Eşcinselleri IŞİD değil ABD katletti!

Kod adı Amad İran ve İsrail istihbaratı JCPOA’ı nasıl paslaştı?

Putin için Kissinger Planı

KIBRIS’TA MÜTEKABİLİYET SORUNU Mü

ABD’nin Irak politikası yeniden şekilleniyor

Gündem 1 Ocak 2020
111

İran’ı Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne saldırmakla suçlayan ABD Başkanı Donald Trump, Irak halkını Tahran’ın hegemonyasından “kurtulmaya” çağırdı.

Trump, dün Twitter hesabından yaptığı açıklamalarda, “İran, Amerikalı bir müteahhidi öldürdü, birçok insanı da yaraladı. Buna güçlü bir yanıt verdik ve her zaman da böyle yapacağız. İran şimdi de ABD’nin Irak Büyükelçiliği’ne bir saldırı düzenliyor. Bundan tamamen sorumlu tutulacaklar. Büyükelçiliği korumak için Irak’ın güçlerini kullanmasını bekliyoruz. Onları bundan haberdar ettik!” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca, “Irak’ta İran’ın hegemonyası tarafından kontrol edilmeyi reddedip özgürlük isteyen milyonlarca insan, şimdi sıra sizde!” dedi.

Trump’ın bu açıklamaları, ABD yönetiminin Irak dosyası ve İran’ın Irak’ta oynadığı role dair tutumunda bir değişikliğin meydana geldiği şeklinde yorumlandı. Zira Trump’ın bu sözleri, ABD’li birkaç yetkilinin benzer açıklamalarının ardından geldi. Yetkililer, Barack Obama yönetiminin izlediği politikanın sona erdiğini ve Tahran’ın Washington’a uygulamaya devam ettiği şantaj politikasının artık işe yaramadığını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi ve Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile iki ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı. Ortagos’un açıklamalarına göre Pompeo, bağımsızlık ve egemenlik sahibi Irak’ı desteklemek için orada bulunan ABD’lileri savunmaya devam edeceğini belirtti. Abdulmehdi ve Salih ise söz konusu telefon konuşmalarında, ciddi bir sorumluluk taşıdıklarını, ABD personeli ve ekipmanlarının güvenliğini garanti edeceklerini ifade etti.

Pompeo, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Bir ABD vatandaşını öldüren, ABD ve Irak askerlerini yaralayan İran vekil saldırısına defansif bir karşılık verdik. Şimdi ise İran destekli gruplar Bağdat Büyükelçiliğimizi tehdit ediyor. Başbakan Mehdi ve Cumhurbaşkanı Salih ile ABD personelimizi ve varlıklarımızı koruma yükümlülüklerini yinelemek adına temasta bulundum” ifadelerini kullandı.

Yeşil Bölge’ye nasıl bu kadar kolay geçildi?

Bazı Iraklı güvenlik yetkilileri, Haşdi Şabi protestocularının sağlam güvenlikli Yeşil Bölge’ye bu derece kolay girmelerini bir şekilde gerekçelendiriyor. ABD ise bu gerekçeleri sorgulayarak daha önce o bölgeye giden köprüyü geçmeye çalışan Iraklı barışçıl göstericilerin ağır ateşe tutulup püskürtüldüğünü vurguluyor. Dolayısıyla, Haşdi Şabi protestocularıyla, Yeşil Bölge’yi korumak için yerleştirilmiş güvenlik güçleri arasında gizli bir anlaşmanın varlığına parmak basıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığının açıklamalarına göre Bakan Pompeo; Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nehyan ile iki ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Söz konusu görüşmelerde, İran’ın bölgedeki istikrarı zedeleyici davranışları ve ABD kuvvetlerinin Hizbullah’ın Irak’taki mevkilerine düzenlediği hava saldırıları tartışıldı.

Pompeo, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Washington’un İran’la mücadele etmek için Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile çalışmaya devam edeceğini vurguladı.

Bakan Pompeo, geçtiğimiz Cuma günü Irak’taki koalisyon güçlerine yönelik saldırıları tartışmak için hem Suudi Veliaht Prensi hem de Abu Dabi Veliaht Prensi ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade etti.

Ortagos, Pompeo’nun Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile koalisyon güçlerine yönelik saldırıları tartıştığını açıkladı. Aynı zamanda “İran rejimi ve vekillerinin istikrar kırıcı bir güç teşkil ettiğine” değinen iki tarafın, bu tehdide karşı koymak için birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurguladıklarını da belirtti.

Söz konusu açıklamaya göre, Pompeo’nun Abu Dabi Veliaht Prensi Nehyan ile gerçekleştirdiği görüşmede iki taraf da Hizbullah Tugayları’nın Irak’taki koalisyon güçlerine yönelik saldırıları konusunda derin endişe duyduğu belirtildi. Aynı zamanda ABD’nin aldığı önlemlerin koalisyon çıkarlarını korumak için defansif, uygun ve haklı bir tepki olduğu konusuna vurgu yapıldı.

İran’a ABD politikası uyarısı

Diğer yandan, Demokrasileri Savunma Vakfı araştırmacısı Tony Badran, İran’ın ABD’nin Tahran politikasında yeni bir yola girdiğinin farkına varmaması ışığında, İran’ın ABD’ye yönelik son tırmanışın büyük bir hata olabileceğine değindi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Badran, Trump’ın bu değişim hakkındaki özet niteliğindeki açıklamalarının üç farklı mesaj taşıdığını belirtti. Tony Badran bu mesajların ise; sorumluluğun direk İran’ın omuzlarında olduğu, ABD Büyükelçiliği’ni koruma sorumluluğunun Irak’a ait olduğu ve ABD’nin sadece kendi çıkarları ve vatandaşları için değil, aynı zamanda müttefikleri için de harekete geçeceği olduğunu ifade etti.

Badran, bu yükselişin ABD kuvvetlerinin varlığını tehlikeye atacağı, bu yüzden de Irak’tan çekilebileceğinden korkulmadığını, çünkü bu çıkışın en büyük kurbanının Irak’ın kendisi olacağını belirtti. Ayrıca Washington’un çekilmesi ve Irak’a yaptırım uygulaması sebebiyle İran’ın da kendisini abluka altına alınmış bulabileceğine değindi.

Bağdat’ın ve ekonomik kurumlarının bu yaptırımlarla yüzleşmeye hazır olup olmadığı ya da İran’dan elektrik enerjisi ve yakıt ithalatına devam etmek için Washington tarafından kendisine verilen muafiyetleri koruma yeteneği, Badran’ın sorguladığı hususlardandı. Basran, yine de ABD kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesi hakkında konuşmanın oldukça erken olduğunu belirtti. Elie Yusuf Washington Şarkulavsat

Yorumlar