Hazar’ın Sultanı Mihriban Paşa!

“Muharrem”-“Recep” qovğası – Türk seçicisi iki seçim arasında

Civil service system in Azerbaijan

Հեղափոխություններից հետո կալանավորումներից հնարավոր չէ խուսափել

İran’a karşı kuşatma

İran 7 Haziran 2017
267

Geçen yazımızda ortaçağ Avrupa’sının savaş tarikatlarına benzettiğim İşid’in yeni taşero işinin İran olabileceğini söylemiş, 20 bine yakın İşid militanın buharlaştığını belirtmiştim. Bismillah demeden İran da bombalar patladı. Bu olayın İran’ın iç politik çekişmesinden kaynaklı olabileceğine dair amereler olmasına karşın İşid saldırıyı üstlendi ve dünyanın diğer yerlerindekine benzer saldırılar sonucu gibi bütün militanları öldürüldü.
İşid başta Ortadoğu olmak üzere dünya üzerinde işlenen günahların ortak günah keçisi konumunda ve karşımızda onlarca çeşit İşid örgütü bulunmakta. Tıpkı bir dönemin Hizbullah gibi.
Eskiden krallar, beyler, sultanlar satranç oyununu vekil elçiler yoluyla oynarlarmış. Bu elçiler oyun hamlelerine göre karşı ülke ya da beyliğe gider efendisinin hamlesini yapar karşı tarafın hamlesini yapmasını bekler tekrar efendisinin yanına dönermiş. Günümüzde bölgemizde büyük güçler vekalet usulüne dair savaşlarını yukarıda verdiğimiz örnek misali sergilemekteler. Ancak şimdi zaman ve iletişim çok hızlı. İran’a karşı bir kuşatmada körfez ve ABD’nin yanında yer almanın en akli davranış olacağı kanaatindeyim ve İran’a karşı Türk devleti ve milletinin gösterdiği alicenaplık döneminin bitmesi gerektiği görüşündeyim. Yine de bu bölgesel satranç oyununda ne şahız ne de veziriz olsa olsa ya fil ya da atız. Yanlış adım atıp kendimizi şah ya da vezir konumunda görürsek bir bakarız ilk harcanacak piyon olmuşuz. Oğuzhan Alpaslan

Yorumlar