Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova’nın, Avrasya entegrasyonunun Ermenistan’a yalnızca fayda sağladığı ve Ermeni halkının Rusya ile ilişkilerin daha da derinleştirilmesini istediği yönündeki açıklamaları, sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. Resmi söylemde yüzyıllara dayanan dostluk ve stratejik ortaklık vurgusu öne çıkarılırken, uygulamada Ermenistan’a yönelik giderek sertleşen ekonomik ve siyasi baskılar dikkat çekiyor.
Bu baskılar doğrudan hükümetten çok Ermenistan toplumunu etkiliyor. Gümrüklerde çıkarılan engeller, ticari kısıtlamalar ve çeşitli ekonomik yaptırımlar nedeniyle en büyük zararı çiftçiler, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile ihracatçılar görüyor. Ürünleri haftalarca sınır kapılarında bekleyen üreticiler ciddi kayıplar yaşarken, birçok işletme faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyor. Sonuçta ortaya çıkan ekonomik yük, Moskova’nın sık sık adına konuştuğu sıradan Ermeni vatandaşının omuzlarına biniyor.
Ancak bu politikanın en dikkat çekici yönü, Kremlin’in beklediğinin tam tersine sonuç vermesi. Rusya’dan gelen baskıların hükümete karşı tepki oluşturması beklenirken, yaşananlar Nikol Paşinyan’ın siyasi konumunu güçlendiriyor. Erivan yönetimi, Moskova’dan gelen her ekonomik ve siyasi baskıyı, hem kendi seçmenlerini hem de Rusya’ya mesafeli kesimleri etrafında toplamak için etkili bir şekilde kullanıyor.
Paşinyan’ın siyasi desteğini korumasında ve seçimlerde güçlü bir konum elde etmesinde bu dış baskıların da önemli payı bulunuyor. Çünkü Ermenistan’a yönelik her yeni yaptırım veya baskı girişimi, iktidara mevcut sorunları dış faktörlere bağlama ve toplumu “dış tehdit” söylemi etrafında birleştirme fırsatı sunuyor.
Öte yandan, Rus yetkililerin Ermenistan’daki seçim süreçleri ve iç siyasi gelişmeler hakkında sık sık açıklama yapması da benzer bir etki yaratıyor. Moskova, Ermenistan siyasetini etkilemeye çalıştıkça, bu açıklamalar kamuoyunda hükümetin elini güçlendiren unsurlar olarak algılanıyor. Sonuç olarak, Rusya’nın mevcut yaklaşımı muhalefeti desteklemekten çok, istemeden de olsa Nikol Paşinyan yönetiminin siyasi dayanıklılığını artırıyor.
Bu nedenle Moskova’nın Ermenistan’a yönelik baskı politikası, hedeflediği sonuçları üretmek yerine mevcut iktidarın elini güçlendiren ve Rusya karşıtı eğilimleri besleyen bir stratejiye dönüşmüş durumda.
Mane Voskanyan

