tarihleri arasında Vladikavkaz’da Kuzey Kafkasya temsilcilerinin hazır bulunduğu, yaklaşık 300-340 kişinin katıldığı, ‘Dağlı Halkların Temsilcileri 1. Kongresi’ düzenlenmiştir. Seyfullah Kadı Başlarov, Bolşeviklerle iyi ilişkiler içinde olduğu için Bolşevik karşıtı Necmeddin Godsinski’yi desteklememiştir. Kongre sırasında Necmeddin Godsinski’nin Nasyonalist-Şeriatçı Partisi (националист-шариатисты) ve Seyfullah Kadı Başlarov’un Şartlı PrososyalistTarikatçı Partisi (условно просоциалисты-тарикатисты) arasındaki sorun derinleşmiştir. Gazi Kumuk’tan Seyfullah Kadı Başlarov, Hasan el-Kahi, Ali Hacı Akuşinskiy ve Ali Kayaev; Gergebilskiy Bölgesi Mogoh köyünden Mesud, Necmeddin Godsinski’nin İmamlığının aleyhtarı olmuşlardır. Seyfullah Kadı Başlarov mevcut siyasî ortamda İmamlığın gerçekleşemeyeceğini savunmuştur.25 Devrim ve iç savaşın, Dağıstan’daki durumu giderek belirsiz bir hale getirmesiyle, Başlarov şeyhülislamlığa adaylığını koymamıştır. Dağıstan’daki politik-dini meselenin çözümü için Seyfullah Kadı Başlarov, Hasan el-Kahi ve Ali Hacı Akuşinskiy’in otoritesiyle bölgede Sovyet iktidarı kurulmuştur.26

IV. Vefatı

1919 yılında Anton İvanoviç Denikin’in ordusu Temirhan-Şura’yı işgal ettiği sırada, Seyfullah Kadı Başlarov’un evinde ağır hasta olarak yattığı bilinmektedir. Başlangıçta Denikin’in ordusu Müslümanların dinî lideri Seyfullah Kadı Başlarov’u rahatsız etmemiştir. Ancak Başlarov’un ölümünden bir gece önce Denikin ordusunun subaylarından biri evine gelmiştir. Subay, Seyfullah Kadı Başlarov ile Bolşeviklerin yakın işbirliği içinde olduğunu, onu yakalamaya geldiğini ve sabah İstasyon meydanı yakınlarında asılması gerektiğini eşine bildirmiştir. Eşi Pahanay, Nitsovkra köyünde bulunan müritlere haber vermiş, müritler de şeyhlerini kurtarmak amacıyla büyük bir sandık yaparak bölgeye intikal etmiştir. Denikin askerlerinin, Başlarov’u görmemesi için şeyh sandığa yerleştirilmiş ve şeyhin üstü saman ile kapatılmıştır. Müritler şeyhlerini Nijniy Cengutay köyüne kadar taşımış olmalarına rağmen sandığı açtıklarında şeyhin öldüğünü görmüşlerdir (25 Ekim 1919). Seyfullah Kadı Başlarov vasiyeti üzerine Verhnee Kazanişçe’de defnedilmiştir. Şeyhin ölümünden sonra, eşi şeyhe ait olan bazı kitapları da alarak kendi köyü, Kaka-Şura’ya (Dağıstan-Karabudahkent Bölgesi) dönmüştür. Kitapların kalanları ise Denikin ordusu tarafından yakılmıştır.28

Mezarının yakınlarına Şazeli tarikatının müritleri tarafından bir türbe inşa edilmiştir. Burada onun mezarından başka Nakşibendî ve Şazeli tarikatına mensup Dağıstanlı Hasan el-Kahi ve Muhammed el-Asavi’nin mezarları da bulunmaktadır.29

