KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Rusya
  4. »
  5. Ferhat Aznevi: Tataristan Federe Cumhuriyeti “Cumhurbaşkanlığı” Statüsünü Değiştiren 21 Aralık 2021 Tarihli Rusya Federasyonu Kanunu’nun, Rusya’daki Özerk Bölgelere Etkisi

Ferhat Aznevi: Tataristan Federe Cumhuriyeti “Cumhurbaşkanlığı” Statüsünü Değiştiren 21 Aralık 2021 Tarihli Rusya Federasyonu Kanunu’nun, Rusya’daki Özerk Bölgelere Etkisi

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 19 dk okuma süresi
430 0

414-FZ sayılı “Rusya Federasyonu’nun Kurucu Kuruluşlarında-Özerk Bölgelerinde II– Kamu Otoritesi Teşkilatının Genel İlkeleri Hakkında” Federal Kanun, Rusya Devlet Duması tarafından 14 Aralık’ta kabul edildi ve 15 Aralık 2021’de Federasyon Konseyi tarafından onaylandı. III Bazı düzenlemeler dışında genel olarak 1 Haziran’da yürürlüğe girecek olan bu yasa hem Tataristan Parlamentosu’nda hem de Türkiye’de eleştirildi. Eleştirilerin temel noktası Tataristan’ın federe cumhuriyet statüsüne bağlı kazanılmış hakların ihlal edildiği yönündeydi. Bazı yorumlarda da, anılan yasal düzenlemenin Tataristan’ın özerkliğini kaldırdığı iddia edildi.
Tass ajansının haber/yorumuna göre Yasa, Rus kökenli nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerinin çoğunluğu tarafından onaylandı. IV Tasarıya Tataristan Devlet Konseyi milletvekilleri karşı çıktılar. Cumhuriyet parlamentosunun devlet inşası komitesi başkanı Albert Khabibullin’in görüşüne göre, önerilen yasa tasarısının bazı hükümleri “demokratik federal hukuka dayalı bir devlet olarak Rusya Federasyonu’nun anayasal sisteminin temelleriyle çelişmektedir.”
Kanun genel olarak yayınlandığı gün fakat bölge başkanları ile yasama meclislerinin ad ve yetkilerine ilişkin hükümler de dahil olmak üzere bazı hükümler 1 Haziran 2022’de, Devlet iktidarının federal organları, Rusya Federasyonu’nun kurucu bir kuruluşu ve yerel özyönetim arasındaki yetkilerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeler de dahil olmak üzere bazı düzenlemeler ise 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girecek. Yasanın en tartışmalı hükümlerinden biri, Rusya Federasyonu’nun kurucu kuruluşlarının devlet makamlarının tek tip isimlendirilmesiyle ilgili düzenlemeler. Yasayla, yürütme ve yasama organları adlarında “federal hükümet organlarının adlarının temelini oluşturan” kelime ve deyimlerin kullanımı kısıtlanıyor ve üst düzey yetkilinin tüm bölgeleri için genel bir isim öneriliyor: “Rusya Federasyonu’nun kurucu unsuru başkanı”. Bölgenin anayasası (tüzüğü), başkanın konumu için ek bir unvan sağlayabilecek, ancak devlet başkanının -Rusya Federasyonu Başkanının- adını oluşturan kelimeler ve ifadeler içeremeyecek. Yasaya göre, Rusya Federasyonu’nun kurucu bir kuruluşunun- özerk bölgesinin- yasama organının adı, federal devlet organlarıyla aynı ifadeleri taşıyamayacak.
Şu anda, 85 Rus bölgesinden 18’inde cumhuriyet başkanları en yüksek yetkiye sahip başkan – vali, üçünde (Altay, Tuva ve Hakasya cumhuriyetlerinde) hükümet başkanı, ikisinde (Tambov ve Lipetsk bölgeleri) idare başkanı, Krasnodar Bölgesi’nde yürütme organı başkanı sıfatları kullanılıyor. Tataristan Cumhuriyeti ise Putin ile birlikte cumhurbaşkanı sıfatını kullanan tek federe cumhuriyetti.
