Özet
Moldova–Romanya birleşmesi teorik olarak Moldova’yı Romanya üzerinden NATO ve Avrupa Birliği (AB) güvenlik mimarisine yaklaştırabilir; ancak bu süreç otomatik, sorunsuz ve kısa vadeli değildir. Moldova Anayasası ülkenin “daimîtarafsızlığını” ve yabancı askerî birliklerin ülkede bulunamayacağını belirtmektedir[1]. Buna rağmen Transdinyester’de yaklaşık 1.500 Rus askeri bulunmaktadır[2].Bu durum, Moskova’ya Moldova üzerinde sürekli baskı üretme imkânı vermektedir.
Gagauzya ise Moldova içinde özerk statüye sahip[3], Hristiyan Ortodoks Gagauz Türkleri’nin yaşadığı hassas bir bölgedir.Bölgenin Türkiye ile kültürel bağı güçlüdür; ancak siyasi eğilimleri uzun süredir Rusya’ya daha yakın görünmektedir. Bu nedenle Moldova–Romanya–Rusya hattında bir kriz çıkarsa, Gagauzya Türkiye için hem soydaş diplomasisi, hem Karadeniz güvenliği, hem de NATO–Rusya gerilimi açısından kritik bir konuya/soruna dönüşebilir.
1. Jeopolitik Arka Plan
Bir süredir gündemde olan Moldova’nın Romanya ile birleşmesi planları, Rusya açısından yalnızca iki devletin birleşmesi olarak değil, NATO sınırının Transdinyester’e ve dolaylı olarak Ukrayna cephesinin batı kanadına yaklaşması olarak okunmalıdır. NATO üyeliği normal şartlarda oybirliğiyle genişleme usulüne bağlıdır; ancak Moldova’nın Romanya ile birleşmesi halinde mesele “yeni üye kabulü” değil, mevcut NATO üyesi Romanya’nın egemenlik alanının genişlemesi tartışmasına dönüşerek[4] konunun çok daha karmaşık bir hal alma olasılığı kuvvetle muhtemel görülmektedir.
Bu senaryo Moskova’nın güvenlik algısında çok sert tepki doğurabileceği unutulmamalıdır. Rusya, Transdinyester’deki Rus vatandaşlarını, Rusça konuşan nüfusu ve askerî varlığını “koruma gerekçesi” olarak öne sürebilir. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Moldova’dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Transdinyester sakinlerinden Rus vatandaşlığına geçmek isteyeceklere kolaylık sağlanacağına dair kararname imzalaması[5], Moldova tarafından egemenliğe müdahale ve ilhak hazırlığı benzeri bir adım olarak değerlendirilmiş ve tepkiyle karşılanmıştır.
2. Gagauzya’nın Önemi
Gagauzya, anayasanın 111/1 maddesi uyarınca Moldova’nın ayrılmaz parçası olduğu belirtilmiş[6] olsa da 23 Aralık 1994 tarihinde kabul edilen Gagauz Yeri’nin özel statüsü üzerine kanun tasarısı (No: 344-XIII) ile Gagauzlara bu kanunla self determinasyon hakkı tanındığına dair hüküm de bulunmaktadır[7]. Bu madde, Moldova–Romanya birleşmesi senaryosunda Gagauzya’yı hukuki ve siyasi açıdan kritik hale getirecektir.
Bu nedenle Gagauzya, olası bir birleşme sürecinde üç farklı aktör tarafından farklı şekilde kullanılabilirliği ortaya çıkacaktır:
Türkiye için: soydaş ve kültürel diplomasi alanı.
Rusya için: Moldova’nın Batı’ya entegrasyonunu frenleme aracı.
Moldova için: iç istikrar ve toprak bütünlüğü meselesi.
3. Türkiye’ye Olası Etkiler
Türkiye açısından en önemli risk, Gagauzya meselesinin Rusya–NATO geriliminin parçası haline gelmesi olacaktır. Türkiye hem NATO üyesidir hem Karadeniz’de Rusya ile doğrudan karşı karşıya gelmemeye dikkat edecek şekilde dengeli bir politika izlemektedir. Bu nedenle Gagauzya üzerinden doğacak bir kriz Ankara’yı zor bir dengeye itecektir.
Birinci etki soydaş sorumluluğu alanındadır. Gagauzlar Türk kökenli ve Türkiye’ye kültürel yakınlığı olan bir topluluktur. Türkiye’nin olası bu senaryolar karşısında sessiz kalması yurt içi ve Türk dünyası kamuoyunda eleştiri doğurabilir; ancak aşırı müdahil görünmesi Moldova’nın iç işlerine karışmak veya Rusya ile vekâlet rekabetine girmek şeklinde yorumlanabilir.
İkinci etki Karadeniz güvenliği üzerinedir. Moldova’da savaş veya iç çatışma riski, Ukrayna savaşıyla birleşerek Karadeniz’in batı hattını daha kırılgan hale getirecektir. Bu durum Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi, deniz güvenliği, enerji yolları ve NATO içi yükümlülükleri bakımından daha dikkatli pozisyon almasını gerektirecektir.
