OĞUZ TANER HACIFAZLIOĞLU: GRÖNLAND ANLAŞMASININ ABD, DANİMARKA, GRÖNLAND VE NATO AÇISINDAN ÖNEMİ

Grönland Anlaşmasının ABD Açısından Önemi

Grönland ,ABD’nin dış politikasında siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda ulusal çıkarları açısından önemli bir yere sahiptir. Çünkü, Grönland Jeopolitik konumu, ekonomik açıdan zengin yeraltı kaynaklarının olması, arktik bölgesi hakimiyeti Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya arasındaki geçiş yollarının üstünde yer almaktadır. ABD ve Danimarka arasında 27 Nisan 1951 tarihinde Grönland Anlaşmasının imzalandığı bilinmektedir. Bu anlaşmanın, 6 Ağustos 2004 tarihinde günün koşullarına uygun bir biçime getirildiği açıklanmaktadır. Bu anlaşmada ABD’ye ülkede askeri güç konuşlandırma ve tesisleri yönetme hakları verilmiştir.

ABD kongresinin araştırma biriminde, ABD’nin bu ülke içerisindeki askeri varlığını arttıran bir yönü vardı. Bununla birlikte, ABD hava ve deniz yollarında ayrıcalıklar elde etmiştir.

ABD, İkinci Dünya Savaşından günümüze kadar olan süreçte altmış bin kişinin yaşadığı bu yerde askeri olarak bulunmaktadır. Burada bulunan füze savunma ve uzay denetleme faaliyetleri konularında kullanılan Pituffik üssünü kullanmaktadır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı işgal edeceği tehdidiyle gündeme gelen başlayan Grönland sorunu, 22 Eylül 2026 tarihinde, ABD, Danimarka ve Grönland arasında imzalanan Grönland güvenlik anlaşması ile bitti. Bu antlaşma; ABD Başkanı Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen tarafından güvenlik ortaklığı antlaşması konseptinde imzalamıştır.

Anlaşmanın içeriğinde, Danimarka’nın ilan ettiği metinde, 1951-2026 yılları arasında uygulanan askeri içerikli anlaşmanın günümüzün standartlarına uygun hale getirildiği görülmektedir. Bununla beraber, anlaşmanın süre sınırı bulunmaktadır.

Bu anlaşma, ABD’ye şu anda etkin olan Pittufik Uzay Üssünde standartları yükseltme ve bu üsteki etkinliğini arttırma meşruiyetini kazandırmaktadır. Bununla beraber, ABD Narsarsuaq ve Mestersvig şehirlerinde iki farklı modern savunma hattı oluşturmasına fırsatını vermektedir. Eğer üç ülkede, konsensüsü sağlarlarsa ABD Grönland’ta ek olarak üs bölgeleri kuracaktır.

Danimarka ve Grönland’ın ABD’nin karada, denizde ve havada özgür bir şekilde faaliyette bulunmasına izin vermektedir. Fakat bu sınırların içerisinde, Grönland’ın düşünce yapısına, yaşayış tarzına ve toplumsal yapısına müdahale edilmemesini ön koşul olarak ifade etmektedir. Buna göre, Grönland’ın avcılık ve balıkçılık aktivitelerine kısıtlama getirilmemesini istemektedir.

Bu anlaşmanın, Danimarka ve Grönland’ın müzakerelerin bitmesinden sonra uygulamaya konulacağı ifade edilmektedir.

ABD Başkanı Donald Trump iç politikada, bu anlaşmayı bir başarı olarak göstermektedir. ABD’nin Dış politikasında meydana gelen ABD, İsrail ve İran savaşının küresel çapta meydana gelen ekonomik problemin ABD Başkanının üzerinden vatandaşların baskısını arttırmasından dolayı, Donald Trump’ın bir başarı kazanması gerekmektedir. Dış politikada küresel sistemde meydana gelen bu kriz, ABD’nin iç politikasına şekil vermektedir. Bununla birlikte, altı hafta sonra, büyük bir öneme sahip olan Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki kısıtlı çoğunluklarını muhafaza etmek için gayret göstereceği kritik ABD ara seçimleri gerçekleştirilecektir.

ABD’nin dış politikasında da Devlet Başkanı Trump‘ın, Çin ile mücadelede Çin’in bölgede nüfuzunu azaltacağını düşünmektedir. Buna göre, ABD Başkanının 2025 yılında Grönland ilgili değerlendirmesinde, Grönland’ın kıyılarında Çin ve Rus gemileri bulunmaktadır. ABD’nin güvenliğini sağlamak için Grönland’ı almak zorundayız şeklinde açıklama yapmıştı. Donald Trump bu açıklamasında Grönland’ın ABD’nin askeri alandaki ulusal çıkarlarının korunması için önemli bir ülke olduğunu dile getirmektedir.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çin’i eleştiren bir değerlendirme yapmıştır. Rubio’nın Fox Mews gazetesine yaptığı değerlendirmede, Danimarka ile birlikte gelecekteki yabancı yatırıları önceden kontrol edebilme olanağı sağladığının altını çizmektedir. Rubio bir gün kalktığımızda Çin’in askeri olarak değil; ekonomik olarak bu ülkeye geçirmesini istemediklerini ifade etmektedir. ABD Dışişleri Bakanı bu açıklamasında, ABD’nin bu ülkedeki ekonomik alandaki ulusal çıkarlarını korunmasının önemini vurgulamaktadır.

