Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin yeni dünya düzeninde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda büyük başarılar elde etmesine vesile olacaktır.
Bunun için sistemin tazelenme süreciyle kendini yenilemesi ve aynı zamanda bağırsak temizliğine ihtiyacı vardır.
Türkiye’nin kendi içinde “Emniyet ve İç Güvenlik Stratejileri” doğrultusunda açık veya gizli tüm bakteri unsurlarını, yani dışa şirin görünen içinde fesat kendi öz benliğinde vasat olanların temizlenmesi önem teşkil ediyor.
Türkiye’nin devlet ve millet bütünleşmesi için atacağı adımlar çok önemlidir. Öncelikli olarak siyaset, ticaret, yerel yönetimler, kamu yönetimi ve sivil toplum alanında güçlü bir koordinasyona ve aynı zamanda büyük bir temizliğe ihtiyaç duyuluyor.
Siyaseti kullanarak ticari emelleri için kirleten, yerel yönetimleri siyasetin gölgesinde kendi menfi hedefleri için zehirleyen, kamu yönetimi ve bürokrasiyi siyaseti kullanarak dosya takipçiliği ve çantacılık süreciyle sorun çözüyoruz diyerek menfi arzular ile kirletenlerin temizlenmesi gerekiyor.
Örneğin 2015 yılında Ahmet Davutoğlu’nun döneminde kısa dönem vekillik yapan, özlük hakkı sahibi dahi olmayan ama bakan edasında ruhsal sorunlarını etrafına döken bir kişinin her taşın altından çıkıyor olması önem teşkil eden bir adımdır.
Ülkemizde 2 koyun verilse güdemeyecek insanlar öz benliğinde saklı olan cahil durumlarını siyaseti dahiyane görünümlü olarak pazarlayan, nereden geldiği belli olmayan sermaye ağı ile saltanat sürenlerin hayata renkli bir şekilde pavyon ışıkları edası ile bakan, dini, Allahı, kitabı, peygamberi kendi çıkar hedefleri için kullananlar “Türkiye Yüzyılı, Terörsüz Türkiye ve Terörizmle Mücadele” vizyonu doğrultusunda ele alınmalıdır. Aslında “Yeni Nesil Organize Suç Unsurları” mücadele politikasına birde bu açıdan bakmak gerekiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin fabrika ayarlarına dönerek kendi iç güvenlik stratejileri ekseninde güçlü bir temizlikte birlikte ilerlemesi önem teşkil ediyor.
Üzerine bilinçli bir şekilde bir şirket dahi olmamasına rağmen 100 milyonlarca gelirin nereden, nasıl, ne zaman, ne için ve kiminle geldiği konusuna odaklanması gerekiyor. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Samimi bir şekilde malların araştırılması gerekiyor.
Bilhassa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ihale koşul ve şartlarına devletin el atması gerekiyor. Devletin verdiği bir ihale alt yüklenici tarafından yaptırılırken ana yüklenici bir çivi dahi çakmadan süreci kazanç elde ederken “Karun” edasına bürünüyor.
Ara yüklenici taşeron araç ve gereç sahibi ama ana yüklenicinin belki çivi torbası dahi yok. Devletin ihale sürecinde aradan aracıyı çıkarıp hak edene vermelidir.
Devletin ihale koşul ve şartlarına çok hassas bir şekilde odaklanması gerekiyor. Siyaset ve ticareti bir birine karıştıran ahtapot misali sistemi saran zararlı unsurlardan kurtarması için gayret etmeliyiz.
Piyasada adı dosya takipçiliği ve çantacılık gibi haksız kazanca neden olan kişi ve grupların Türkiye’nin yanı sıra yeni pazar arayışı olarak Suriye ve Irak ekseninde ilerlemesi son zamanlarda önem teşkil eden bir gelişmedir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ortadoğu’da güçlü bir şekilde ilerlemesi için Suriye ve Irak ekseninde ihale pazarlamak isteyen, dosya takipçiliği yapan bunu yaparken milli duygular, vatan, millet devlet ve insanlık namına sosyal paylaşımlarla göz boyama gafletine aldanmamalıyız.
Üzerine bir şirket olmamasına rağmen, ne iş yaptığı belli olmayan, Ahmet Davutoğlu dönemden kalma 3 aylık siyasi aksiyonla vekillik sandalyesinde oturup bir soru önergesi dahi vermek nasip olmayan bazı malum şahıslar kendisini Cumhurbaşkanlığında muteber, AK Parti genel merkezde makbul, MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim kalın ile dost gibi kendisini pazarlayan “Tezviratlı” damgası taşıyan, şüpheli hal ve davranışları ile Türkiye’nin dış politikasına zarar verecek adımlardan uzak tutulmalıdır.
Irak ve Suriye konusunda diplomatik pasaportla yolculuk gerçekleştiren her kim olursa gidiş gerekçesini Dışişleri Bakanlığı’na bildirme zorunluluğu getirilip eski vekilliği yeni ticari ağ kurma sürecinde kullanma gafletinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ve Dışişleri Bakanlığının “Güvenlik Diplomasisi” politikalarına zarar vermelerini önlenmeliyiz.
Irak ve Suriye’de verilen dini mekanlarda pozlar, kamu ziyaretleri şahısların kendilerini devlet yerine koyma gibi anımsanacağı gerçeğini onlara hatırlatmak gerekiyor.
Türkiye Yüzyılı hedefleri bir kaç çantacılık veya dosya takipçiliği sürecinde yer alan, siyasette esamisi unutulan, ticaret için her türlü hileye başvuran bu kişilerin milli değerlere ve manevi mahiyette çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarından arındırılması önem teşkil ediyor.
Kutsalı olmayan, aile saadeti, ata hürmeti, kanun esasları, siyasi ahlak, ticari denetim vb. alanlarında olan şahısların Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ıslah edilmesi önem teşkil ediyor. Bu konuda Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve MASAK güçlü bir koordinasyon eşliğinde sürece odaklanması devletimizin, milletimizin ve vatanımızın selameti için önem teşkil ediyor.
Samimi olmayan her hal ve davranış şüphelidir.
Samimi olmayan her eylem şaibelidir.
Samimi olmayan namaz abdestsizdir.
Samimi olmadan elde edilen mal haramdır.
Bu yüzden samimiyet çok önemlidir.
Serdar BOZDOĞAN
Stratejist
SERDAR BOZDOĞAN: CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNE ZARAR VEREN AHTAPOTUN KOLLARI KIRILMALAR


