ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi David Satterfield kim?

İsrail’in eski bakanı İran ajanı suçuyla yakalandı

Çin’in Türkiye, ABD’nin Rusya sevdası

Քրիստինե Ասատրյան. «Հասկացել եմ, որ լեգիտիմ կառավարության մաս լինելը խնդիր չէ»

Avrupa Birliği mezarını kazıyor!

Gündem 17 Kasım 2016
1.038

Avrupa Birliği güvenlik şemsiyesi Nato/North Atlantic Treaty Organization/Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün en büyük partneri ABD’nin ayrılma korkusuyla yüzleştiği dönemde, Varşova Paktı’nın varisi Rusya tarafından kuşatılma sendromu yaşıyor. AB üyesi Bulgaristan’da 1989’da komünizmin yıkılmasından bu yana düzenlenen 5. cumhurbaşkanlığı seçiminde Rusya yanlısı, asker kökenli aday Rumen Radev, hükümetin desteklediği adaya büyük fark attı. Bulgaristan’ın yeni cumhurbaşkanı eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli General Rumen Radev oldu. Sosyalistlerin desteklediği 53 yaşındaki Radev, Rusya yanlısı bir isim olarak biliniyor. Başbakan Boyko Borisov, lideri olduğu partinin cumhurbaşkanı adayının seçimi kaybetmesi üzerine hükümetin istifasını parlamentoya sundu. (Bkz. http://tr.euronews.com/2016/11/14/bulgaristan-a-eski-jet-pilotu-rusya-yanlisi-yeni-cumhurbaskani )

Avrupa’nın siyasi açıdan en istikrarsız ülkesi olarak kabul edilen Moldova, yıllardan beri, Batı yanlıları ile Rusya yanlıları arasındaki yoğun siyasi mücadelenin yaşandığı bir ülke. Moldova’da cumhurbaşkanlığı seçimini Batı yanlısı eski Eğitim Bakanı Maya Sandu kaybetti. Rusya yanlısı Sosyalist lider İgor Dodon kazandı. Rusya yanlısı tutumu ile bilinen, hükümet karşıtı eylemleri organize eden Sosyalist Parti Başkanı Dodon, cumhurbaşkanlığı yarışında seçim propagandası olarak Slavyan değerlerini koruma, Moskova ile ilişkileri normalleştirme ve Moldova ekonomisine nefes aldırma sözü vermişti. Moldova’nın AB entegrasyonu yerine, Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Ermenistan’ın üye olduğu Gümrük Birliğine üye olacağını söylemişti. (Bkz. http://www.abhaber.com/moldova-ve-bulgarsstanda-secimleri-rusya-yanlilari-kazandi/ )

Moldova ve Bulgaristan’da yapılan devlet başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları doğrultusunda, Rusya’nın Doğu Avrupa’daki nüfuzunu artıracağı belirtildi. Seçilen her iki lider de Rusya ile dayanışma içinde olma ve ilişkileri yeniden canlandırma niyetini tekrar tekrar dile getirdiği için Rusya, Doğu Avrupa’daki nüfuzunu artırabilir. Seçimlerle birlikte AB’deki giderek büyüyen çatlaklar, Orta ve Doğu Avrupa’nın yeniden şekillendirilmesine neden oluyor. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/columnists/201611141025799437-bugaristan-moldova-rusya/ )
Korkunun ecele faydası yok ve şimdi sıra Almanya’da. Zaten Doğu Alman ekolünden gelen Merkel Almanya’yı, Rusya’ya yaklaştıran politikaların mimarıydı. Doğrusu Almanya gizli servislerinin, Rusya Federasyonu’nun Almanya’da başbakan seçimlerini etkilemeye çalışacağına ilişkin ön koşulların oluştuğundan söz etmesini garipsedim diyebilirim. Nitekim Almanya Federal Haber Alma Servisi (Bundesnachrichtendienst-BND) Başkanı Hans-Georg Maassen, Almaya yönetiminin Rusya Federasyonu’nun 2017 yılında Almanya Başbakanı seçimleri başta olmak üzere Almanya’nın içişlerine karışabilme tehlikesinden dolayı endişe duyduğunu bildiriyor. Beyefendiye günaydın demeli! Alman istihbaratının Başkanı Hans-Georg Maassen, “Bu önümüzdeki yıl gerçekleşebilir. Bundan hayli endişe duyuyoruz. Rusya’nın kamuoyunu ve karar alma süreçlerini etkilemeyi amaçlayan hibrid eylemler çerçevesinde hareket edeceğine ilişkin tahminlerimiz var” diyerek, Rusya’nın Moldova ve Bulgaristan seçimlerinden sonra Almanya’daki seçimlere müdahale edebileceğini belirtti. (Bkz. http://qha.com.ua/tr/siyaset/almanya-rusya-nin-secimlere-mudahalesinden-endiseleniyor/150440/)
Durum böyleyken Avrupa Birliği işi gücü bıraktı Türkiye’ye diş geçirmeye çalışıyor. Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında Türkiye tartışmalarının ardından Avrupa’nın iki dinamo ülkesi Almanya ve Fransa’da Türkiye’nin AB üyeliği tartışmaları devam ediyor. Türkiye ise Avrupa Birliği’ne ayrılıkçı Kürt hareketine destek verdikleri gerekçesiyle tepki gösteriyor. Bu nedenle Avrupa Parlamentosu AP’nin yaptığı açıklamaya göre, Elmar Brok ve Kati Piri’nin Ankara ziyareti, Türk yetkililerin görüşmelerin formatı üzerinde anlaşmazlık nedeniyle ertelendi.
İtalyanların; diğer kurucu AB üyesi ülkelere göre Türkiye ile ilgili daha sağduyulu olduğu söylenebilir. İtalya’nın La Sapienze Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Dr. Fabio Grassi, AB’nin, 10 yıldır Türkiye’yi dolandırdığını, oyaladığını ileri sürüyor ve AB, bir an önce Türkiye’ye karşı ciddi ve sağlıklı bir tavır almak zorunda. Özellikle darbeden sonra Türkiye ile AB arasında ilişkiler çok kötü durumda ama AB ve Türkiye’nin bir çıkış yolu bulması gerektiğini belirtiyor. İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, Türkiye’nin vize serbestisi için belirlenen şartları yerine getirmesinin çok zor göründüğünü söyledi. Gentiloni, idam cezasının geri getirilmesi halinde Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinin otomatik olarak duracağını da belirtti. Üyelik müzakerelerinin yolunun tıkanmasında Türkiye kadar AB’nin de hatalı olduğuna da dikkat çeken Gentiloni, “Bugün Türkiye ve AB arasındaki diyalog yolu, daha çok yokuş halini almış durumda. Bunda, Ankara’daki yetkililerin yanı sıra Avrupalı yetkililerin de sorumluluğunu unutmamak gerek, yoksa haksızlık olur” dedi. (Bkz. http://www.abhaber.com/53129-2/ )
Avrupa Birliği’nin akıl tutulması yaşadığı kesin. Kesin olan başka bir şey daha var! Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş. Onların ki de o hesap. İşi garantiye almak için hem cami duvarına işiyorlar hem de mezarlarını kendileri kazıyor. Avrupa’daki Türk vatandaşlarından etkilenip Arabesk dinlemeye alıştılarsa inanın hiç şüpheniz olmasın, Abdullah Yüce’den “Ölürsem Kabrime Gelme İstemem” şarkısını istekte bile bulunabilirler. Durumları o kadar vahim yani.
Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar