Agrafena KUZMİNA: Nuku’olun — Yakutistan’da Yazı Karşılama Günü

Bugün, 22 Mayıs’ta, Saha Cumhurieti’nde (Yakutistan’da) yazın gelişini simgeleyen Nuku’olun kutlanır. Halk inanışına göre Yakutistan’da yaz mevsimi tam da bu günden itibaren başlar.

Gelenek gereği her evde ördek çorbası ve alaadı adı verilen geleneksel küçük pankekler hazırlanır. Peki neden özellikle ördek?

Eskiden ilk kar düştüğünde hayvanlar sonbaharda kesilir, ilkbahara gelindiğinde ise et stokları çoğu zaman tükenirdi. Aileyi geçindirebilmek için aile reisi ava çıkardı.

Tam da mayıs ayında nehirler ve göller buzlardan kurtulur, karlar erir ve sıcak ülkelerden ördekler yavrularını büyütmek için geri dönerdi. Ördeklerin gelişi yazın başlangıcının habercisi sayılırdı. O dönemde Sahalar şöyle derdi: “Küöhhe üktennibit” — “Yeşil çayıra adım attık.”

İnsanlar kışlık yerleşimlerinden ayrılarak sayılık adı verilen yazlık yaşam alanlarına taşınırdı.

Bununla birlikte ördek avı sezonu da başlardı. Avcılık, Saha Türklerin halkının geleneksel yaşam kültürünün önemli bir parçasıydı. Baba oğlunu, dede torununu yanına alır; erkekler birlikte doğaya çıkardı. Günümüzde bile birçok kişi özellikle izin alarak ava gitmektedir.

Her avcı kurallara uyar ve doğada nasıl davranması gerektiğini bilirdi. Ava çıkmadan önce ateş aracılığıyla ormanın ve avın ruhlarına ikram sunulurdu. Yakutlar, ormanın ve avın koruyucu ruhuna Baay Bayanay adını verir.

Eskiden Baay Bayanay’ın av hikâyelerini sevdiğine, ancak övünmeyi hoş görmediğine inanılırdı. Bu nedenle avcılar akşamları ateş başında av hikâyeleri, efsaneler, destanlar ve masallar anlatırdı.

Avcılığın yazılı olmayan kuralları vardı. Sadece erkek ördekler, yani suna (erkek ördek / selesen) avlanırdı. Dişi ördeklere dokunulmazdı; çünkü onlar yavrularını büyütmeye hazırlanıyordu. Her avcı yalnızca ailesine yetecek kadar av alırdı.

Bir diğer önemli gelenek ise yardımlaşmaydı. Her avcı avını komşularla, yaşlılarla, dul kadınlarla, çok çocuklu ailelerle ve çeşitli nedenlerle ava gidemeyenlerle paylaşırdı. Yazı karşılama gününde kimsenin yiyeceksiz bırakılması doğru görülmezdi.

Bu gelenek bugün de yaşamaya devam etmektedir. Birçok köyde avcılar, avlarını köy halkıyla paylaştıkları özel etkinlikler düzenler. Böylece Nuku’olun gününde kimse ördeksiz kalmaz.

Bu nedenle avcılık yalnızca yiyecek elde etmenin bir yolu değil; aynı zamanda saygının, dayanışmanın ve toplumsal birlik ruhunun da bir göstergesi hâline gelmiştir.

İnanışa göre kişi ormana öfkeyle gider, bağırır, doğanın kurallarını bozarsa ya da avıyla övünürse Baay Bayanay ondan yüz çevirir ve orman artık ona av vermezdi.

Erkekler küçük yaşlardan itibaren oğullarına doğaya saygıyı, sorumluluğu, canlılara özen göstermeyi, anneleri ve çocukları korumayı, yaşlılara sahip çıkmayı ve yardıma ihtiyacı olanlara destek olmayı öğretirdi.

Av yoluyla çocuklar sabrı, ataların geleneklerine bağlılığı ve insan gücünün yalnızca yiyecek elde etme becerisinde değil; ailesi ve halkı için güvenilir bir dayanak olabilmesinde de yattığını öğrenirdi.

Av sırasında yaşlılar, gelecekte gerçekten usta avcı olacak kişileri fark ederdi. Böyle insanlara “Bayanaydaah Bulçut” — “Bayanay tarafından kutsanmış avcı” denirdi.

Av hayvanının gözüne isabet ettirebilmenin yalnızca en dikkatli, sabırlı ve yetenekli avcıların başarabileceği bir ustalık olduğuna inanılırdı. Bu yüzden genç avcılar kendilerini kanıtlamaya çalışırdı.

Bazı küçük köylerde ilginç bir gelenek de vardı: Eğer genç bir erkek evlenmek istiyorsa, diğer avcılar arasında ilk ördeği avlamaya çalışırdı. Özellikle avı doğrudan gözüne isabet ettirmek büyük ustalık sayılırdı. Çünkü sürü içinden doğru erkek ördeği seçmek ve tam gözüne isabet ettirmek hiç kolay değildi. Bunun için yalnızca iyi nişancılık değil; sabır, dikkat ve büyük avcılık becerisi gerekiyordu.

Genç adam bu avı sevdiği kıza getirirse bu, onun gücünün, becerisinin ve iyi bir aile reisi olmaya hazır olduğunun göstergesi sayılırdı. Kız da onun evlilik teklifini kabul edebilirdi.

İlginçtir ki Sahaların Nuku’olun günü, Hristiyanlıktaki Aziz Nikolay Günü ile aynı tarihe denk gelir. Ortodoks geleneğinde Aziz Nikolay; yolcuların, denizcilerin, çocukların, ihtiyaç sahiplerinin, çiftçilerin ve evcil hayvanların koruyucusu kabul edilir. Halk inanışına göre bu dönemden itibaren tarımsal faaliyetler hızlanır ve hayvanlar meralara çıkarılır.

Yakutistan’da Ortodoksluk ile Saha halkının geleneksel kültürü çoğu zaman birbirini dışlamamış, aksine iç içe geçmiştir. Böylece eski geleneklerle Hristiyan inancının yan yana yaşadığı, kendine özgü bir kültürel alan oluşmuştur.

Agrafena KUZMİNA

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.