Üçüncü etki ise Türkiye–Rusya ilişkileri üzerine olacaktır. Ankara, Suriye, Kafkasya, enerji ve turizm gibi başlıklarda Moskova ile çok katmanlı ilişkilere sahiptir. Gagauzya’da Rusya karşıtı açık bir pozisyon, bu konularda baskı üretebilir. Buna karşılık Türkiye’nin tamamen pasif kalması da Türk dünyası politikasında zafiyet görüntüsü verecektir.
4. Türkiye Nasıl Hazırlanmalıdır?
Türkiye’nin en rasyonel hazırlığı askerî değil, çok katmanlı diplomatik ve insani hazırlık şeklinde olmalıdır.
Ankara öncelikle Moldova’nın toprak bütünlüğünü tanıyan, Gagauzya’nın özerk haklarını koruyan ve Romanya–Moldova birleşmesi ihtimalinde halk iradesi, uluslararası hukuk ve barışçıl müzakere şartını vurgulayan bir çizgi izlemelidir.
İkinci olarak Türkiye, Gagauzya’da eğitim, Türkçe, kültür, yerel kalkınma, sağlık ve altyapı projelerini artırmalıdır. Bu faaliyetler Rusya karşıtı değil, Gagauz halkının kimliğini ve refahını güçlendiren “yumuşak güç” araçları olarak tasarlanmalıdır.
Üçüncü olarak Ankara, Moldova merkezi hükümetiyle doğrudan ve düzenli temas mekanizması kurmalıdır. Gagauzya’ya destek, Moldova’yı dışlayan değil, Moldova’ylakoordineli yürütülen bir formatta olmalıdır. Bu, Türkiye’nin hem soydaşlarına sahip çıktığını hem de Moldova’nın egemenliğine saygılı davrandığını gösterecektir.
Dördüncü olarak Türkiye, NATO içinde Moldova dosyasının askerîleştirilmesine karşı dikkatli olmalı; ancak istihbarat, siber güvenlik, kriz yönetimi ve insani tahliye senaryolarını da hazır tutmalıdır.
Sonuç
Moldova–Romanya birleşmesi olasılığı kısa vadede kesin olmamakla birlikte böyle bir ihtimalin tartışılması bile Rusya, Transdinyester ve Gagauzya üzerinden bölgesel gerilimi artırabilme potansiyeli vardır. Birleşme gerçekleşirse Gagauzya için genişletilmiş özerklik modelinin de tartışılabileceği söylenebilir. Gagauzya siyasi aktörleri birleşmeye karşı çıkarsa self determinasyon ile bağımsızlık tartışmaları da yaşanabilecektir.
Rusya’nın Kırım’da yaptığı gibi bir ilhak modelini teorik olarak gündeme almak isteyebileceği ancak mevcut coğrafya, hukuk ve askeri şartlar dikkate alındığında kuvvetli bir olasılık olarak görülmemektedir.
Bu süreçte AB ve NATO’nun da çözüm önerileri adıyla konuya müdahil olabilecekleri muhtemel görülmektedir.
Türkiye açısından ise Gagauzya dosyası “duygusal soydaşlık” ile “soğukkanlı jeopolitik denge” arasında yönetilmesi gereken hassas bir alandır.
En doğru strateji: Moldova’nın toprak bütünlüğüne saygı +Gagauz kimliğinin korunması + Rusya ile doğrudan çatışmadan kaçınma + Karadeniz güvenliğine hazırlıklı olma çizgisi olacaktır.
:
İsmail Cingöz; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Başkanı. [email protected]
[1] Moldova Anayasası, madde 11: Moldova daimî tarafsızdır ve yabancı askerî birliklerin ülkede konuşlanmasını kabul etmez.
https://web.archive.org/web/20131213013526/http://lex.justice.md/document_rom.php?id=44B9F30E:7AC17731 (Erişim Tarihi: 18.05.2026)
[2] Elizabeth Place; Transnistria: Russia’s Next Battlefront, 21.10.2024. https://hir.harvard.edu/transnistria-russias-next-battlefront/ (Erişim Tarihi: 18.05.2026)
[3] Moldova Anayasası, madde 111.
[4] NATO’nun genişleme usulü, Kuzey Atlantik Örgütü Antlaşmasının 10. Maddesihükmü gereği oybirliği esasına dayanır.
[5] Dmitri Chirciu; Putin, Transdinyester Sakinlerine Rus Vatandaşlığı Verilmesini Kolaylaştıran Kararname İmzaladı, A.A., 1.05.2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/putin-transdinyester-sakinlerine-rus-vatandasligi-verilmesini-kolaylastiran-kararname-imzaladi/3939893 (Erişim Tarihi: 18.05.2026)
[6] Moldova Anayasası, madde 111.
[7] Remzi Bulut; Karadeniz’in Öteki Yakasındaki Türkler “Gagauz Türkleri”, Göller Bölgesi Aylık Hakemli Ekonomi ve Kültür Dergisi, ss. 58-65, Eylül 2016. https://www.researchgate.net/publication/389255997_Karadeniz’in_Oteki_Yakasindaki_Turkler_Gagauz_Turkleri (Erişim Tarihi: 18.05.2026)