Bölgesel parlamentoların isimleri de farklılık göstermektedir. Örneğin Tuva’da temsilci organına “Yüce Kural”, Hakasya’da “Yüksek Konsey”, Karelya’da “Yasama Meclisi” denir. Yasayla bu farklılar sonlandırılarak meclislerin ve yöneticilerin aynı isimleri kullanması öngörülmektedir. Tataristan’ın güçlendirilmiş özerkliği ve bağlı Cumhuriyet statüsünün doğal sonucu olan cumhurbaşkanlığı sıfatı da ortadan kaldırılmaktadır.
Yasa ile , bağlı bölge başkanları için beş yıllık tek bir görev süresi belirlenmiştir. Bir bölge başkanının dolaylı olarak seçilmesi durumunda, Yasama Meclisi adayları, Rusya Federasyonu’nun kurucu bir varlığının parlamentosunda veya Devlette temsil edilen siyasi partilerin önerisi üzerine Rusya Federasyonu Başkanı tarafından aday gösterilecektir.
Bölge başkanının kendisi, Rusya Federasyonu Başkanı tarafından, herhangi bir nedenle güven kaybıyla veya Yasama Meclisi tarafından kendisine güvenilmediğinin ifade edilmesiyle bağlantılı olarak görevden alınabilecek. Oysa, anılan yasadan önce, devlet başkanı yolsuzluk veya çıkar çatışması durumunda valileri görevden alabiliyordu.
Federal merkez Moskova , eğitim, sağlık, finans vb. konulardan sorumlu bölgesel yürütme makamlarının oluşumuna katılabilecek, ilgili bölgesel bakanlıkların ve yapıların başkanlarının pozisyonları için adayların atanması veya istifaları ilgili koordinasyonu sağlayacak. Bundan sonra, Federasyonun kurucu kuruluşlarının-özerk bölgelerin- yetkilerindeki değişiklikler, Rusya Federasyonu Devlet Konseyi ile koordine edilecek, ancak bundan sonra özerk bölgeler yasal değişiklik yapabilecek. Ayrıca, hem parti listelerinde hem de tek yetkili seçim bölgelerinde seçilen bölgeden senatörler ve Devlet Duması milletvekilleri, Rusya Federasyonu’nun kurucu kuruluşlarının yasama meclisinin toplantılarına katılabilecek ve söz alabilecekler.
Görüldüğü üzere 414-FZ sayılı yasa, özerk bölgelerin anayasal statülerini şeklen kaldırmasa da, bu bölgelere ait özerkliklerin doğal haklarına müdahale etme potansiyelini taşımaktadır. Tataristan özelinde bu daha da belirgindir. Çünkü Tataristan “Tatarca Tatarstan Cömhüriyäte”, 15 Şubat 1994 tarihinde Rusya Federasyonu başkanı Yeltsin ile Tataristan Cumhuriyeti başkanı Şamiyev arasında imzalanan anlaşma ile Rusya Federasyonu içerisinde Tataristan Cumhuriyeti olarak diğer bağlı bölgelerden daha güçlü bir federal statü kazanmıştır. Anılan yasa, federe bölgelerin, özerk olmaktan kaynaklanan doğal; yerel yöneticileri belirleme, yasama, yürütme, yargı organlarını isimlendirme, öz yönetim gibi haklarına, hukuken meşru olmayan bir federal merkez müdahalesi olarak nitelendirilebilecektir. Bu çerçevede, Uluslararası hukuk kaideleri ve Sovyetler Birliği ile Rusya Federasyonu Anayasaları tahtında konuyu ele almak yararlı olacaktır.
Rusya Sovyet Sosyalist Federatif Cum¬huriyeti’nin Sovyetler Birliği dağılırken yürürlükte olan 1978 tarihli Anayasası’na göre, Rusya Federasyonu’nda federal yapı şu şekildeydi: 16 Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, 5 özerk vilayet, 6 toprak, 49 vilayet, 10 özerk alan. Sovyetler Birliği sonrasında yürürlüğe giren 1993 Anayasasında, hükümet şekli, demokratik federatif hukuk devleti olarak nitelenmiştir. Anayasaya göre, Rusya Federasyonu, Rusya Federasyonunun eşit haklara sahip ögeleri olan cumhuriyetler, topraklar, vilayetler, federal şehirler, özerk vilayetler ve özerk alanlardan oluşmakta olup anılan federatif cumhuriyetlerin statüsü anayasayla güvence altına alınmıştır. Tataristan her iki anayasa döneminde otonom-federal bir cumhuriyet olarak yer almıştır.

