Papalık Masonluk savaşında İngiliz Masonlarının Vatikan karşıtlığı!

Moskova Belediyesi Milletler Evi’nde Türk Müziği Konseri düzenlendi

Rus senatörden Yunanistan tepkisi: Türkiye tatilini seviyoruz

Yayınımız ses getirdi ‘Akın İpek’e Londra’da ev hapsi’

Avrupalılar’ın sevmediği Çakal Karlos’u Türkler neden seviyor?

Gündem 28 Mart 2017
1.114

Zulme başkaldıranı sevmek biz Türklerin en önemli karakteri. O nedenle; Romanın kokuşmuş köleci sitemine isyan eden Spartaküs’ü seviyoruz. Türk illerini işgal eden Çinlilerin sarayını basan Kürşad ve yoldaşlarını seviyoruz. Emevi sultasına başkaldıran Kerbela Şehidi Hazreti Hüseyin’i bir başka seviyoruz. Ortaçağ’ın süper gücü Doğu Roma’yı akınları ile kevgire çeviren Battal Gazi’yi seviyoruz. Halkı köleleştiren toprağı tekelleştiren sistemi yerden yere vuran Şeyh Bedreddin’i seviyoruz. Binlerce masumun kanını döken Hızır Paşaya kafa tutan Pir Sultan Abdal’ı seviyoruz. Zalim Bolu Beyine meydan okuyan Köroğlu’nu seviyoruz. ‘Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini/Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini’ diye feryat eden Hürriyet şairi Namık Kemal’i sevdiğimiz gibi, ‘Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini /Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini’ diyen Mustafa Kemal Paşayı seviyoruz.

Asrın firavununa baş eğmeyen davasından vazgeçmeyen Seyyid Kutub’u seviyoruz. Amerika’da Irkçılık karşıtı faaliyetleri nedeniyle suikasta uğrayan Malcolm X’i Malik El Şahbaz’ı seviyoruz. Avrupa’nın ortasında 1992’de yapılan Boşnak katliamına tüm dünya kör olmuş ve yapılan zulmü görmezden geldiğinde, savaş devam ederken Mostar’ın en hakim tepesi Hun tepesine haç dikilmesi sırasında silahlı çok sayıda Boşnak genç haçı indirmek ister. İçlerinden biri İzzetbegoviç’e ‘İzin ver o haçı başlarına geçirelim’ der. İzzetbegoviç parmağını gökyüzüne doğrultur ve Ay’ı gösterir. Etrafını saran ateşli kalabalığa ‘O hilalden daha yükseğe dikmedikleri sürece sorun yok’ cevabını vererek gençleri sakinleştiren Bilge İnsan Aliya İzzet Begoviçi seviyoruz. Moskof zulmüne direnen Can Azerbaycan’ın kıymetli evladı Ebulfez Elçibey’i seviyoruz.

Hadi tüm bunlarda anlaşılabilir de dünyaca ünlü terörist Çakal Karlos’u neden seviyoruz? Demirel’in üslubuyla “- Va mı bunun izahı?” bence var! Latin Amerikalı Müslümanların en tanınmışlarından Çakal Karlos; karakterimizi, ruh dünyamızı şekillendiren değer kodlarımın yeşil ışık yaktığı bir isim. Ilich Ramirez Sanchez (İliç Ramirez Sançez) veya daha sık kullanılan lakabıyla Çakal Carlos, Venezuela doğumlu eylemci. Birçok yasadışı eylemde yer alan Sanchez, 2007’den günümüze Fransa’da Fleury Merogis Cezaevi’nde tutulmakta. Karlos, 1975 yılında Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) kamplarında eğitilerek İsrail’e karşı savaşmaya başladı. Daha sonraki yıllar İsrail hükümetine karşı verdiği mücadeleyi Batı’nın büyük şehirlerine taşıyan Carlos, İsrail’le ilişkisi olan Birçok banka, dernek, gazete ve elçiliğe bombalı saldırıda bulundu. 1980 yılında dünyanın en çok aranan adamı olarak ilan edilen Carlos, CIA, Mossad, Interpol ve Fransız istihbaratını birçok kez atlattı. Özellikle 1980’li yıllarda yaptığı eylemlerle adını duyuran Ilich Ramirez Sanchez hakkında birçok kitap yazılırken, hayatı da defalarca kez filmlere konu oldu. Türkiye’de ‘Devrimci İslam’ adıyla neşredilmiş bir kitabı olan Çakal Karlos; kendini Müslüman bir devrimci olarak tanımlıyor. Sıkı bir Ak Partili ve İbda/C Hayranı. 1.5 milyarlık İslam Âlemi’nin namaz kılan, oruç tutan ve yazdığı mektupları “Allahuekber” lafzıyla bitiren bir ferdi. (Bkz. http://www.kafkassam.com/malcolm-x-ve-yaser-arafatin-dostu-fidel-castro.html )

