Hasan Oktay’ın yayınladığı “Her şey Netanyahu için mi?” başlıklı yeni videosunda, S-400 krizinin Türkiye, Rusya, ABD ve İsrail eksenindeki stratejik çıkmazını şu ana başlıklarla değerlendiriyor:
Çözümsüzlük Sarmalı: S-400’lerin Körfez ülkelerine devri talebinin, sistemin ABD tarafından ele geçirilip çözülmesi (tersine mühendislik) riskini doğurduğunu ve Rusya’nın bu duruma haklı olarak itiraz ettiğini belirtiyor [00:01], [00:31].
İsrail’in Gizli Ajandası: İsrail’in, F-35 uçaklarıyla İran’ı rahatça hedef alabilmek için S-400’lerin Türkiye’de aktifleşmesini engellemek istediğini ve bu amaçla ABD üzerinden Türkiye’ye yoğun baskı kurduğunu vurguluyor [01:05], [01:29].
Akkuyu Vurgusu: Rusya’nın Akkuyu Nükleer Santrali’ni korumak amacıyla S-400’lerin aktifleşmesini isteyebileceğini ifade eden Oktay, İsrail’in bu projeden duyduğu rahatsızlığın da S-400’leri Türkiye’den çıkarma baskısının bir parçası olabileceğine dikkat çekiyor [01:50], [02:15].
Netanyahu Faktörü: Netanyahu’nun ABD seyahatinin, bu baskıların niteliğini netleştireceğini belirtirken; Türkiye ve İran’ın, Netanyahu hükümetinin tasfiye edilmesi yönündeki ısrarlı tutumunun altında yatan gerçeklerin bu stratejik çekişmeler olduğunu savunuyor [02:25].
Özetle Oktay, Türkiye’nin karar verme noktasında bir “irade sınavı” verdiğini; ya füzelerin iadesi ya da “aktifleşmeme” formülü gibi seçenekler arasında sıkışan hükümetin, aslında İsrail merkezli bir savunma dizaynına karşı direnip direnemeyeceğinin test edildiğini öne sürüyor [00:43], [01:40].
Bahsettiğiniz videoya buradan ulaşabilirsiniz: Her şey Netenyahu için mi
Her şey Netenyahu için mi

