ABD-İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarıyla başlayan İran savaşında iki ay geride kalırken, Hürmüz Boğazı’ndaki açmaz başta olmak üzere birçok sorun çözülemedi.
İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) verilerine göre saldırılarda İran’da en az 1700’ü sivil 3 bin 600’den fazla kişi öldürüldü.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere birçok üst düzey isim de hayatını kaybetti.
Savaştan önceki dönemde de krizle boğuşan İran ekonomisi, altyapıya yönelik saldırılar ve abluka nedeniyle iyice kötüleşti. İran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Gülam Hüseyin Muhammedi, çatışmalar yüzünden en az 1 milyon kişinin işini kaybettiğini söylemişti.
İran destekli Hizbullah da 2 Mart’ta İsrail’e düzenlediği saldırılarla savaşa katıldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı yetkililerine göre bu tarihten beri İsrail’in saldırıları nedeniyle 2 bin 500’den fazla kişi öldürüldü.
İsrail ise İran’la doğrudan savaşa girerek Gazze ve Lübnan’ın yanı sıra üçüncü cepheyi açtı. CNN’in analizine göre birçok siyasetçi İran’la savaşı desteklese de Washington ve Tel Aviv’in operasyonda başarılı olduğunu düşünmüyor zira ABD ve İsrail, İran’da planladığı geniş çaplı rejim değişikliğini elde edemedi.
Tahran yönetimi saldırılara İsrail’in yanı sıra ABD’nin müttefiki Körfez ülkelerini hedef alarak misilleme yaptı. Özellikle Irak’taki İran destekli Şii milislerin de operasyonlarıyla petrol rafinerilerinden ABD’ye ait askeri ve diplomatik varlıklara kadar birçok hedef vuruldu.
Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesi ve ABD ordusunun bölgede uyguladığı abluka, küresel piyasaları da alt üst etti.
ABD’nin odağı Ukrayna’dan İran’a kayarken, petrol sektöründe yaşanan sarsıntılar nedeniyle Rus petrolüne uygulanan yaptırımların geçici olarak gevşetilmesi Kremlin ekonomisine ivme kazandırdı.
Hürmüz açmazı nedeniyle sıkıntı yaşanan gübre tedarikleri de Rusya için yeni fırsatlar doğdu.
ABD ve İran arasında geçen ay Pakistan’da düzenlenen ilk müzakerenin gerçekleştirilmesinde oynadığı arabuluculuk rolüyle dikkat çeken Çin de elektrik ve yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde petrol şokunu görece hafif atlattı.
Pekin yönetimi ayrıca Washington’ın savaş yüzünden zedelenen itibarının yarattığı boşluğu kullanarak daha istikrarlı ve güvenilir bir ortak imajı çizmeye çalışıyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) göre operasyonun başından bu yana İran’da 13 binden fazla hedef vuruldu. Pentagon, İran savaşı için şimdiye kadar yaklaşık 25 milyar dolar harcandığını, bu miktarın çoğunun mühimmatlara gittiğini bildirmişti.
Ancak uzmanlar ABD’nin savaşta hasar gören Ortadoğu’daki askeri tesislerinin onarımı ve askeri ekipmanın yenilenmesi de hesaba katıldığında gerçek maliyetin 40 ila 50 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekmişti.
Wall Street Journal’ın analizinde savaşın Çin, Rusya ve Kuzey Kore’ye ABD’nin “askeri kapasitesi ve sınırlarını gözlemleme fırsatı sunduğu” belirtiliyor.
Reuters’ın analizindeyse Hürmüz Boğazı’ndaki açmazın çözülememesi halinde “çatışmanın mevcut haliyle donması” riskiyle karşı karşıya kalınacağı ifade ediliyor. Bunun, onay oranları tarihi düşüş gösteren Donald Trump’ın müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açabileceği uyarısında bulunuluyor.
Ali Hamaney’in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı’nda yayımladığı mesajda, ABD’ye karşı hem askeri hem de kültürel mücadele çağrısında bulundu. Askeri olarak “olağanüstü yeteneklerini kanıtladıklarını” savunan Hamaney, İran’ın düşmanlarına karşı “ekonomik ve kültürel cihat aşamasına” geçildiğini vurguladı.