Şimdi durup dururken nerden çıktı bu Çakal sevdası? Aktivist devrimci İliç Ramirez Sançez Fransa’da yargılanıyor. İslam dünyası ayağa kalkmalı, Türkiye ayağa kalkmalı, Türkiye ve İslam sevdalısı bu insan için, sivil toplum örgütleri, insan hakları dernekleri, uluslararası af örgütü harekete geçirilmeli. Eğer Carlos teröristse, İslam Coğrafyasını kan gölüne çeviren, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Sudan’da, Libya’da, Doğu Türkistan’da, Myanmar’da, masum insanları katleden, yaşam alanlarını talan eden, küresel şer odaklarının lejyonerleri barış havarisi mi? Paris savcısı, La Sante hapishanesinde Salim Muhammed NURİ adıyla, ‘Mahkum 872686/X’ damgasıyla tutuklu bulunan, “Çakal Carlos” lakabıyla bilinen Venezuelalı İlich Ramirez Sanchez’in 43 yıl önce Paris’te bir mağazaya düzenlediği saldırıyla ilgili ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasını talep ediyor. Duruşmaların ardından son mütalaasını veren savcı Rémi Crosson du Cormier, “Soruşturma sonucunda elimizdeki bütün bulgular Sanchez’in suçlu olduğunu gösteriyor. Ben onun saldırının baş sorumlusu olduğunu düşünüyorum ve ömür boyu hapse mahkûm olmasını talep ediyorum.” diyor. Sanchez, 2011 yılında da 1982-1983 yıllarında Fransa’da 11 kişinin ölümüne ve 140’tan fazla kişinin yaralanmasına neden olan 4 saldırıyı azmettirmekten suçlu bulunarak bir ömür boyu hapis cezası daha almıştı. (Bkz. http://tr.euronews.com/2017/03/27/paris-savcisi-cakal-carlos-icin-omur-boyu-hapis-cezasi-istedi )

Türkler Çakal Karlos’u, heykelini yapacak ve ona şiir kitabı yazacak kadar seviyor. Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Kurucu Başkanı, Şair ve Heykeltraş Dr. Ümit Yaşar Işıkhan 2014 yılının Haziran ayında Venezuella Devrim Müzesi’nde sergilenmek üzere yaptığı Çakal Carlos 16 kilogram ağırlığında heykelini yaptı. Ayrıca dünyanın okunabilir en küçük şiir kitabını ona ithaf etti. (Bkz. http://www.sondakika.com/haber/haber-aktivist-isikhan-kitabini-cakal-karlos-a-adadi-3554278/) Avrupa yeraltı dünyasının babası olduğu suçlamasıyla İngiltere ve Fransa’da 4 kez tutuklanıp 15 yılını demir parmaklıklar arkasında geçiren yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Nurettin Güven, cezaevinde birlikte namaz kıldığı, parasını paylaştığı Carlos’un serbest bırakılması için kampanya başlattı. Carlos’un PKK terörüne karşı olduğunu açıkladı. (Bkz. http://www.sondakika.com/haber/haber-1-nurettin-guven-cakal-carlos-ile-telefonda-5260943/ )

Geçtiğimiz yıllarda Beyoğlu’ndaki Fransa Başkonsolosluğu önünde eylem yapan gruplar, “Mirzabeyoğlu ve Carlos için özgürlük” yazılı dövizler taşıdı. Aralarında çocuklarında yer aldığı grup, “Carlos’a özgürlük, Mirzabeyoğlu’na özgürlük” sloganları attı, İBDA-C örgütünün işaretini yaptı. İstanbul Barosu avukatlarından Hasan Ölçer, Çakal Carlos’ olarak bilinen İlich Ramirez Sanchez’in avukatı olduğunu söylediği basın açıklamasında, ” Fransa Devleti, Carlos’tan, ailesinden ve tüm dünya insanından özür dilmeli. Bu saldırı emrini verenler başta olmak üzere, işkenceyi fiilen gerçekleştiren şahısların cezalandırılmasını en kısa sürede sağlamalıdır” demişti. (Bkz. http://www.sondakika.com/haber/haber-fransa-baskonsoloslugu-onunde-ibda-c-isaretleri-2528332/ ) İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu’nun yanı sıra Çakal Carlos, İlıch Ramirez Sanchez’in de avukatı Hasan Ölçer Koza Grubu’na atanan kayyum atanmıştı. (Bkz. http://www.sondakika.com/haber/haber-cakal-carlos-un-avukatini-koza-ya-kayyum-7819921 )

Ta ki Sovyetler dağılana kadar, dünyanın isim yapmış ünlü‚ ‘istihbarat teşkilatları‘ bile Carlos’un kimliğini ortaya çıkaramamışlardı, bir tek fotoğrafı olsun, ellerinde yoktu. Avrupa’nın korkulu rüyası, devrimci Müslüman İliç Ramirez Sançez’, en son gelip Sudan’a yerleşmişti. Sudan’ın -kendi sahasında- en büyük partisinin (Millî Ümmet Partisi) milliyetçi sufi lideri (eski başbakanlardan) Sadık el-Mehdî tarafından Fransızlara teslim edilen, Filistin davasına verdiği destekten dolayı İlich Ramirez Sanchez’i seven, kurtulması için dua eden yüzbinlerce Türk var. Eğer Karlos ve arkadaşları ortadan kaldırılmasaydı, Bosna’da Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı olur muydu? Avrupalı sömürgeciler, ellerini kollarını salaya sallaya bu coğrafyada cirit atabilir miydi? Carlos; Avrupa Birliği krallarından, karanlığın lordlarından Akdeniz’de ölüme terkedilen bebeklerin hesabını sormaz mıydı? Avrupa’nın onu neden sevmediği daha iyi anlaşılıyor değil mi? Türklerin neden sevdiği anlaşılıyor mu?

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar