Vahe Davtyan: Ermenistan’ın statüsü

Mayıs ayının sonunda Astana’da Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyesi ülkelerin liderler zirvesinin yapılması planlanıyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksey Overçuk’a göre toplantıda Ermenistan’ın statüsü de ele alınacak. Bu süreç, Ermenistan açısından bedeli ağır ve hatta kader belirleyici olabilecek bir dönemin başlangıcı olabilir. AEB’den çıkmak, Ermenistan için ne bir “değer tercihi” ne de sıradan bir jeopolitik “manevra”dır. Bu, adeta kendi ayağına kurşun sıkmak anlamına gelir; üstelik bazı senaryolarda sadece ayağına değil, doğrudan kendi başına da. Son on yılda Ermenistan ekonomisi, büyük ölçüde Avrasya ekonomik sistemi içinde gelişti. AEB’ye katıldığı günden bu yana ülkenin GSYİH’si yaklaşık 10 milyar dolardan 26 milyar dolara çıkarak 2,5 kattan fazla büyüdü. Ermenistan, ortak pazara erişim, mal, sermaye ve iş gücünün serbest dolaşımı gibi önemli avantajlar elde etti. Buna ek olarak, ayrıcalıklı enerji koşulları sağlandı. Bugünkü yapısıyla Ermeni ekonomisinin, bu enerji avantajları olmadan ağır sarsıntılar yaşamadan ayakta kalması neredeyse mümkün değil. Sadece doğal gaz fiyatlarını karşılaştırmak bile yeterli: Rusya, Ermenistan’a bin metreküp gazı yaklaşık 177,5 dolardan sağlarken, Avrupa’da bu rakam 600 doların üzerine çıkıyor. Azerbaycan’ın Ermenistan’ın enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasitesi bulunmuyor. Güvenlik riskleri ise ayrı bir sorun. İran teorik olarak alternatif olabilir; ancak bu da büyük ölçüde Moskova ile koordinasyona bağlıdır. Sonuçta İran-Ermenistan doğalgaz hattı Rusya’nın kontrolündedir. Ayrıca Erivan yönetiminin “çeşitlendirme” derken esas olarak İran seçeneğini kastettiğini düşünmek de zor. Bu nedenle böyle bir senaryoda gaz fiyatlarında sert artış kaçınılmaz olacaktır. Burada şu soru ortaya çıkıyor: Bu farkı kim karşılayacak? Avrupa’daki yetkililer mi? Hibe fonları mı? Yoksa yine Ermeni halkı ve Ermeni iş dünyası mı? Öte yandan “Avrupa perspektifi” söylemleri, Rusya ile ticaret hacmindeki düşüşle birlikte ilerliyor. 2025 yılında Rusya ile ticaretin yüzde 45 azaldığı belirtiliyor. Oysa Rusya yönü, Ermenistan için yalnızca ihracatın yaklaşık dörtte biri anlamına gelmiyor; aynı zamanda sanayi iş birliği, para transferleri, lojistik zincirleri, iş gücü piyasası ve ülkenin ekonomik istikrarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Sorunun özü, Ermenistan yönetiminin jeoekonomik gerçekleri siyasi romantizmle değiştirmeye çalışmasıdır. Ancak ekonomi sloganlarla işlemez. Coğrafya da açıklamalarla değişmez; her ne kadar Ermenistan’ın “coğrafi konumunu değiştirdiği” iddia edilse de. Ne yazık ki Ermenistan, fazla kaynaklara sahip bir ülke olmadığı gibi, temel ekonomik bağlarını büyük acılar yaşamadan koparabilecek kendi kendine yeterli bir ekonomi de değildir. Bölgesel türbülans ortamında AEB’den çıkış; fiyat artışları, ihracatın daralması, sanayi üretiminde gerileme, göçün hızlanması ve sosyal gerginliğin derinleşmesi gibi zincirleme sonuçlar doğurabilir. Ve elbette bunun kaçınılmaz sonucu siyasi kriz olacaktır; hem de gerçek bir kriz. Ancak Erivan’da uzun zamandır stratejik planlama yapılmıyor. Ülke adeta “elden kumanda” yöntemiyle yönetiliyor. Bu yönetim anlayışının temel ilkesi ise anlık siyasi gürültü ve kısa vadeli etki yaratmak haline gelmiş durumda.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.