V. Öğretileri

Seyfullah Kadı Başlarov’a kadar Dağıstan’da var olmayan Şazeliyye tarikatı, şeyhin Dağıstan’a dönüşüyle Nakşibendî tarikatından daha yaygın hale gelmiştir. Şeyh, Hasan el-Kahi’ye 30 Dağıstan’ın köylerinde tarikatın yayılmasını ve tarikata girenlere ayrıca Nakşibendî tarikatının öğretisinin aktarılmasını emretmiştir. Tarikatın takipçileri daha çok Hasan el-Kahi olarak bilinen Hasan Hilmi Efendi’nin öğrencileri olmuştur.31 Seyfullah Kadı Başlarov, öğretilerinde ahlâkı, dini bütün insanlarla kalmayı, sabretmeyi, doğruluğu, yalandan ve ihanetten uzak durmayı, saygıyı, tarikat, şeriat, hakikat yolundan ayrılmamayı, üstada sevgiyi öğütlemiştir.32 Mürit ve mürşit arasında rabıtanın kurulması için Şazeliyye tarikatının Dağıstan kolundaki ritüelde, öğrencinin yüreğinde öğretmenin tipini oluşturmak amacıyla Seyfullah Kadı Başlarov örneği alınmaktadır.33 Seyfullah Kadı Başlarov ve Hasan el-Kahi’nin zikir uygulaması cehri zikirdir. İç içe oluşturulan halkalardaki müritler el ele tutuşurlar ve şeyh, halkanın ortasında durarak zikri yönetir. Bu zikir şekli Nakşibendî tarikatındaki uygulama ile örtüşmemesine rağmen Şazeliyye tarikatının esaslarından birisidir.34 Bu zikir şeklinin benimsenmesinin nedenlerinden birisi de Kuzey Kafkasya’da Kadirîliğin kurucusu olan Şeyh Kunta Hacı ve Abdurrahman el-Sunguri’nin yönetimindeki Halidi grubun, cehri zikri benimsemesi ve söz konusu dönemde bölgede yüksek sesle zikir yapmayı reddedecek yeni bir takipçi bulmanın zor olmasıdır.35

VI. Eserleri

Seyfullah Kadı Başlarov’un tasavvuf alanında önemli bir mirası bulunmaktadır. Tasavvuf alanındaki en önemli çalışmaları: Kenz’l-Ma’ârif fî esrar el-letaif, Mektubat Halid Seyfullah ila Fukara’ehlullah’dır.36 Kenz’l-Ma’ârif 19. ve 20. yüzyılda, Dağıstanlı yazarlara ait olan sufîzm üzerine en önemli eserlerden biridir. Bu çalışma tarikatın detaylarını ortaya çıkaran 73 bölüm 378 yapraktan meydana gelmektedir.37 Mektubat yakın zamana kadar el yazması şeklinde olup, varlığı sadece kısıtlı bir sufî çevre tarafından bilinmekteydi. 1998 yılında Şam’da “Daran-Numan li’lulûm” yayınevi tarafından, “Abdülcelil Ata el-Bekrî” nin redaktörlüğünde basımı yapılan bu eser, Nakşibendî ve Şazeli tarikatının ayinle ilgili uygulamalarını ayrıntılı olarak ele alan Şeyhin 87 mektubundan (298 sayfa) meydana gelmektedir. Söz konusu eser, temelde Hasan el-Kahi’nin ve şeyhin müritlerinin sorularının cevaplarını içermektedir. Özellikle müritleri için talimat ve vasiyetleri içeren bu mektuplar, Şeyhin müritleri için olduğu kadar bölgenin tasavvufî yapısının çözümlenmesi açısından da ehemmiyet taşımaktadır.38

Sonuç

Şeyhin İtil-Ural bölgesine yaptığı seyahat sufîlik kariyeri açısından dönüm noktası olmuştur. Ayrıca, Avrupaî eğitim almıştır. 1905’de Çarlık Rusya’sında meşruti-monarşinin ilan edilmesiyle, Ceditçilik hareketinin mensupları olan Tatar aydınlarından etkilenmiştir. Nitekim Başlarov’un 1905 senesinde, Ufa’da faaliyet gösteren yeni metotlu Cedit okuluna öğretmen olarak davet edilmesi, bizlere onun 19. yüzyılın başlarında İtil-Ural’da başlayan ve yüzyılın sonunda bütün Türk Dünyası’na yayılan Cedidizm hareketinin Dağıstan’daki temsilcisi olduğunu göstermektedir. Çarlık Rusya’sının son döneminde Dağıstan’daki önemli siyasi ve dini figürlerden biri olmuştur.

Seyfullah Kadı Başlarov sadece dini otorite haline gelmemiş aynı zamanda maddi ve manevi yardım isteyen Dağıstan’daki Sovyet iktidarının ilk yüzü olmuştur.41 1990’lı yıllarda şeyh adına Komsomolskoe köyü Kızılyurtovskiy bölgesi Buynaks şehrinde “Seyfullah Kadı Dağıstan İslam Üniversitesi” açılmıştır.42 19. ve 20. yüzyılın ikinci yarısında Dağıstan ve Rusya’nın tanınmış bir bilim insanı, sosyal, siyasi ve dini lideri olan Seyfullah Kadı Başlarov Dağıstan’da hala saygınlığını korumaktadır.

