Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Unutmayın 1MAYIS 1920’de İngiliz işgal kuvvetlerine İşçiler direnmişti!

Gündem 1 Mayıs 2018
108


1 Mayıs kutlamaları veya sendikal örgütlenmeler durup dururken ortaya çıkmadı? Yüz binlerce emekçinin, kanlarını dökerek canlarını vererek kazandıkları bir zaferin sonucuydu. 1 Mayıs’ın nerede kimler tarafından kutlandığının ne önemi var? Sömürüyü kim yaparsa yapsın, nasıl yaparsa yapsın, hangi gerekçeyle yaparsa yapsın, haram değil mi, günah değil mi, yanlış değil mi? Tüm ilahi dinlerde emek kutsal kabul edilmiyor mu? Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Nahl Suresi 71. Ayet’de “Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, neden rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor? Allah’ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar?” denilmiyor mu?

Dindarlık,  doğru söze kulak tıkamak, hakikati görmemezlikten gelmek, zalime çanak tutup mazlumu aşağılamak mıdır?  Yüce Rabbimizin Bakara Suresi 177. Ayet’de yaptığı dindarlık tanımına göre dindarlık o dur ki; “Allah’a, muhakeme gününe, meleklere, vahye, peygamberlere inanır; malını akrabaya, yetimlere, yolda kalmışlara ve boyunduruk altındakilere tereddütsüz dağıtır, salat’ı ikame eder, zekatı verir. Böyleleri sözlerini tutan kimselerdir. Bereket ve bolluk vaktinde mal dağıtarak sözlerini tuttukları gibi, zorluk, sıkıntı ve darlık zamanlarında da kararlılık sergilerler. İşte bunlardır Özü ve sözü bir olanlar/münafık olmayanlar. İşte bunlardır ‘’takva’’ sahipleri.”

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) Risalet mührünü almadan önce üyesi olduğu Hılful Fudul veya Hilful Füdul-حلف الفضول,- Erdemliler İttifakı, ne çabuk unutuldu.  Bu ittifak, 580’li yıllarda Arap kabileleri arasında süregelen savaşlar sonucunda ortaya çıkan anarşi ortamında, can ve mal güvenliğinin sağlanması, zayıf ve güçsüzlerin korunması, zulmün önlenmesi gibi amaçlarla, toplumda sözü geçen, saygın ve iyi niyetli kişilerin önderliğinde kurulan ve Muhammed’in de bir ara toplantılarına katıldığı barış cemiyeti değil miydi? Erdemliler İttifakı sadece tarihsel bir kurum değil, aynı zamanda, farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da, temel ahlâkî ilkelerde anlaşan insanların zulmü engellemek için uzlaşmalarının bir toplumsal zorunluluk olduğunun ifadesiydi.  Bizdeki Ahi örgütlenmesini bilinmeden sendikal örgütlenmelere karşı çıkılıyor. Günümüzdeki muhafazakâr İslamcı kesimin emek tabanlı taleplere ‘Komünist işi bunlar’ damgası vurması, Soğuk savaş dönemi Amerikan vahşi kapitalizminin kendi işçi sınıfının emek ve hak mücadelesini bastırmak için kullandığı jargondan ödünç alınan yöntemler ve kavramlar değil mi? Soruyorum size; emek düşmanlarının; binlerce köleye ölümleri pahasına Piramitleri inşa ettiren firavunlardan ne farkı var?

İlk 1 Mayıs ne zaman kutlandı? Avustralya‘nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü talebiyle Melbourne Üniversitesi’nden Parlamento Evi’ne kadar 1856 yılında ilk kez yürüyüş düzenlediler. Bu yürüyüşten yıllar sonra 1 Mayıs 1886’da Chicago’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde düzenlenen görkemli yürüyüş ile birlikte, 1 Mayıs tüm dünya işçi ve emekçileri tarafından İşçi Bayramı olarak uluslararası çapta kutlanmıştır. 1906 yılında İzmir’de, Arapça olarak yazılmış, günümüz Türkçesiyle, “Yurtsever Kardeşlerim! Şerefli Gazete Çalışanları! Haberiniz olsun ki, 1 Mayıs Dünya İşçileri Bayramı münasebetiyle amele kıraathaneleri civarındaki tren istasyonu mevkiinde toplantı ve gösteri vardır” bildirileri dağıtıldı. İzmir Basmane’de toplanan işçilerle “amele bayramı” kutlandı. Üç yıl sonra 1909’da  Üsküp ve Selanik’te kutlandı. Selanik’te Rum, Türk, Yahudi, Bulgar işçiler kol kola yürüdüler. 4 dilde yayınlanan ortak 1 Mayıs bildirisinde, herkese seçme ve seçilme hakkı ve emeği koruyacak yasaların çıkarılması istendi. Unutmayın o zaman yönetim belki Osmanlı hanedanındaydı ama sermaye Levantenlerin, Galata bankerlerinin elindeydi.

Osmanlı işçilerinin 1Mayıs eylemleriyle 19. Yüzyılın en güçlü sömürgeci güçlerine karşı çıkmasını nasıl bilmezsiniz?  1919 yılında İzmir ve İstanbul’da binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs Mitingleri, bir yandan da  müttefik güçlerin 1918 yılının Kasım ayı ortalarında İstanbul’a asker çıkarmasıyla başlayan işgalin protestosu şeklinde gerçekleşmişti. 1920’de İstanbul’da işgal idaresinin ve İngiliz yanlısı Osmanlı İstanbul hükümetinin yoğun baskılarına rağmen işçiler, emekçiler tüm vatanseverler meydanlara indiler, hem işgali protesto ettiler hem de 1 Mayısı İşçi Bayramı olarak kutladılar. Türkiye Sosyalist Fırkası (TSF) ve bir grup işçi “Türkiye müstakil olacak” pankartıyla Haliçten başlayarak Karaköy üzerinden Beyoğlu’na kadar bir yürüyüş yaptılar ve “Bağımsız Türkiye” yazılı bir pankart taşıdılar.  1921 yılında işgal güçlerinin tüm yasaklamalarına rağmen 1 Mayıs TSF önderliğinde İstanbul’da kutlanmış, tramvay, vapur ve bazı fabrikalarda çalışan işçiler iş bırakmış, Kağıthane’de gerçekleştirilen kutlamalarda işçi marşları çalınmış, 1 Mayıs’a özgü kıyafet ve aksesuarlar takılmış ve işçiler birbirleriyle bayramlaşmıştır.

1 Mayısı anlamak isteyen Süper Lige çıkan Ankaragücü’nün tarihini okusun. 1 Mayısı anlamak isteyen Ankara hükümetiyle irtibatlı Zonguldak kömür işçilerinin ocak sahibi Fransız şirketlerine verdikleri mücadeleyi okusun. Okumayan kusura bakmasın hariçten gazel okumasın. Emek ve Emekçi kavramları korkutmasın. Tüm emekçilerin 1Mayıs Bayramı kutlu olsun!

Ömür Çelikdönmez Twitter:@oc32oc39

Yorumlar