Muhammet Mazhar Şahin: İsrail’in Lübnan’a Yönelik Saldırıları ve ABD-İran Anlaşmasının Geleceği

İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden saldırıları artık yalnızca askerî hesaplarla veya Hizbullah’la yaşanan sınır çatışmalarıyla ilgili bir güvenlik gelişmesi olmaktan çıkmış; bölgesel dengeleri ve Washington’un Tahran ile kurmaya çalıştığı uzlaşıların geleceğini etkileyen bir unsur hâline gelmiştir. Lübnan cephesindeki sürekli tırmanışın etkileri sadece Lübnan’ın güvenliği ve istikrarıyla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda Orta Doğu’daki siyasi tablonun şekillenmesinde rol oynayan karmaşık çıkar ve ittifak ağını da etkilemektedir.

Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri, gerilimleri kontrol altına almayı ve bölgenin daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesini önlemeyi amaçlayan yeni bir yaklaşım geliştirmeye çalışmıştır. Bu çerçevede, Lübnan dosyası da ABD’nin hesaplamalarının dışında kalmamıştır. Çünkü Lübnan, bölgesel dengeler ve İran-İsrail ilişkilerinin hassas yapısıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle Lübnan’da yaşanacak herhangi bir büyük tırmanış, Washington’un Tahran ile yürüttüğü uzlaşı sürecinde korumaya çalıştığı siyasi ortamı doğrudan etkilemektedir.

Ancak sahadaki gelişmeler, İsrail’in farklı öncelikler doğrultusunda hareket ettiğini göstermektedir. ABD yönetimi krizleri yönetmeyi ve çatışmaların genişlemesini önlemeyi tercih ederken, Tel Aviv askerî araçlara başvurmaya ve güvenlik operasyonlarının kapsamını genişletmeye devam etmektedir. Bu farklılık yalnızca Lübnan’daki sahayı etkilemekle kalmamakta, aynı zamanda Amerikan diplomatik çabalarını daha büyük zorluklarla karşı karşıya bırakmakta ve bölgesel uzlaşıları daha kırılgan hâle getirmektedir.

Bu bağlamda, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki gerilimin giderek belirginleştiği görülmektedir. Mesele artık sadece yöntem farklılığı olmaktan çıkmış, önümüzdeki dönemin önceliklerine ilişkin açık bir görüş ayrılığına dönüşmüştür. Trump, bölgesel ortaklarla Amerikan ilişkilerini güçlendirmeyi ve siyasi dengeleri istikrarı destekleyecek, gerilim ihtimalini azaltacak şekilde yeniden düzenlemeyi hedeflerken; Netanyahu, askerî baskının birden fazla cephede sürdürülmesine dayalı yaklaşımını devam ettirmektedir.

Washington, Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi etkili bölgesel aktörlerle olan ilişkilerinin bölgedeki stratejisinin önemli bir parçası olduğunun farkındadır. Bu ülkeler de bölgesel istikrarın korunmasına ve mevcut krizleri daha da karmaşık hâle getirebilecek açık çatışmalardan kaçınılmasına büyük önem vermektedir. Bu nedenle Lübnan’da yaşanacak yeni bir tırmanış, ABD ve bölgesel ortaklarının yürüttüğü siyasi ve diplomatik çabaları olumsuz etkileyebilir.

Öte yandan Netanyahu’nun hesaplarının büyük ölçüde İsrail’in iç siyasi dinamikleriyle bağlantılı olduğu görülmektedir. Önemli siyasi süreçlerin yaklaşmasıyla birlikte güvenlik söylemi İsrail siyasetinde daha fazla önem kazanmakta; bu durum da bölgesel gerilimlerin sürdürülmesini hükümetin siyasi konumunu güçlendirmek için kullanılabilecek bir unsur hâline getirmektedir.

Sonuç olarak Lübnan artık sadece İsrail ile Hizbullah arasındaki bir çatışma sahası değildir. Aynı zamanda ABD-İran uzlaşılarının geleceğinin ve bölgesel ile uluslararası aktörlerin mevcut dengeleri yönetme kapasitesinin sınandığı bir alan hâline gelmiştir. Bu nedenle İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının etkisi Lübnan sınırlarını aşmakta; bölgesel istikrarın geleceği ve Orta Doğu’da yeni siyasi düzenlemelerin başarı şansı hakkındaki tartışmaların merkezine kadar uzanmaktadır.
Muhammet Mazhar Şahin

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.