Şimdi yükleniyor

Nasip Nasipli: Son İran Olaylarının İlk Dersleri

 

1. İran, günümüzde bir problemler ülkesidir… Hayat pahalılığından su problemine kadar İran halkı günlük ihtiyaçlar ve yokluk içinde acı çekiyor. Protestocuların kitlesel olarak katledilmesi ne pahalılığı, ne suyu, ne elektriği ne de parasızlık sorununu çözecektir. Bu da demek oluyor ki birkaç ay ya da 2-3 yıl sonra yeni bir protesto dalgasıyla karşılaşacağız. Ülke şu an (geçici bir) reklam arasına girdi.

2. Son olayların karakteriyle ilgili çeşitli tanımlar/kavramlar kullanılıyor. 28 Aralık’tan 13 (veya 14) Ocak’a kadar süren olaylar neydi? Hükümet buna “ixtişaş” (kargaşa/ayaklanma) adını verdi. (Bu arada bizim TV’lerimizin de aynı terimi kullanması dikkat çekicidir). Kargaşa, yasa dışı ve yıkıcı bir harekettir. Muhalefet ise buna “devrim” adını verdi. Devrim; olumlu ve meşru bir protesto formudur. Biz ise öz Türkçemizdeki “ayaklanma” terimini daha makul buluyoruz; çünkü daha anlaşılırdır.

3. Son ayaklanmanın detayları derinlemesine araştırılacak, her taraf ondan ders çıkarmaya çalışacaktır. Bizim de çıkaracağımız dersler var.

4. Güney Azerbaycan’da yeterli siyasi hareketlilik oldu mu? Olmadı. Tersinden bir soru soralım: Buna gerek var mıydı? Vardı. Neden? Çünkü siyasi krizler; mazlumlar ve mazlum milletler için ek faaliyet imkanları yaratır. Özgür olmak isteyen veya sorunlarını çözmek isteyen bir kişi ya da millet bu şansı kaçırmamalıdır.

5. Güney Azerbaycan’da yüksek siyasi aktivite görülmedi dedik. Bu, baskıcı kontrolün ve rejimin orada daha güçlü olmasından mı kaynaklanıyor? Güneylilerin siyasi ve milli bilincinin yeterince yüksek olmamasından mı? Yoksa Dr. Pezeşkiyan ve biraz da Hamaney faktörü mü bu çekingenliği şart koştu? Ya da bu nedenlerin hepsinin birleşik etkisi mi oldu? Bu, ciddi bir tartışma konusudur.

6. Bu ülkede demokrasi isteyen bir kesim var mı? Şüphesiz vardır. Ancak demokrasi için mücadele eden Farslar, ülkenin çok milletli yapısını kabul etmiyorlar. Halbuki bilinen bir gerçek var: Çok milletli bir ülkede, milli hareketler ile genel demokratik hareketin başarı kazanması için birbirlerini tamamlamaları gerekir. Bu alanda milli hareketlerin de (bu bağlamda Azerbaycan/Türk hareketinin de) üzerine görev düşmektedir.

7. Son olaylar sırasında Kuzey’deki (Azerbaycan Cumhuriyeti) bazı analistler, Bütöv Azerbaycan (Bütünleşik Azerbaycan) mefkuresinin mahiyeti hakkında asılsız iftiralar attılar; kara sınırlarının kapalı kalmasını “dahice bir öngörü” olarak adlandırdılar ve “Güney Azerbaycan’ın yükünü biz çekemeyiz” gibi sözler sarf ettiler. Kısacası son olaylar, bizde de (Kuzey’de de) fikirsel anlamda birçok problemin olduğunu ortaya koydu. Bunlar tartışılmalıdır.

Yorum gönder