Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Haziran’da Rusya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Hakan Fidan, Moskova’da Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut durumunun yanı sıra Orta Doğu’daki durumu da ele alacak. Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bakanların 3+3 (Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan + Türkiye, Rusya, İran) formatının aktifleştirilmesi konusunda da fikir alışverişinde bulunacağı belirtildi. Moskova, son zamanlarda bu formatı canlandırmaya çalışıyor. Bunun basit bir nedeni var; Ukrayna’ya karşı yürüttüğü işgal savaşında sıkışıp kalan Rusya’nın Güney Kafkasya üzerindeki etki imkanları giderek azalıyor ve Moskova’nın bölgede uzun yıllar karakolu rolünü üstlenen Ermenistan da elden çıkmak üzere. Bu nedenle Kremlin, Rusya’nın en azından 3+3 formatında Güney Kafkasya’daki varlığını göstermeye çalışması gerektiğine inanıyor. Ancak bu formatın önünde üç temel engel var: Birincisi, format tam değil; Gürcistan, topraklarının Rusya tarafından işgal edilmesi nedeniyle bu ülke ile aynı platformda yer almak istemiyor. İkincisi, Türkiye bu formata destek verse de bölgedeki etkinliğini tek başına artırmakta daha kararlı ve bunu başarıyla yapıyor. Üçüncüsü, Rusya Ermenistan hükümetine baskı uygularken ve ürünlerine yasaklar getirirken, Kremlin’in Erivan’ı 3+3 formatı dahilinde kendi yörüngesine çekmesi zorlaşıyor.
Bu arada resmi Bakü, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın partisinin parlamento seçimlerindeki zaferinden sonra ilk adımını attı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev’in 14 Haziran’da Ermenistan’ın Dilican şehrine giderek Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan ile görüşmesini bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Resmi Bakü, barış anlaşmasının imzalanması için Ermenistan Anayasası’nda gerekli değişikliklerin yapılmasını talep ediyor. Ancak mevcut durumda Nikol Paşinyan, kazandığı zafere rağmen parlamentoda anayasa değişikliğini referanduma götürecek çoğunluğa sahip değil. Bu mümkün olsa dahi, Paşinyan’a oy veren Ermenilerin otomatik olarak anayasa değişikliğine de “evet” diyeceğini öngörmek zor. Örneğin; Ermenilerin çoğunluğu referandumda değişikliğe karşı oy verirse, bu hem Paşinyan’ın konumunu zayıflatacak hem de Azerbaycan ile barış sürecine darbe vuracaktır. Bu gidişat Azerbaycan’ın da çıkarlarına hizmet etmiyor. Böyle bir ortamda Bakü ile Erivan arasında istişarelerin yoğunlaştırılmasına ve barış anlaşmasının imzalanması yollarının daha detaylı müzakere edilmesine ihtiyaç var. Çünkü barış anlaşması geciktikçe, Kremlin ve onun Ermenistan’daki uzantıları durumu gerginleştirmek için bunu kullanmaya çalışacaktır. Bu doğrultuda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Azerbaycan ve Ermenistan liderlerini önümüzdeki haftalarda Washington’da ağırlamak istediği belirtiliyor. Trump, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Beyaz Saray’da paraf edilen barış anlaşmasının imzalanmasıyla yakından ilgileniyor.
Elhan Şahinoğlu: Hakan Fidan Moskova’da