Grönland Anlaşmasının Grönland Açısından Önemi

Grönland bu anlaşma ile sorunun halledildiği düşüncesindedir. Çünkü, bu ülkenin siyasi, ekonomik ve askeri alanlardaki egemenlik hakları korunmaktadır. Siyasi olarak, Grönland açısından müzakereleri sürdürerek bu anlaşmayı diğer devletler ile beraber imzalamak büyük bir başarı olarak kabul edilmektedir. Grönland Başbakanı Jens Federik Nielsen, “Grönland açısından bu anlaşma, tek bizim Grönland imzalanmış bir anlaşma değil; Grönland’ı da dahil ederek imzalanan bir anlaşmadır ” şeklinde açıklama yapmıştır. Grönland’ın Başbakanı bu açıklamasında, anlaşmanın tek taraflı olmadığını Grönland’ın siyasi, ekonomik ve askeri alanlardaki ulusal çıkarlarının korunarak bu anlaşmanın imzalandığının altını çizmektedir.

Başka bir yönden, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı işgal ederiz şeklindeki açıklamasından dolayı, bu ülkenin ABD’ye olan güvenini kaybettiği ifade edilmektedir. Bu sebepledir ki, Grönland’da vatandaşlar güvenlik konusunda endişe duymaktadırlar. Narsarsuaq bölgesinde bir ABD askeri üssünün inşa edilecek olması konusunu, bu bölge halkı sert bir dille eleştirmektedirler. Grönland halkı, askeri alandaki bu gelişme sebebiyle siyasilerle aynı görüşleri paylaşmamaktadırlar. Bu olayın, askeri alandaki ulusal çıkarlarına zarar verdiğini düşünmektedirler.

Grönland Anlaşmasının Danimarka Açısından Önemi

Danimarka da Grönland’ta siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda ulusal çıkarlarını korumaktadır. Danimarka’nın, bu anlaşmayı ulusal çıkarları açısından olumlu olarak değerlendirdiği ifade edilmektedir. Siyasi olarak, diplomasi alanında oluşan kaosun bitmesidir. İkinci olarak, bölgede yaşanan sıkıntı ekonomik krize dönüşmemiştir. Danimarka’nın ekonomik alandaki ulusal çıkarlarına zarar vermemiştir. Arktik bölgesinde yükselen tehdit fikrinden dolayı, NATO’nun bölgedeki varlığını arttırması ve bölgeyi koruması açısından ABD ile aynı siyasayı savunmaktadır.

Danimarka ise, Arktik bölgesindeki mevcut durumunu kuvvetlendireceği konusunda söz vermektedir.

Grönland Anlaşmasının NATO Açısından Önemi

ABD, Grönland ve Danimarka’nın 22 Eylül 2026 tarihinde, imzaladıkları anlaşma sonrasını NATO’nun Grönland’taki gücünün arttırması beklenmektedir.

Anlaşma metnine bakıldığında, “ Anlaşmayı imzalayan üç devletin ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirmesi, istihbarat paylaşımları yapması için Arktik bölgesinde NATO’ya bağlı olma konularında ortak bir karar vermektedirler.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise X hesabın üzerindeki açıklamasında, Grönland anlaşmasının bölgedeki ortak güvenliği kuvvetlendirdiğini ve bu ülkelerin vatandaşları açısından için daha güvenli, sürecin kararlı bir geleceğin destek olduğu dile getirmiştir.

NATO’ya üye olmayan hiçbir devlet, üç tarafın iznini almadan Grönland’ın içerisinde kendi askeri üssünü inşa edemeyecek ya da başka bir askeri unsurunu bu ülkeye konuşlandırmayacak ifadesi metinde yer almaktadır. NATO Grönland’ın askeri açıdan egemenlik haklarını güvence altına almaktadır. Buna ek olarak, anlaşma ile NATO üyesi veya Avrupa Birliği üyesi olmayan devletlerin bu ülkede ekonomik alanda faaliyet göstermelerini kısıtlamaktadır. NATO bu madde ile Grönland’ın ekonomik alandaki egemenlik haklarını garanti altına almaktadır.

Görüldüğü üzere, 27 Nisan 1951 tarihinde imzalanan Birinci Grönland anlaşmasıyla, 22 Eylül 2026 İkinci Grönland Anlaşması arasındaki aynı özelliği taşımamaktadır. Birinci anlaşmanın içeriğinde NATO önem kazanmışken; İkinci Anlaşmanın içeriğinde ABD lideri olduğu NATO ittifakının nüfuzunu azaltarak kendisinin önem kazanmasını sağlamıştır. Bu siyasa ile ABD bölgedeki siyasi, ekonomik ve askeri alanlardaki ulusal çıkarlarını korumaktadır. Aynı zamanda, bölgedeki Rusya ve Çin gibi küresel aktörlerin nüfuzunu azaltmaktadır.

OĞUZ TANER HACIFAZLIOĞLU

ULUSLARARASI İLİŞKİLER UZMANI

2

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.