Rusya Federasyonu Anayasası’nın 5. maddesinde ki ,
“ Rusya Federasyonu, Rusya Federasyonunun eşit haklara sahip unsurları olan cumhuriyetler, topraklar, vilayetler, federal şehirler, özerk vilayetler ve özerk alanlardan oluşur..
..Rusya Federasyonunun tüm unsurları, federal devlet hakimiyet organlarıyla olan karşılıklı ilişkilerinde ve kendi aralarında eşit haklara sahiptirler.” düzenlemesi ile, Tataristan, Dağıstan, Başkurdistan gibi özerk devletlerin eşit haklara sahip objektif federal cumhuriyet statüleri güvence altına alınmıştır. Benzer bir güvence Anayasanın 12. maddesinde yer almaktadır:
“ Rusya Federasyonunda yerel yönetim tanınır ve güvence altına alınır. Yerel yönetimler kendi yetkileri çerçevesinde serbesttir. Yerel yönetim organları devlet hakimiyet organları sistemine dahil değildir.”

Esasen Rusya Federasyonu federe devletlerinin, hukuken kazanılmış hakları, 1977 tarihli Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Anayasası’na dayanmaktadır. Sovyetler Birliği, 1977 Anayasasına göre, ulusların kendi kaderlerini özgürce belirlediği, eşit haklara sahip 15 cumhuriyetten oluşan çok uluslu federal bir devletti. VI Sovyetler Birliği’nin sona erdiği 1991’e kadar yürürlükte olan 1977 Anayasası’nın 81. maddesi uyarınca birlik üyesi her devletin egemenlik hakları devam etmekteydi. Rusya Federasyonu’nun, bağımsız ve Sovyetler Birliği’nin “devam eden” devleti olarak “Egemenlik haklarına ve sınırlarına dayanak teşkil eden” Sovyetler Birliği Anayasası’nın 78. maddesinde, Birliği oluşturan Cumhuriyetlerin topraklarının, ilgili devletlerin rızası olmadan değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Bugünkü Rusya’nın toprak bütünlüğüne hukuki dayanak olan Sovyetler Birliği’ndeki birlik cumhuriyeti sınırlarıyla ilgili bu anayasal düzenleme, Rusya Federasyonu tarafından Çeçenistan’ın 90’larda bağımsızlık ilanı sırasında bir hukuki argüman olarak kullanılmıştır.

İşte bugünkü Rusya’nın sınırlarını ve statüsünü dayandırdığı Sovyet Anayasası’nda, başka bir düzenleme, Rusya Federasyonu içinde yer alan otonom cumhuriyetler için de bir objektif statü teşkil etmekte, özerk cumhuriyet yapılarının merkeze, Moskova’ya karşı korunması hakkını vermektedir. 1977 Sovyetler Birliği anayasasının 84. maddesine göre Otonom Sovyet Cumhuriyetleri’nin onayı olmadan Birlik Cumhuriyeti yada Sovyetler Birliği merkezi tarafından statüleri değiştirilemez, otonom yapıları kaldırılamaz. Tataristan, Sovyet idari yapısı içinde, iş bu 84. maddeye tabi olan Sovyet Rusya’ya bağlı otonom bir cumhuriyetti. Dolayısıyla, Sovyetler Birliği’nin Birlik Cumhuriyeti sınırlarını koruyarak, Sovyetler Birliği ardıl devleti statüsü ile bağımsız olan Rusya Federasyonu;
Anılan 1991’deki geçiş ve bağımsızlık sürecinde, otonom cumhuriyet sıfatıyla federatif sınırları içerisinde yer alan cumhuriyetlerin kazanılmış statüsünü hukuken değiştirme hakkına sahip değildir.

