Adelina Sfishta: “İlmek ilmek ördüğümüz rejim çökmek üzere…”

Çok rahatsızdılar..
Yüce lider saldırı ile öldürülmüş, yerine geçen oğlu ise, henüz halk üzerinde gereken popülariteyi sağlayamamıştı..
Rejimi koruyan yapılar tedirgindi.
Şubat-Mart 2026 savaşında; halk baskılanabilmiş, isyan önlenmişti..
Bölgedeki Amerikan güçleri, Amerika’nın “uşakları” Körfez ülkeleri, İsrail; üstün güçlerine rağmen, “rejim muhafızlarını” sindirememişti..
Düşmana gereken ders verilmişti..
Rejimin muhafızları, olanlara böyle baksa da, “ölenlerin yerine gelenler”, ABD’nin barış teklifine sıcak bakıyorlardı..
“Ölenlerin yerine gelenler” çöken devlet ve ekonominin, işler kötüye gitmeden toparlanması gerektiğine ve barışla bu zamanın kazanılmasının önemine inanıyorlardı.
Rejimin muhafızları ise kararlıydılar, hainleri durduracaklardı..
Resim
İran’da temel psikolojiler böyle..
Bu psikolojilerin siyasete yansımasına kısaca bakalım..
Halkın seçtiği “Rejimin Reforme edilmesini savunan” Reformcu kanattan Pezeşkiyan cumhurbaşkanı
“Rejimin muhafaza edilmesini savunan” Muhafazakar kanattan “Pragmatik Principlistlerden” Galibaf meclis başkanı
“Rejimin 1979 ruhu ile dirilmesini ve nükleer güce sahip olmasını savunan” Radikal kanadı oluşturan; Paydari’den Saeed Jalili ile İran Sabah’ından Ali-Akbar Raefipour parlamentonun güçlü grubu..
Şimdilik, Reformcular ve Pragmatist Muhafazakarlar işbirliği içinde.. Nüanslarla.. Savaşın bitirilmesini, nükleer konularda ve rejimin ülke dışı kollarının Hizbullah gibi, korunmasında, Hürmüz’ün kontrolunda “pazarlığa açık” duruyorlar.
Resim
Radikal kanat ise, rejimin hedeflerinden taviz verilmesinin ihanet olacağını düşünüyorlar.
Ali Hamaney’in öldürülmesinden sonra Rejimin en üst karar makamına gelen ve aynı zamanda dini lider olan Müçteba Hamaney ise, “radikal” görüşlere sahip.
Şunu da ilave edersek, tablo daha netleşir: İran Rejiminin askeri gücünü oluşturan; Devrim Muhafızları-Pasdaran, Besiç Direniş gücü, Ensare Hizbullah gibi bütün silahlı unsurlar da Radikal kanadın hakim olduğu yapıdır. Ve ilaveten hukuk alanı da radikallerin hakimiyetindedir.
Geçtiğimiz cuma günü enteresan ve şiddetli bir çekişmeye şahit olduk, bu gruplar arasında..
Devlet televizyonuna çıkan Radikal kanadın önemli liderlerinden Mohammad Nabavian; Yüce Lider Müçteba Hamaney’in, yönetime yazdığı çok gizli belgeleri açıkladı..
Nabavian; Yüce Lider Müçteba Hamaney’in, hükümete ve görüşmecilere, mart 2026’dan bu yana 3 mektup yazdığını ve bu 3 mektupta;

1. ABD ile barış görüşmelerinde Nükler konuların masaya getirilmemesini, mecbur kalınırsa İran’ın tam bir uranyum zenginleştirme yetkisi alacak şekilde masada bu konunun görüşülmesini,
2. Hizbullah, HAMAS, Husiler gibi İran’ın bölge güçlerine İran’ın yapacağı desteği kesen konuların anlaşmada yer almamasını,
3. Hürmüz boğazının sadece İran’ın kontrolunda kalacak şekilde tutum alınmasını.. vurguladığını açıkladı..
Ortalık buz kesildi. Apar topar yayın kesildi. Devlet televizyonunun ilgilileri hakkında işlem başlatıldı.
Nabavian, görüşmecileri ve yönetimi “vatana ihanetle” suçluyor, Yüce Liderin emirlerinin dinlenmediğini halka açıklıyordu.
Radikallerin; devletin gizli belgelerini ifşa eden bu çıkışı elbette, Radikalleri destekleyen kesimlere ve rejime inananlara direniş çağrısıydı.
Rejim içindeki “kırılmayı” görüyor musunuz?
Görüşme heyeti ve mevcut İran yöneticileri Hamaney’in emirlerinin hilafına bir görüşme metnini imzalamışlar ve İsviçre’ye de bu metnin teknik ayrıntılarını görüşmeye gidiyorlardı.
Şimdilik baskın görünen “Pragmatist Muhafazakarlar” ve “Reformcular” gözüküyor.
Sonra ne olur kestirmek güç..
Halk; savaşın bitmesinden yana olsa da Rejimin bütün dinamik güçleri silahlı kuvvetleri Radikallerin kontrolunda.
Ekonomi batmak üzere olsa da Radikaller rejim hedeflerinden taviz verilmemesinde ısrarcı. Nükler çalışmalara devam edilmeli ve İran’ın ülkesi dışındaki vekil güçleri korunmalı.
Radikaller nükleer silaha sahip olmayan bir İran’ın, dış müdahaleye açık olduğunu ve rejimi koruma şanslarının olmadığını görüyorlar. Nükleer demek rejimi korumak demek.
Bu nedenle, direnecekler gibi gözüküyor..
Radikallerin orduları var halkları yok.
Pragmatist Muhafazakarların ve Reformistlerin halkları var orduları yok..
Yukarıda anlattığım Radikal çıkış çok dikkat çekici.. Kuşatmayı yarmaya çalışan huruç harekatı gibi..
Sonrası ne olur?
İsviçre’deki masada alınacak kararlara bağlı.. Radikaller darbe dahil herşeyi yapabilecek güçte olsa da İran’daki gerçekler uzlaşıyı dayatıyor..
Adelina Sfishta

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.