Afganistan karada, Pakistan havada üstün
ABD Çin Rusya İran derken nur topu gibi bir Afgan Pakistan krizimiz oldu
Afganistan ile Pakistan arasında tırmanan çatışmalar, iki tarafın da farklı alanlarda üstünlük kurduğu karmaşık bir savaşa dönüşmüş durumda: Afganistan sahada direnç gösterirken, Pakistan hava gücüyle belirleyici olmaya çalışıyor.
Yıllarca NATO’ya karşı yürüttüğü gerilla savaşıyla bilinen Taliban, bugün artık klasik bir isyan hareketi gibi değil, düzenli bir ordu gibi hareket ediyor. Khost ve Nangarhar gibi sınır vilayetlerinden gelen bilgiler, sınır karakolları için yoğun ve sert çatışmalar yaşandığını gösteriyor.
Bir Taliban komutanının sesli mesajında söylediği şu sözler, dönüşümü özetliyor:
“Artık dağlardaki isyancılar değiliz. Savunacak bir ülkemiz var; fakat artık bize ait olmayan bir gökyüzüyle karşı karşıyayız.”
Bu ifade, savaşın doğasını net biçimde ortaya koyuyor: Taliban karada direniyor, ancak hava sahasında üstünlük Pakistan’ın elinde.
Pakistan’ın Hava Üstünlüğü
Teknolojik kapasitesi daha yüksek olan Pakistan, özellikle hava kuvvetlerine ve insansız hava araçlarına büyük yatırım yaptı. İslamabad yönetimi, hava sahası kontrolünü korurken altyapı ve mühimmat depolarını sistematik biçimde hedef alıyor.
Ancak tarih, bölgedeki askeri müdahalelerin her zaman beklenen sonucu vermediğini gösteriyor. Pakistan, son kırk yılda Afganistan’da izlediği politikaların yarattığı sonuçlarla yeniden yüzleşme riskiyle karşı karşıya.
Londra ve Washington’daki askeri analistler temkinli. Bir yandan Pakistan’ın hava üstünlüğü sürerken, diğer yandan Taliban’ın sahadaki direnci dikkat çekiyor.
Durand Hattı: Savaşın Kırılma Noktası
Taliban güçleri, tartışmalı Durand Hattı boyunca taktik açıdan önemli tepeleri ele geçirerek karada güçlü bir savunma hattı oluşturuyor. Bu hat, iki ülke arasındaki gerilimin tarihsel ve sembolik merkezinde yer alıyor.
Bugünkü çatışma, net cephe hatları olan klasik bir savaş değil; dağlık arazide, sınır karakolları ve stratejik noktalar üzerinden yürütülen yıpratma mücadelesi.
İslamabad, Kabil’i Tehreek-i Taliban Pakistan (TTP) militanlarını teslim etmeye zorlamaya çalışıyor. Kabil ise Pakistan’ın saldırılarını egemenliğine yönelik açık bir ihlal olarak görüyor.
Açık Savaş İlanı
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, ülkesinin Afganistan ile “açık savaşa” gireceğini açıkladı.
Haberlere göre, iki ülke karşılıklı olarak başkentlerini ve askeri hedeflerini vurdu. Pakistan’ın Kabil, Kandahar ve Paktia’ya; Afgan tarafının ise İslamabad ve Abbottabad’daki askeri noktalara saldırı düzenlediği bildirildi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülkesinin her türlü saldırganlığa karşılık vereceğini söyledi. Pakistanlı yetkililer yüzlerce Taliban militanının etkisiz hale getirildiğini açıklarken, Afgan tarafı da çok sayıda Pakistan askerinin öldürüldüğünü ve bazı sınır karakollarının ele geçirildiğini iddia ediyor.
Bu rakamlar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.
Diplomatik Çabalar ve Bölgesel Tepkiler
Pekin ve Moskova itidal çağrısında bulunuyor. Afganistan dosyasında geçmişte arabulucu rolü üstlenen Katar temaslarını sürdürüyor. Ancak sahadaki askeri tırmanış, diplomatik dili giderek sertleştiriyor.
Sınır kapılarının haftalarca kapalı kalması, bölge halkı için ağır sonuçlar doğurdu. Ticaret yolları kesildi, siviller yeniden yerinden edildi. Bu savaş, jeopolitik hesaplardan çok insani bedeliyle öne çıkıyor.
Temel Soru
Bu çatışmada kimin üstün geleceği belirsiz. Pakistan hava gücüne, Taliban ise arazi hâkimiyetine ve uzun süreli savaş deneyimine güveniyor.
Ancak asıl soru şu:
Bu sınır mücadelesinin sonunda geriye barışı yeniden kurabilecek bir zemin kalacak mı?
Çünkü Afganistan ile Pakistan arasındaki bu yeni savaş, sadece iki devletin değil, tüm bölgenin geleceğini şekillendirebilecek bir kırılma noktası olabilir.



Yorum gönder