Bu çerçevede Rusya Federasyonu’na bağlı federe Cumhuriyet haklarını doğrudan ya da dolaylı olarak sınırlayan, ortadan kaldıran, Rusya Federasyonu Duma’sı kanunlarının yada Başkanlık kararnamelerinin, hukuken geçersizliği Rusya Federasyonu Anayasa Mahkemesi nezdinde ileri sürülebilecektir.

Bu konuda yegane hukuki denetim yolu Rusya Anayasa Mahkemesi’nden ibaret değildir. Uluslararası Adalet Divanı’nın Kosova’nın bağımsızlığıyla ilgili danışma görüşünü bu çerçevede örnek gösterebiliriz. Kosova’nın 17 Şubat 2008 tarihli bağımsızlık bildirgesi sonrasında BM Genel Kurulu Kosova’nın bağımsızlık ilanının, uluslararası hukuka uygun olup olmadığına ilişkin olarak Uluslararası Adalet Divanından danışma görüşü istemiş ve Divan kararını 22 Temmuz 2010 tarihinde bildirmiştir. Divan, Kosova Meclisi’nin ve bağımsızlık bildirgesini hazırlayanların, Geçici Anayasal Rejim Hükümeti’nin bir unsuru olarak hareket etmedikleri, geçici yönetim çerçevesi dışında, Kosova halkının temsilcileri sıfatıyla birlikte hareket ettikleri, bağımsızlık bildirgesinin, genel uluslararası hukuku, Güvenlik Konseyi’nin 1244 sayılı kararını ve Geçici Hükümet rejimini ihlal etmediğini belirterek bildirgenin kabulünün uluslararası hukukun uygulanabilir herhangi bir kuralını ihlal etmediğine hükmetmiştir. VII

Bu kararın Rusya’yı ilgilendiren yönü Kosova’nın statüsüdür. Kosova 1980’lerin sonuna kadar Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti içinde otonom bir yapıya sahipti. 1980’lerin sonunda Kosova’nın otonom statüsü kaldırılmış ve Arnavut nüfus sivil ve siyasi haklardan mahrum edilmiştir. Otonominin kaldırılması, Yugoslavya Anayasası’na göre otonom Kosova Meclisi’nde de 2/3 çoğunlukla onaylanmalıydı. Belgrad’ın baskısı ve Arnavut kökenli milletvekillerinin yerel parlamentoya sokulmadığı iddialarının gündeme geldiği bir oylama sonucunda Kosova yerel meclisinden şaibeli bir onama kararı çıktı. Belgrad, Kosova’nın otonom yapısının sona erdiğini duyurdu. Şeklen Kosova meclisinde bile otonominin kaldırılması onaylanmış olsa dahi, Uluslararası Adalet Divanı 2010 tarihli kararında fiili durumu göz önüne almış ve Kosova’yı özyönetim hakkına sahip bir uluslararası hukuk süjesi olarak kabul etmiş, Kosova Meclisi’nin bağımsızlık kararını göz önüne almıştır.

Doktrinde, Divan’ın verdiği danışma görüşlerinin bağlayıcı olmamasının, bunların hiçbir değer taşımadığı anlamına gelmeyeceği, danışma görüşlerinin, görüş istenen konu hakkında hukuki durumu belirtmeleri bakımından özel bir önem taşıdıkları ve hukuki bakımdan bağlayıcı olmamakla beraber küçümsenmeyecek bir ağırlığa sahip oldukları, Divan’ın bir davranışın ya da tutumun devletler hukukuna, BM Andlaşması’na veya başka bir milletlerarası belgeye aykırı olduğunu bildirmesinin, bu görüşe aykırı hareket etmeyi zorlaştıracağı ve Divan’ın çeşitli hareket tarzlarından sadece bir tanesinin hukuki bakımdan doğru olduğunu bildirmesi durumunda, diğer yolların benimsenmesi ihtimalinin zayıflayacağı belirtilmiştir.

Bu çerçevede kazanılmış meşru otonom cumhuriyet statüsünün tek taraflı iptal edilemeyeceği ve sınırlandırılamayacağını bir uluslararası hukuk kaidesi ve içtihadı olarak kabul etmemiz gerekir. Tataristan örneğinde de benzer bir durum söz konusudur.

Rusya Federasyonu Anayasası’nın 15. maddesindeki ;
Uluslararası hukukun evrensel ilke ve normları ile Rusya Federasyonunun uluslararası antlaşmalarının, Rusya Federasyonu hukuk sisteminin bir parçası olduğu, Rusya Federasyonu’nun uluslararası antlaşmasıyla, kanunla öngörüldüğünden farklı bir hüküm öngörülmüşse, uluslararası antlaşmanın hükmü uygulanacağı yönündeki düzenleme, Uluslararası Adalet Divanı gibi kuruluşların karar ve içtihatları ile uluslararası hukuk kaidelerinin Rusya iç hukukunda da öncelikli uygulanacağını göstermektedir.

SONUÇ

414-FZ sayılı “Rusya Federasyonu’nun Kurucu Kuruluşlarında-Özerk Bölgelerinde- Kamu Otoritesi Teşkilatının Genel İlkeleri Hakkında” Federal Kanun’un, Başta Tataristan Cumhuriyeti olmak üzere, bağlı federe devletlerin anayasal kurucu federal unsur olmaktan doğan, kazanılmış ve objektif statü oluşturan özerklik haklarını ihlal ettiği, anılan yasal düzenlemenin evrensel hukuk ilkelerine ve Rusya Federasyonu Anayasası’na uymadığını söylemek mümkündür. Rusya Federasyonu Anayasa Mahkemesi nezdinde itiraza konu edilebilecek bu yasa aynı zamanda Birleşmiş Milletler, Uluslararası Adalet Divanı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde değerlendirilme potansiyelini taşımaktadır.

Ferhat Aznevi
i Avukat, Ankara Barosu, https://orcid.org/0000-0003-1232-1963, ferhat.aznevi@ yahoo.com.tr
ii Özerk Bölge ifadesi, merkeze bağlı otonom federal bölgeler için kullanılmıştır. Federe Cumhuriyetler de bu kapsam içindedir.
iii Rusya Federasyonu Resmi Mevzuat Portalı, http://publication.pravo.gov.ru/Document/View/0001202112210031 , e.t.: 02.01.2022.
iv Alexey Nikolsky, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Basın Servisi, https://tass.ru/politika/13261871, e.t.: 02.01.2022.
v Anton Novoderezhkin, TASS, https://tass.ru/info/13262587, e.t.: 02.01.2022.
vi SSCB Yüksek Sovyeti’nin 7 Ekim 1977’deki oturumunda kabul edilen Anayasa. http://www.hist.msu.ru/ER/Etext/cnst1977.htm#10, e.t.: 31.12.2021.
vii Uğur Bayıllıoğlu, “Uluslararası Adalet Divanı Kosova’nın Kendi Kaderini Tayin Hakkını Onayladı mı? http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2011-92-676, e.t.: 02.01.2022viii Mehmet Gönlübol, Milletlerarası Siyasi Teşkilatlanma, Milletlerarası Siyasi Teşekküllerin Tarihi Gelişimi ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Ankara Üniversitesi Basımevi, 1964, s. 304 (U.B. a.g.e. syf. 304 )

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir