​​​​​​​​Özer Arslanpay: Erivan Avrupa Zirveleri Öncesi Wildberries Krizi Ekonomik Şantaj mı?

Mayıs 2026’da Ermenistan ile Rusya arasında Wildberries ve Ozon merkezli kriz, teknik bir gümrük meselesinden çok jeopolitik bir gerilim olarak değerlendirmek gerekir. Moskova yönetimi, Güney Kafkasya bölgesindeki tarihsel hegemonyasını korumak adına ekonomik bağımlılığı asimetrik bir dış politika silahı olarak kullanmayı sürdürüyor. Bu durum yalnızca pazar rekabeti değil, Erivan’ın Batı ile ilişkilerinin sonucu ortaya çıkan politik bir yaptırımdurumunda. Bağımsızlık ve egemenliğini bölgesel güç odaklarına karşı korumaya çalışan devletler bu tür ekonomik baskılarla karşılaşabilmekte. Ermenistan örneğinde ise bu baskıların belirli bir stratejik zamanlamayla uygulandığı görülüyor.

Manidar Zamanlar

Avrupa Zirveleri ve Moskovanın Tepkisi

Rus pazarında Ermeni satıcıların ürünlerinin satışının aniden durdurulması, Erivan için hayati önem taşıyan iki diplomatik zirvenin hemen öncesine denk gelmekte.

Erivan yönetimi 4 Mayıs 2026 tarihinde 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesine ev sahipliği yapacak.
Hemen ardından 5 Mayıs tarihinde tarihteki ilk ikili Ermenistan-AB Zirvesi gerçekleştirilecek.
Bu zirvelerin ana gündem maddeleri arasında Avrupa ile vize serbestisi, mali yardım paketleri ve güvenlik iş birliği gibi konuların resmileştirilmesi yer almakta.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan ile AB arasındaki bu yakınlaşmayı görünürde sakin karşıladığını belirtse de, AB ve Avrasya Ekonomik Birliği gümrük sistemlerinde aynı anda bulunmanın teknik imkansızlığını vurgulayarak dolaylı bir yaptırım sinyali vermişti.
Yeni gümrük kurallarının 20 Nisan’da yürürlüğe girmesi ve kısıtlamaların zirveler öncesinde bildirim yapılmadan başlatılması, Moskova’nın Batı’ya yakınlaşmaya karşı verdiği ekonomik bir uyarı olarak nitelendiriliyor.

İç Siyasete Müdahale ve Muhalefet Dinamikleri

Wildberries krizinin yalnızca dış politika eksenli olmadığı, aynı zamanda Ermenistan iç siyasetini dizayn etme amacı taşıdığı da açık.

Rusya, Wildberries ve Ozon platformlarının faaliyetlerini askıya alarak, Ermenistan yönetimine Avrasya Ekonomik Birliği ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü çizgisinden çıkmaması yönünde baskı yapıyor.
Cumhuriyet Partisi lideri Aram Sargsyan, Rusya eksenli bu hamlenin, Ermenistan siyasetinde Moskova destekli bir başbakanın atanmasını zorlamaya yönelik olduğunu ifade etmekte.
Sargsyan, bu ekonomik baskılara boyun eğilmemesi gerektiğini savunarak, hükümeti AB zirvesini bir fırsata çevirip Avrupa Birliği üyeliğine resmen başvurmaya çağırmakta.
Sargsyan ayrıca, Avrupa Birliği üyeliği başvurusunun 500 milyonluk pazara girişi sağlayacağını ve Amazon gibi küresel aktörlerin ülkeye gelmesiyle Rusyanın mevcut duruma boyun eğmek zorunda kalacağını belirtiyor.
Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan ise krizin arkasında iki Ermeni muhalif gücün bulunduğunu iddia etmekte.
Papoyan, yabancı ülke yetkililerine şikâyet mektupları yazarak süreci baltalayan ve intikamcı olarak nitelediği bu grupların, Ermeni üreticilerin yaşadığı mağduriyetten memnuniyet duyduğunu ifade ediyor.
Tüm bu gelişmeler, Haziran 2026 tarihinde yapılması beklenen parlamento seçimleri öncesinde Paşinyan hükümetini zor durumda bırakmayı amaçlayan stratejik bir müdahale olarak yorumlanıyor.

Ortaya çıkan tablo, Ermenistan’ın Avrupa Siyasi Topluluğu ve AB ile yakınlaşma adımları attığı bir dönemde, Moskova’nın ekonomik bağımlılığı dış politika aracı olarak kullandığını göstermekte. Rusya, 20 Nisan’daki gümrük düzenlemeleri ve Wildberries üzerinden uyguladığı kısıtlamalarla, Batı’ya yönelen Erivan’ı kendi etki alanında tutmaya çalışıyor.. Ancak bu ekonomik baskı, Aram Sargsyangibi aktörlerin de belirttiği üzere, Ermenistan için Rus vesayetini reddetme ve AB pazarlarına tam entegrasyon yolunda bir kopuş fırsatı mı yaratacak? Karamsar senaryoların aksine, Wildberries krizi ve Rusya’nın Ermenistan’daki 7 Haziran seçimleri öncesi hamleleri, Erivan’ın diplomatik çeşitlilik stratejisinin ve uluslararası sistemdeki manevra alanlarının önemini ortaya koyuyor. Bu gelişmeler, Ermenistan’daki iki Avrupa zirvesi öncesi sürecin kritik niteliğini de teyit etmekte.

​​​​​​​​Özer Arslanpay

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.