Önümüzdeki On Yılda Bunu Kendimiz Yaparız” İsrail’in Güvenlik Mimarisinde Dönüşüm Sinyali
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, The Economist dergisine bir video mülakat verdi; mülakat 9 Ocak’ta yayımlandı. İsrail’de faaliyet gösteren Rusça yayın kuruluşu Vesty’nin aktardığına göre Netanyahu, geçen yılın sonunda ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye değinerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Netanyahu, İsrail’e onlarca yıldır verilen askeri destek nedeniyle ABD Başkanı’na teşekkür ettiğini ve önümüzdeki on yıl içinde Yahudi devletinin bu konuyu artık bağımsız bir şekilde çözebileceğini kendisine ilettiğini söyledi. Netanyahu bu perspektifi ekonomik öngörülerle temellendirdi. Ona göre, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) 1 trilyon dolara ulaşacak ki, bu “küçük bir rakam değil”.
İsrail, NATO üyesi olmasa da Orta Doğu’da ABD’nin en temel stratejik müttefikidir ve gerçekten de onlarca yıldır Washington’un desteğinden yararlanmaktadır. Bu destek yalnızca mali hibelerle sınırlı değildir; aynı zamanda en modern silahları ve teknolojileri de kapsamaktadır. Netanyahu’nun ifadesine göre, ABD’nin bu desteği bir on yıl daha devam edecektir.
Askeri-siyasi açıdan son derece kritik olan bu adımın kimin inisiyatifiyle atıldığını kestirmek zordur. İsrail’in bağımsızlaşması (askeri yardımın kesilmesi) için bu son tarihin bizzat ABD tarafından belirlenmiş olma ihtimali de göz ardı edilmemektedir. Washington; bölge ülkeleriyle —başta Körfez Arap monarşileri ve Türkiye olmak üzere— prensipte daha yüksek nitelikli ve üst düzey ilişkiler kurmaya çalışmaktadır; bu ilişkiler ise çoğu zaman söz konusu ülkelerin İsrail’e yönelik yaklaşımlarıyla şekillenmektedir.
Donald Trump, başkanlığının ilk döneminde bu sorunu “İbrahim Anlaşmaları” (Abraham Accords) yoluyla çözmeye çalışmıştı. Ancak artık bu projenin temelden işlemediği görülmektedir. Arap dünyası, İsrail’le ilişkilerin normalleşmesini bağımsız bir Filistin devletinin tanınması şartına bağlamakta, Kudüs ise buna yanaşmamaktadır.
İsrail’in bu “bağımsızlık sınavından” ne ölçüde başarıyla çıkacağını ya da bu hedefin hangi zaman diliminde ve nasıl hayata geçirileceğini öngörmek zordur. İsrail kaynakları, hükümetin önümüzdeki yıllarda ordunun ve cephaneliğin modernizasyonu amacıyla yaklaşık yarım milyar şekel harcamayı planladığını bildirmektedir.
Bu gelişmelerin arka planında, Türkiye’de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) temsilcilerinden Semih Yalçın, Ankara’nın ulusal bir nükleer programa başlamasının gerekliliğine dair bir açıklama yaptı. Görünüşe göre Ankara’da, ABD’nin İsrail’e yardımı kesmeden önce “İsrail’in nükleer devlet statüsünü meşrulaştırabileceği” düşünülmektedir. Bu nedenle Türkiye, kendisine denk bir silah envanterine (nükleer caydırıcılığa) sahip olma niyetindedir. Büyük olasılıkla ABD’nin İran’ın nükleer programına yönelik sert ve tavizsiz tutumu da, İsrail’in “bağımsız güç” aşamasına geçişiyle doğrudan bağlantılıdır
ordu.az



Yorum gönder