KAYNAKÇA
ABAŞİN, S. N., BOBROVNİKOV, V. O., Podvijniki İslama Kult Svyatıh i Sufizm v Sredney Azii i na Kavkaze, Moskva: Vostoçnaya Literatura, 2003.
AKAEV, Vahit, “Tarikat şaziliya v Dagestane”, Vaynah, Groznıy: No 7, İyul 2011, s.79-83.
ALGAR, Hamid, “Volga-Ural Bölgesinin Son Büyük Nakşibendî Şeyhi Şeyh Zeynullah Resulev”, Nakşibedîlik, çev. Ethem Cebecioğlu, haz. A. Cüneyd Köksal, İstanbul: İnsan Yayınları, 2007, s.367-390.
BAŞLAROV, A. S., GADJİEV, “Yazıkovaya Baza Şeyha Sayfullı-Kadi Başlarova”, Jiznedeyatel i duhovnoe nasledie vıdayuşçegosya islamskogo uçenogo sufiyskogo şeyha, izvestnogo obşçestvenno-politiçeskogo deyatelya SAYFULLI-KADİ BAŞLAROVA. Materialı Vserossiyskoy nauçno-praktiçeskoy konferentsii, red. Mutalilov M. M., Sadikov M. İ., Sultanmagomedov S. N., Omarov M-r. M., Stavropol: 2009, s. 73-79.
GADJİEV, Magomed, “Sayfulla-Kadi Şeyh i Tselitel”, Jiznedeyatel i duhovnoe nasledie vıdayuşçegosya islamskogo uçenogo sufiyskogo şeyha, izvestnogo obşçestvennopolitiçeskogo deyatelya SAYFULLI-KADİ BAŞLAROVA. Materialı Vserossiyskoy nauçno-praktiçeskoy konferentsii, red. Mutalilov M. M., Sadikov M. İ., Sultanmagomedov S. N., Omarov M-r. M., Stavropol: 2009, s. 68-72.
İNANÇER, Ömer Tuğrul, “Şazelîlik Zikir Usulü ve Musiki”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, 7, İstanbul: Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı’nın Ortak Yayını, 1994, s.140-141.
KARA, Mustafa, Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi, İstanbul: 2012.
KURBANOVA, G. M.,“Sayfulla-Kadi Başlarov-Dagestanskiy ObşçestvennoPolitiçeskiy i Religioznıy Deyatel”, İzvestiya DGPU, No: 4 (21), Mahaçkala: s. 18-25.
OMAROV, Magomedrasul (sostavitel), Gorskaya Mudrost. İzreçeniya Vıdayuşihsya Şeyhov Dagestane, Mahaçkala: 2009.
ÖZEL, Ahmet Murat, “Şâzeli”, DİA, 38, İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 2010, s.385-387.
ROŞÇİN, M., “İz İstorii islama v Dagestane”, İslam na Severnom Kavkaze: istoriya i sovremennost, red. İslam Tekuşev-Kirill Şevçenko, 2011, s.14-19.
ŞAHRUDİNOV, Ş. M., “Obşçestvenno-Politiçeskaya Deyatelnost Sayfullı-Kadi Başlarova”, Jiznedeyatel i duhovnoe nasledie vıdayuşçegosya islamskogo uçenogo sufiyskogo şeyha, izvestnogo obşçestvenno-politiçeskogo deyatelya SAYFULLI-KADİ BAŞLAROVA. Materialı Vserossiyskoy nauçno-praktiçeskoy konferentsii, red. Mutalilov M. M., Sadikov M. İ., Sultanmagomedov S. N., Omarov M-r. M., Stavropol: 2009, s.64-67.
ŞİHALİEV, Şamil, “Seyfullah Kadı Başlarov (Biografiçeskie dannıe po apaboyajıçnım istoçnikam)”, Duhavno-prosvetitelskiy jurnal, No: 2(19), 2008, s. 26-29.
ŞİHALİEV, Ş. Ş., “Novıe Biografiçeskie Svedeniya o Jizni Sayfullı-Kadi Başlarova (po araboyazıçnım pismennım istoçnikam)”,Jiznedeyatel i duhovnoe nasledie vıdayuşçegosya islamskogo uçenogo sufiyskogo şeyha, izvestnogo obşçestvennopolitiçeskogo deyatelya SAYFULLI-KADİ BAŞLAROVA. Materialı Vserossiyskoy nauçno-praktiçeskoy konferentsii, red. Mutalilov M. M., Sadikov M. İ., Sultanmagomedov S. N., Omarov M-r. M., Stavropol: 2009, s. 48-63.
ŞİHSAİDOV, A. R., “İstoriya Sufizma V Dagestane”, Jiznedeyatel i duhovnoe nasledie vıdayuşçegosya islamskogo uçenogo sufiyskogo şeyha, izvestnogo obşçestvennopolitiçeskogo deyatelya SAYFULLI-KADİ BAŞLAROVA. Materialı Vserossiyskoy nauçno-praktiçeskoy konferentsii, red. Mutalilov M. M., Sadikov M. İ., Sultanmagomedov S. N., Omarov M-r. M., Stavropol: 2009, s. 112- 117

Yorum gönder