Sertleşen seçim dili: “Büyük adam”, “beyinsiz casus” ve “aptal Gago” tartışması
7 Haziran’da yapılacak parlamento seçimleri yaklaşırken, Ermenistan’da iktidar ile muhalefet arasındaki siyasi dil giderek sertleşiyor. Seçim kampanyası, hem mitinglerde hem sosyal medyada hem de medya üzerinden karşılıklı hakaret ve suçlamalarla olağanüstü gergin bir atmosferde ilerliyor.
İktidardaki Sivil Sözleşme Partisi ve Nikol Paşinyan’a yakın çevreler, Samvel Karapetyan’ı “Kaluga oligarkı” diye hedef alıyor. Bu ifade, iş insanının Rusya’daki bağlantılarına gönderme yapıyor. Paşinyan cephesi ayrıca Karapetyan’ı “Kremlin ajanı” ve “yabancı casus” olmakla suçluyor.
Paşinyan, 14 Mayıs’taki açıklamasında, muhalefeti “üç başlı savaş partisi” olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu. Bu grubun, yeniden seçilmesi halinde 300 bin Azerbaycanlının Ermenistan’a döneceği yönünde kasıtlı bir propaganda yürüttüğünü iddia etti. Bu söylemin bilinçli şekilde üretildiğini savunan Paşinyan, bunun için büyük paralar harcandığını öne sürdü ve Karapetyan’ı doğrudan hedef alarak “ne yaptığını bilmeyen bir casus” ifadelerini kullandı.
Siyasi polemik bununla sınırlı kalmadı. Paşinyan, eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ı Rusya ile ilişkilerine atıfla “büyük adam” diyerek eleştirdi. Koçaryan ise buna karşılık Paşinyan’ı açıkça “aptal” olarak nitelendirdi ve onu devletin değerlerine zarar vermekle suçladı.
Karapetyan da tartışmaya sert bir üslupla katıldı. Paşinyan’ı alaya alarak, Çin ziyaretinde halüsinojen mantar kullandığını iddia etti. Başbakan ise bu iddialara hukuki yolla karşılık vererek dava açtı.
Öte yandan, muhalefetin bir diğer figürü olan Gagik Tsarukyan, kamuoyunda “aptal Gago” lakabıyla anılmasına rağmen, bu sert polemiklere doğrudan girmekten kaçınıyor. Ancak partisi Refah İçinde Ermenistan Partisi’nin oy oranlarının düşüklüğü nedeniyle güçlü bir rakip olarak görülmüyor.
Parlamento Başkanı Alen Simonyan ise tartışmaların seviyesine dikkat çekerek, bazı muhalif aktörlerin bilinçli şekilde siyasi tartışmayı hakaret diline çektiğini savundu. Simonyan’a göre bu strateji, seçim barajını aşmakta zorlanan grupların protesto oylarını mobilize etme çabasından ibaret.
Genel tabloya bakıldığında, Ermenistan’da seçim süreci yalnızca politik rekabetle değil, aynı zamanda sert söylemler ve kişisel saldırılarla şekilleniyor. Bu durum, kampanyanın içeriğinden çok üslubunun tartışıldığı bir seçim atmosferi yaratmış durumda.

