Güney Koreden ABDye ziyaret

Rus askeri istihbaratının (GRU) yeni kuşak silahları Systema ve Nooscope!

Черкесское политическое движение продолжает усиливаться. Это сравнительно недавний феномен, последних пары десятилетий.

Նիկոլ Փաշինյանի պատմական այցը. բարձր նոտա Թբիլիսիում

Hasan Ruhani’nin kazanması ne anlama geliyor?

İran 21 Mayıs 2017
383

İran’daki Cumhurbaşkanlığı seçimde, Hasan Ruhani’nin kazanması ne anlama geliyor?
Hasan Ruhani İran’daki Cumhurbaşkanlığı seçimini yüksek oyla kazandı. Ruhani’nin yeniden seçilmesi iki yönden çok önemlidir. Birincisi iktidarda olan Hamaneyi ve onu destekleyen Devrim Muhafızları, ikincisi ise farklı umutlar ve dileklerle sandık başına koşup oy veren kitledir. Siyasi iktidar açısından yapılan bu seçim, her şeyden önce ve kimin seçilmesine bakmaksızın, dünya çapında kendine büyük oranda meşruiyet kazanmak demektir. Başka bir deyişle Hamaneyi ve onun taraftarları, dünyaya bu seçimin sadece iktidarın halkın büyük kesimi tarafından onaylandığı mesajini vermek istedi. Dünyadaki standart ve sağlam demokrasilerde, halkın büyük oranda seçimlere katılması onun siyaset meydanında eğlem yapan partilere güvendiğini göstersede, İran gibi totaliter siseme sahip olan ülkelerde, seçime katılmanın dış görünüşü değil belki arka planda oluşan olaylarının incelenmesi gerekiyor. İran’da siyasi iktidar Şuraye Negahban(yüksek seçim denetimi kurumu) vasıtasıyla aslında halka iki adaydan birini seçme şansı verilmişti(başka dört aday sadee ortamı demokatik göstermek için katılmışlar ve en sonda adaylardan üçü kendi istekleriyle seçimden vaz geçtiler). Seyid İbrahim Reisi aşırı muhafzakarların temsilcisi olarak seçime katılıp sadece dünyayla savaş ve gerilim yapma sloganları atıyordu. Aynı zamanda onun İslami Devrimin ilk yıllarında muhalifleri idam etme dosysıda kamuoyunda tartılışıyodu. İktiar tarafında oluşan böyle bir korkunç ortamda, Ruhani’nin seçimi kazanması çok norml gözükiyordu. Kötü ile çok kötü arasına mecburi olarak seçim yapmak oyunu, iyice ilerleyip uğur kazandı. Hem de Ruhani sözde de olsa ufacık özgürlüklerden ve dünya ile barıştan söz ediyordu. Halkın büyük oranda seçime katılıp Ruhani’ye oy vermesi, Hamaneyi’nin seçim sonucunu manipüle etmesinide önledi. Başka dönemlerle farklı olarak, iktidarın yarattığı korkunç ortam nedeniyle yurt dışında yaşayan ve genelde kendilerini Hamaneyi ile taban tabana zıt gören bir çok vatandaşta İran’ın çeşitli ölkelerde olan elçiliklerine akın edip oy kullandılar. Oy veren kitle tarafından Ruhani’nin seçilmesi en azından Ahmadinejad zamanına geri dönmeden kaldığımız yerden devam edelim ve dünya ile barış içinde yaşayalım demek anlamına gelmektedir. Siyasi iktidar, kitleyi korkutup kandırarak sandık başına yönetip kendine meşruiyet kazandığını düşünmesine ragmen sonunda kaybeden yine de kendisi olacaktır. Çünkü geçerli olarak sandık başında kalabalık yaratsada Batı tarafından yapılan ambargolar nedeniyle karşılaştığı ekonomik sorunları ve büyük orandaki işsizliği çozemeyecektir. Bu sorunların seçim propagandalarıyla çözülemeyeceği çok açıktir ve Ruhan’inin seçimlerde Btıya daha fazla yaklaşma sloganlarına rağmen, Hamaneyi ile muhafazakarlar bu yaklaşmaya izin vermeyecekler. Söz konusu olan bu sorunlar yakın gelecekte siyasi yönetimi daha tehlikeli sorunlara ulaştıracaktır hem de Reisi seçimi kaybettiği için Hamaneyi’nin ölümünden sonar onun yerine geçme şansını da kaybetti. Şü andan itibaren iktidarın dini liderin yerine alternative bulma konusunda yine sıkıntı yaşadığı için, muhafazakarların arasında güç yarışması başlamıştır. Siyasi güç üzerine rekabet ,muhafazakarların ayrışmasına neden olarak en son İktidarı zayıflatacaktır.
Fardin Bayandor​
KAFKASSAM Ortadoğu Çalışmaları Uzmanı
fardin22k@gmail.com
Facebook: Ayaz Sürgün

Yorumlar