Medya izleme kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler’in yayımladığı yıllık rapora göre, dünya genelinde basın özgürlüğü bugüne kadar hiç bu kadar kötü bir seviyeye gerilemedi. Orta Asya ve Kafkasya’da ise en dikkat çekici düşüş Gürcistan’da yaşandı.
RSF’nin hazırladığı 25. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, bağımsız ve gerçeklere dayalı gazeteciliğin küresel ölçekte ciddi baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Kuruluş, tarihinde ilk kez dünya ülkelerinin yarısından fazlasının basın özgürlüğü açısından “zor” ya da “çok ciddi” kategorisinde yer aldığını vurguladı.
180 ülkeyi kapsayan sıralamada Ermenistan, 50. sırada yer alarak bölgedeki en iyi performansı gösterdi. Ancak ülkenin geçen yıl 34. sırada bulunduğu dikkate alındığında, burada da belirgin bir gerileme yaşandığı görülüyor.
Bölgedeki diğer ülkelerin tamamı listenin alt sıralarında yer aldı. Gürcistan, 2026’da 135. sıraya düşerek bir yıl içinde 21 basamak geriledi. Ülkede son dönemde iktidardaki Gürcü Rüyası yönetiminin daha otoriter politikalar izlediği ve Avrupa Birliği’nden uzaklaşırken Rusya ve Çin ile ilişkileri güçlendirdiği belirtiliyor.
Orta Asya’da ise tablo büyük ölçüde durağan. Özbekistan basın özgürlüğünde sınırlı bir iyileşmeyle 147. sıraya yükselirken, Kırgızistan 146. sırada yer aldı. Kazakistan 149. sırada kalırken, Pakistan 153. ve Tacikistan 155. sıradan listede yer buldu.
Listenin en alt sıralarında ise medya üzerindeki baskının en yoğun olduğu ülkeler bulunuyor. Azerbaycan 171, Türkmenistan 173 ve Afganistan 175. sırada yer alarak dünyanın en kısıtlayıcı medya ortamlarına sahip ülkeleri arasında gösterildi.
RSF’ye göre gazetecilik; siyasetçilerin düşmanca söylemleri, zayıflayan medya ekonomisi ve basına karşı bir araç haline getirilen yasalar nedeniyle giderek daha fazla baskı altına giriyor. Kuruluş, gazeteciliğin suç haline getirilmesinin, basın yasalarının ihlali gerekçesiyle cezalandırma ve olağanüstü hal düzenlemelerinin kötüye kullanılması yoluyla küresel bir eğilim haline geldiğine dikkat çekiyor.

