Zaur Garipoğlu: BİZ VASAL DEĞİLİZ, KARDEŞİZ!

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında Azerbaycan temsilcisinin salonda kalması, Türkiye’de yine bazı çevrelerin Azerbaycan’a karşı yürüttüğü kara kampanyaya bahane oldu.

Yine aynı çevreler, yine aynı retorik, yine Azerbaycan’ı hedef tahtasına oturtma çabası…

Türk adı altında gizlenen Türk düşmanları, fırsat buldukça Azerbaycan’ı Türkiye kamuoyunun karşısında adeta düşman bir devletmiş gibi göstermeye, aynı milletin iki devletinin arasına nifak sokmaya çalışıyorlar.

Sormak gerekiyor: Neden özellikle Azerbaycan?

Salonu terk etmeyen yalnızca Azerbaycan temsilcisi değildi. Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve bazı başka devletlerin temsilcileri de salonda kaldı. Fakat nedense Azerbaycan söz konusu olduğunda gösterilen “hassasiyet”, bunların hiçbirine karşı gösterilmiyor.

Artık bir gerçeğin kesin olarak anlaşılması gerekiyor:

BİZ VASAL DEĞİLİZ, KARDEŞİZ!

Azerbaycan bağımsız bir devlettir. Azerbaycan’ın kendi milli çıkarları, kendi dış politikası ve kendi diplomatik ilişkileri vardır. Bakü, uluslararası ilişkilerini başka bir devletin ne isteyip istemediğine göre değil, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet çıkarları doğrultusunda şekillendirir.

Türkiye bizim kardeş devletimizdir. Biz bir milletin iki devletiyiz. Ancak kardeşlik, bir devletin diğerine tabi olması demek değildir. Tam tersine, gerçek kardeşlik birbirinin bağımsızlığına, egemenliğine ve devlet çıkarlarına saygı göstermektir.

Bunu yalnızca Azerbaycan–Türkiye ilişkileri açısından değil, bütün Türk dünyası açısından değerlendirmek gerekir.

Azerbaycan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın temel lokomotiflerinden biridir. Türk dünyasının siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan yakınlaşması, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, Azerbaycan’ın yıllardır izlediği politikanın temel yönlerinden biridir.

Ancak Türk birliği, vasallar birliği değildir!

Türk devletlerinin her biri bağımsız bir devlettir. Her birinin kendi devlet çıkarları, dış politika öncelikleri ve bölgesel ilişkileri vardır. Türk birliği de ancak bağımsız ve güçlü Türk devletlerinin ortak çıkarlar etrafında birleşmesiyle güçlü olabilir.

Eğer gerçekten büyük ve güçlü bir Türk dünyası istiyorsak, Türk devletlerinden birbirlerinin dış politikalarının kopyası olmalarını talep etmemeliyiz. Tam tersine, onların egemenliğine saygı göstermeli ve ortak çıkarlarımızı büyütmeliyiz.

Bugün Türkiye’de oturup her fırsatta Azerbaycan’ı suçlayanlar, Azerbaycan’ı “düşman” ilan etmek için harcadıkları enerjiyi Türk devletlerinin daha büyük ve güçlü bir birlik haline gelmesine harcasalardı, Türk dünyasına çok daha büyük bir hizmet etmiş olurlardı.

Bir şeyi daha unutmasınlar:

Bizim de söyleyecek çok sözümüz var!

Biz de istersek pek çok meseleyi gündeme getirebilir, pek çok soru sorabilir, pek çok konuyu açıp konuşabiliriz.

Ama yapmıyoruz!

Çünkü Azerbaycan–Türkiye kardeşliği bizim için günlük siyasi polemiklerden çok daha büyüktür. Biz aynı milletin evlatlarıyız. Devletlerimiz ayrı olsa da milletimiz, tarihimiz, dilimiz, kültürümüz ve geleceğe bakışımız bizi birbirimize bağlıyor.

İşte tam da bu yüzden söyleyecek çok sözümüz olduğu halde söylemiyoruz. Tam da bu kardeşliğe zarar gelmesin diye birçok meseleyi kamuoyu önünde tartışma konusu haline getirmiyoruz.

Aynı hassasiyeti Azerbaycan’a karşı da beklemek hakkımızdır.

Hiç kimse kardeşlik kavramını Azerbaycan’a karşı bir baskı aracına dönüştürmemelidir. Hiç kimse “kardeşiz” diyerek Azerbaycan’dan bağımsız dış politikasından ve devlet çıkarlarından vazgeçmesini talep edemez.

Türk dünyasının geleceği birbirimize hükmetmekte değil, birbirimizin devlet çıkarlarına saygı göstererek aynı milletin gücünü daha büyük bir birliğe dönüştürmektedir.

Bizim yolumuz Azerbaycan ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek değildir. Bizim yolumuz Ankara’dan Bakü’ye, Bakü’den Astana’ya, Taşkent’e, Bişkek’e kadar Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştırmaktır.

Türk adı altında gizlenen Türk düşmanlarının ise aynı milletin iki kardeş devletinin arasına girmesine izin verilmemelidir.

Biz vasal değiliz!
Biz kardeşiz!
Biz bir milletiz!

Ve bizim hayalini kurduğumuz Türk birliği de vasalların değil; bağımsız, güçlü ve birbirine saygı duyan Türk devletlerinin birliğidir!

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.