Turan Rzayev: Yemen, Mekke Anlaşması ülkeleri açısından ilk ciddi sınavdır

“Mekke Anlaşması”nda yeni aşama: Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ortak savunma mekanizmasını devreye sokuyor

“Mekke Anlaşması”na katılan Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye ve Pakistan, ortak savunma yükümlülüklerini uygulamaya koyma ve askeri güçlerini Suudi Arabistan topraklarında konuşlandırma konusunda anlaşmaya vardı.

Taraflar, ortak savunma mekanizmalarının fiilen uygulanmasına derhal başlanmasına karar verdi. Bunun yanı sıra, üzerinde mutabık kalınan silahlı kuvvetlerin ve askeri kapasitenin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması ve birliklerin mümkün olan en kısa sürede Krallık topraklarına konuşlandırılması öngörülüyor.

Aslında bu gelişme bekleniyordu. Hatta Husilerin Suudi Arabistan’ın kurduğu bir tuzağa düştüğünü söylemek de mümkün. Çünkü bu kararın alınmasındaki temel nedenlerden biri, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırması oldu.

Yemen’de son günlerde Husiler ile hükümet güçleri arasındaki çatışmalar şiddetlendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun deniz kuvvetleri, Yemen’in Hudeyde vilayetinde Husilere ait hedefleri vurdu. Buna karşılık Husiler, Riyad Havalimanı’na ve Kızıldeniz kıyısındaki Saudi Aramco petrol tesisine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

Husilerin özellikle Riyad Havalimanı ve Saudi Aramco tesisini hedef alması, “Mekke Anlaşması” ülkelerinin sürece dahil olması için zemin oluşturdu. Çünkü “Mekke Anlaşması”, **NATO’nun 5. maddesinin mantığına benzer bir anlayışla şekillendirildi. Dolayısıyla Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırısı, bu anlaşmanın işleyişi bakımından Türkiye ve Pakistan’a yönelik bir saldırı olarak da değerlendirilebilir.

Ankara ve İslamabad’ın sürece dahil olması, Yemen’deki dengeleri köklü biçimde değiştirebilir.

Birincisi, Yemen hükümet güçleri bugüne kadar Husiler karşısında üstünlük sağlayamadı, hatta zaman zaman geri çekilmek zorunda kaldı. Bunun en temel nedenlerinden biri, hükümet güçlerinin farklı silahlı ve siyasi gruplardan oluşması ve ortak bir komuta yapısının bulunmamasıydı. Suudi Arabistan dahi bu güçleri istediği ölçüde bir araya getirmeyi başaramadı. Ancak Türkiye ve Pakistan’ın sürece dahil olması bu sorunun önemli ölçüde çözülmesini sağlayabilir.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ankara Suriye’de bunu oldukça profesyonel bir şekilde gerçekleştirdi ve böylece iç savaşın sona ermesine katkı sağladı. Dolayısıyla Suriye’deki senaryonun Yemen’de de tekrarlanması ihtimal dahilindedir.

İkincisi, Husiler daha çok dağlık bölgelerde konuşlanmış durumda ve gerilla savaşında oldukça deneyimli. Ankara ve İslamabad bu konuda önemli bir rol oynayabilir. Çünkü her iki ülkenin de dağlık bölgeleri bulunuyor ve uzun yıllardır bu bölgelerde terörle mücadele deneyimine sahipler. Dolayısıyla hem Husilerin etkisiz hale getirilmesi hem de Yemen hükümet güçlerinin gerilla savaşına karşı mücadele konusunda eğitilmesi mümkün olabilir.

Üçüncüsü, Türkiye ve Pakistan’ın sürece dahil olması, Husilere destek veren İran faktörünü de belirli ölçüde dengeleyebilir. Nitekim Husilerin son operasyonları sırasında, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı üç üst düzey subay ile bazı insansız hava aracı uzmanlarının başkent Sana’ya geldiğine ilişkin haberler gündeme gelmişti.

Bana göre Türkiye ve Pakistan’ın sürece katılımı yalnızca Suudi Arabistan’ın savunulmasıyla sınırlı kalmayacak, Husilerin Yemen’de yenilgiye uğratılması ve ülkede istikrarın sağlanmasına kadar devam edecektir.

Yemen’de istikrar sağlandıktan sonra bu ülkenin de **Mekke Anlaşması’nın bir parçası haline gelmesi** ihtimal dışı değildir. Çünkü stratejik öneme sahip Babülmendep Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması için Yemen’de istikrarın tesis edilmesi şarttır.

Yemen, Mekke Anlaşması ülkeleri açısından ilk ciddi sınavdır.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.