Şimdi yükleniyor

Sahib Kerimli: İran’da Molla Rejimi Değişiyor!

İngiltere-ABD-İsrail ittifakı, dünyadaki tüm enerji bölgelerinin kontrolünü ele geçiriyor. Venezuela’dan sonra İran’a müdahale edilmesi doğaldı. Yakın zamanda benzeri görülmemiş bir askeri müdahale gerçekleşecek.

İran’daki rejimin dış müdahale olmaksızın değişmesi imkansızdır; ancak halkın rejimden bıktığı da bir gerçektir!

Azerbaycan’a, Türkiye’ye veya İran halkına “Yönetime kimi getirelim?” diye soran da yok, danışan da. Büyük tabloya ve sürece bakmak gerekir. İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin ortadan kaldırılması, 12 günlük savaş ve bugünkü protesto eylemleri aşamalı bir sürecin parçalarıdır.

Yeni Model: Federatif İran ve Pehlevi

İran’ın başına Pehlevi’yi getirecekler. Ancak bu, ataları gibi bir “İran Şahı” olmayacak. Yeni bir model gelecek; Federatif İran’ın Şahı olacak. Irak ve Suriye nasıl federalleştiyse, İran da öyle federalleşecek.

Ülke bölgelere bölünecek; ittifakın enerji şirketleri tıpkı Irak ve Venezuela’da olduğu gibi İran’da da ülkeyi yönetecekler. Zayıf bir merkezi hükümet ve güçlü bölgeler olacak.

Türkiye İçin Riskler ve Fırsatlar

Türkiye’de çok popüler bir görüş var: “İran kaledir, eğer düşerse sıra Türkiye’ye gelecek.” Olabilir, riskler var; bir Kürdistan meselesi var. Irak, Suriye ve şimdi de İran Kürtleri bütünleşmeye doğru gidiyor; Türkiye riskli bir döneme giriyor. Peki, Türkiye’nin İran’ın parçalanmamasını arzulamaktan başka elinden bir şey geliyor mu? Hayır!

Önleyemediğimiz süreçlerde faydalı yönlere odaklanmalıyız. Süreci kurgulayanların 50-100 yıllık stratejileri var; bizim anlık tepkilerimiz hiçbir şeyi değiştirmiyor. Eğer Azerbaycan da Türkiye de riskleri azaltmak ve Üçüncü Dünya Savaşı’nın sonunda büyüyüp bütünleşmek istiyorsa; vatandaşlarına karşı adaletini, demokrasisini ve sosyal devlet yapısını güçlendirmelidir.

Türkiye vatandaşı olan etnik Kürtlerin çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlıdır, devleti kendisininki olarak görür. Suriye, Irak ve İran Kürtleri hakkında bunu söylemek mümkün mü? Hayır! Onlar için bir “Kürdistan” hayali var.

Doğrudur, Türkiye’de de bölücü az değil, toprakları Kürdistan olarak görmek isteyenler var ve bu faaliyetler ittifak (ABD-İngiltere) tarafından destekleniyor. Ancak Türkiye’nin elinde Cumhuriyet ve Demokrasi silahı var; bu silahı ittifakın hamlelerine karşı kullanıp saldırıları püskürtmek mümkündür!

Büyük Azerbaycan’a Doğru

Yani İngiltere-ABD-İsrail ittifakının dikkate almak zorunda kalacağı şartları oluşturmak Türkiye ve Azerbaycan’ın kendi elindedir; bunu başarmak gerekir. Kürtleri bütünleştirip devlet kurmak isteyenler niyetlerinde ciddidir ve bunun zemini hazırlanmıştır. Bu süreçte karşılıklı tavizler üzerinden bir uzlaşı elde edilebilir. Yani Türkiye, Azerbaycan ve Güney Azerbaycan’ın bütünleşmesini sağlamak için de bir zemin oluşacaktır.

Pehlevi gelecek ancak Güney Azerbaycan da federal bir süje (eyalet) olacak; Pezeşkiyan da onun lideri. Sizce Trump’ın, Azerbaycan merkezli Kanal13 YouTube kanalının İran raporunu paylaşması tesadüf mü? Elbette hayır!

Bunlar on yıllara yayılan süreçlerdir; Büyük Azerbaycan’a doğru gidiyoruz. Yakın dönemde bizi çok ilginç süreçler bekliyor. Ülke ne kadar büyük olursa o kadar iyidir. Küçük bir ülkeyi bir grup insan kolayca zapt edip sömürebilir; ancak büyük bir ülkede vatandaşa verilen pay da büyük olur.

Birkaç on yıl sonra Arap kralları da, Fars Şahı da, diğer otoriter sistemler de tarih olacak. Dünya, bilimsel ve teknolojik imkanlarını kullanarak bugün hayal bile edilemeyen yerlere gidiyor. Çok hızlı değişiyoruz; süreci izlerken insanın başı dönüyor.

Yorum gönder