Türkiye’nin yeni dünya düzenindeki rolü her gün biraz daha artıyor. Dünya politikalarında öncü olan Türkiye’nin jeo-lojistik çerçevede sarf ettiği gayretler ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için büyük başarılar sunacaktır.
Türkiye’nin dünya genelinde bir koridor merkezi olması, yeni Suriye ve aynı zamanda Irak’ta gerçekleşen reformlar için büyük bir kazanımdır.
Bilhassa Dışişleri Bakanımız Sayın Dr. Hakan Fidan’ın başarılı bir şekilde yürüttüğü “Güvenlik Diplomasisi”, Orta Doğu’da yeni bir paktın habercisi olarak huzur ve güvenin merkezi hâline gelmiştir.
Bugün Çin, Rusya, ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri için Türkiye’nin stratejik önemi her zamankinden daha fazla bir süreçte yer almaktadır.
Türkiye’nin Orta Doğu’da ve bölgesel politikalarıyla dünya siyasetinde öncü olması; deniz, hava ve kara lojistik hedefleri doğrultusunda temin edilecektir.
Nitekim bu konuda Mersin merkezli bir bölgesel jeo-lojistik vizyon doğrultusunda denizi kara ve hava ile birleştirip Akdeniz saha hâkimiyetini güçlü tutarak KKTC’nin ekonomik anlamda güç kazanması konusuna hız vermeliyiz.
Aynı zamanda Mersin merkezli deniz, kara ve hava alanında lojistik bir merkez olarak Suriye’de Tartus ve Lazkiye limanları ile koordinasyonu sağlayarak transit geçiş evresinde Türkiye’nin dünya lojistik ve koridor merkezi hâline gelmesini sağlamalıyız.
Türkiye ve Suriye arasında ticari iş birliğini artırmak, sosyal politikalara hız vermek ve yeniden inşa edilen Suriye için Türkiye’nin Suriye’ye Osmanlı emaneti olarak daha hassas bir şekilde gayret etmesi için çalışmalıyız.
Türkiye’nin dış politika ve güvenlik stratejileri doğrultusunda ilerlerken özellikle KKTC, Suriye ve Irak üzerinden rant elde etmek isteyen art niyetli kişilerin bölgesel politikalara zarar verecek eylem ve adımlarına mâni olunmalıdır.
Suriye ve İran nezdinde iki ülkeyi kapsayan siyasi, diplomatik ve ticari hedefler doğrultusunda Türk Büyükelçiliğinin bilgisi olmadan, Türk Dışişleri Bakanlığının izni olmadan hiç kimsenin hareket etmesine ve bireysel menfi hedefler doğrultusunda koşmasına izin verilmemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin savunma, sanayi, ekonomi, turizm vb. alanlardaki deneyim ve kabiliyeti, yeni Suriye’nin kalkınmasında etkin bir şekilde seyir almalıdır.
Mersin merkezli bir Orta Doğu hedefi eşliğinde Gaziantep, Adana, Kahramanmaraş, Hatay, Kilis, Şanlıurfa ve Şırnak iline kadar uzanan Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde etkin bir şekilde ilerleyerek Suriye ve Irak nezdinde hayata geçecek diplomasi + güvenlik + ekonomi eşliğinde bölgesel kalkınma modelleri geliştirmeliyiz.
Büyük kazanımlar ve büyük gayretler, büyük hedefler eşliğinde ilerleyerek elde edilen başarılardır.
Türkiye’nin Mavi Vatan hedefleri için Mersin merkezli atılacak adımlar, Orta Doğu’da sulh ve nizamın, güven ve diplomasinin merkezi hâline gelecektir.
Orhan FİDAN
Araştırma Yazar


