Նիկոլ Փաշինյանի անսպասելի հայտարարությունը

“Убийство посла можно рассматривать как обеспокоенность за союз Россия-Израиль-Турция”

ŞİA’nın ve Vehhabiliğin kalesini Sekülerizm yıkacak!

Пентагон намерен отключить командные пункты России

İDLİBDEKİ SON DURUM DEĞERLENDİRİLMESİ

Gündem 21 Şubat 2020
144

Türkiye’nin bekası ve terör devleti kurmak isteyenlerin Suriyedeki son durak noktası olan İdlibdeki son gelişmeler baktığımızda;
Türkiye’ye karşı rejim unsurları ile çatışmaların arkasındaki güçlerin Rusya, İran ve Terör örgütünün açık olarak netlik kazandığı bir süreçin ortaya çıktığını görmekteyiz.
Bölgedeki var olan ülkelerin Fransa dahil olmak üzere Türkiye’ye karşı Kışkırtma politikası ile durumu gerginleştirdiklerini görmekteyiz,
Türkiye’nin İranlı unsurlarlada direk olarak çatıştığı , Rusya ile ise örtülü olarak çatışmaların ortaya çıktığıdır.
Türkiye olarak ulusal güvenlik için gerekli olan bütün tedbirleri almaya yönelik hamlelerindeki kararlı tutumunu devam ettirdiğinin farkına varılması,
İdlib eşittir, Libya demek olduğu bir süreçle güç çekişmelerinin ortaya çıktığı
Rusyanın Serraç hükümetini radikal dinci gruplara destek verdiğini söyleyerek Türkiyenin desteklediği Serraç hükümeti ile beraber radikal dinci grupları İdlibe ve Libya’ya göndererek desteklediği vurgusunu ön plana çıkarmak,
Rusya etkinlik alanlarda ve dışındaki bölgelerde yaptığı çalışmalar ile Türkiyenin savunma lojistik ihtiyaçlarını temin etme yollarını kapatma girişimlerinin hem Balkanlarda, hemde Kafkasyada v.s. alanlarda yapıldığı,
İki ülke arasında düzenli olarak giden ilişkilerde provakasyon yapan ülkelerin hedeflerine ulaştıkları bölge olarak İdlibde sahneye çıktıklarını görmekteyiz
İsrail,ABD,İran ve rejim bu durumdan karlı çıktıkları görülmektedir.

Bilinmesi gereken Türkiyenin bölgede yaptığı üç hareket ile ne kadar kararlı olduğunu hala tam olarak anlaşılmadığıdır.Türkiye İdlibde de gerekli fiili harekatı yapacağını anlamak istemeyenler olduğu görülmektedir.
Suriyedeki gözden kaçan veya hafızalarda yer etmeyen Rusyanın bölgedeki hedeflerinden asla vazgeçmeyeceği noktasıdır.Suriyenin bütünlüğünün korunması ve Esad rejiminin devam etmesi yönünde olduğudur.
ABD ise bölgede çıkarları doğrultusunda direk değil vekil savaşçıları ile hedefine ilerlerken değişken politikalarda ortaya çıkan şeker dağıtan ülke konumunda yol izlemeyi tercih etmektedir.
Rusya ve ABD için esas amaç İsrail’in güvenliğinin sağlanmasına yönelik kendi çıkarları için görünmeyen birlikteliklerine devam etmek olduğu anlaşılmalıdır.
Bölgede etnik unsurlar ile devamlı değişken birliktelik sergileyen terör gruplarının devamlı olarak devam etmesi ve kimlere hizmet ettiklerinin devamlı değişken olması,
Bölge için esas tehdit unsuru olarak görülen DEAŞ ile mücadele bitince Suriye’de ve Irak var olan ülkelerin karşı karşıya geleceği noktası idi.
Bu günkü durum bunu habercisi olara görülürken Türkiye için DEAŞ ve PKK terör örgütleri tehditi devam ettiğini bizden başka kimsenin görmek istememsidir.
Türkiye’nin önceliğinin ;
Terör tehditleri
Göç
İnsanların topraklarından çıkarılması ve demografik yapının değiştirilmesi
Sınır güvenliği
Ekonomik güvenlik
Siyasi güvenlik
Can güvenliği olarak görmektedir.

Türkiye hem Irak hemde Suriyedeki komşularımız olan Rusya ve ABD’nin sınır güveliklerini sağlamadıklarını görmek istemedikleri hedefin Türkiye olduğunu anlamak istemedikleridir.
Diplomasi olarak Türkiyenin artık yeni stratejilere ihtiyacı olduğu ortaya çıkmaktadır.Soğuk savaş dönemi anlayışından çıkılarak ülkeler arasında çıkar menfaat stratejilerini geliştirmesi gerektiğidir.
Rusya ile enerjiden savunma sanayisine kadar bir çok alanda çalışmalar devam ederken ,Suriyede farklı bir alana doğru yol almaya başladığı dönemde,
ABD ile müttefiklik ilişkileri devam ederken bize karşı uyguladığı ambargolar devam etmekte ve önümüzdeki günlerde İran üzerinden de yeni ambargoların geleceği noktası,
Rusyanın bölgede sivilleri hedef alan operasyonları ile vermek istediği izlenim ise ben Suriyenin her tarafında varım demek istediğidir.
ABD yaklaşımı ise İdlib açıklamaları ile destek verirken PKK ile görüşmelerine devam ettiğidir.
Türkiye olarak yeni komşularımız olan Rusya ve ABD
Bölgede Türkiyenin sınır boyunca kontrol alanlarındaki güçünü görmeli ve anlamalı ,
Sığınmacı stratejileri çerçevesinde diplomasi alanında Batıya karşı en etkin şekilde kullanılması zamanı geldiği,
Rusya’nın yumuşak alanlarındaki gücünü gerektiğinde kullanacağını anlayacağı stratejileri sahneye koyması
ABD’nin bölgedeki faaliyetlerine karşı yapılması gereken hem içerideki hem de dışarıdaki hamlelerini kullanması gerekliliğinin ortaya çıkmasıdır.
Bütün bunlara rağmen Türkiye olarak Suriyenin toprak bütünlüğünü savunmaya devam etmeye,

Diplomatik söylemleri ön plana çıkan Batının aslında hiç bir şey yapmak istemediği görmesi ve bilmesidir.
Suriyede ordusu söylemi ie aslında ordusu yok olmuş taşıma ile oluşturulan bir ordu olduğu bu nedenle rejim unsurları olarak karşımıza çıktıklarını bilmemiz,
Suriyede karşımızda olan güçlerin Rusya,İran ve ABD destekli PKK ve diğer terör örgütleri olduğunu bunlarla karşı karşıyaya olduğumuzdur.
Bütün bunlar devam ederken Türkiye elindeki önemli kozlarını kullanmaktan çekinmeyeceğini söylem içine geçmeden göstermeli ve uygulamalıdır.
Ortadoğu için İDLİB,
Büyük oyunların içindeki oyunların oyunu ve en büyük oyun olduğu anlaşılmalıdır.
İDLİB büyük deprem ve yangın süreci demektir.
Dr.Mehmet BOZKUŞ Siyaset Bilimci
[email protected]

Yorumlar