Osmanlı İmparatorluğu Viyana’yı fethetseydi acaba bu şehri ve Avusturya’yı elinde tutacak askeri ve buralara yerleştirecek nüfusu varmıydı? Tarihçiler için tartışma konusu olan bu soru yıllardır cevabı aranan bir soru olarak karşımızda durmaktadır. Sahi Osmanlı’nın bu geniş coğrafyadaki nüfusu ne olmuştu? “Nüfus olmadan Nüfuz olmaz” sorunsalı ile o dönemde de karşı karşıya kalıyoruz. Anadolu’da ki isyanlar sonrası Osmanlı’nın nüfusunda ciddi azalma ile karşı karşıya kalıyoruz bu yüzyılda. Bir tarafta Anadolu’da isyanlar, bir taraftan salgın hastalıklar ve de kıtlıklar ardı ardına Osmanlı Devletini vurmuş ülke nüfusu azalmaya, ekonomisi gerilemeye başlamıştı. Anadolu’da isyanlar sonucu kitleler halinde İran’a göçler ve insanların vergi yüzünden devlet kontrolü olmayan bölgelere çekilmesi Devlet’te ciddi asker sorununu da beraberinde getirmişti. Batı Avrupa’da ve Rusya’da nüfus patlaması yaşanırken Anadolu ve Osmanlı’nın nüfusu hızla gerilemekte üretim düşmekteydi. 1. Dünya Savaşına gelindiğinde Rusya Osmanlı’nın nüfusu kadar asker çıkarma kudretine erişmişti. Bu matematiksel oran karşısında Osmanlı’nın yapacağı hiçbir şey yoktu. Türkiye Cumhuriyeti ve Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük mucizesi 11 milyonluk ülkenin nüfusunu tekrar mucizevi şekilde artırmak olmuştur. 20. Yüzyılda bir mucize arayacak olursak bu mucize nüfus artışımız olmalıdır. İran’ın Ortadoğu’daki asıl gücüde bu nüfusundan gelmektedir. Arapların Mısır dışında bölgede aktör olacak bir nüfusları bulunmaması nedeniyle İran karşısında ne yaparlarsa yapsınlar özellikle Körfez Bölgesindeki hakimiyetleri sınırlı olacaktır. Türkiye’nin en büyük gücü ne yeni nesil füze ve uçaklarıdır ne de sanayimizidir asıl gücümüz milli ruha sahip nüfusumuzdur. Bu gücü kaybetmemiz için elimizden geleni yapmamız ve bu hususu bir milli güvenlik meselesi olarak ele almamız gerekmektedir. Bu durumu lehimize çevirmek için zorunlu askerlik süresinin mutlaka uzatılması ve gerekirse kadın nüfusumuza da silah kullanacakları kısa bir eğitim verilmesi gerekebilecektir.
Nusret Anar: Osmanlı’nın Nüfus Sorunu ve Günümüz Türkiye’si

