YAKUPHAN OKUT: Ortadoğu’da Yeni Denklem: Türkiye’nin Ağırlığı Artıyor

Ortadoğu’da bugün yaşanan gelişmeleri yalnızca İsrail-İran gerilimi, Suriye’nin yeniden yapılanması ya da Irak’taki güvenlik dengeleri üzerinden okumak artık yetersiz kalıyor. Çünkü son gelişmelerin ortak bir noktası var: Türkiye’nin bölgedeki askeri, siyasi ve diplomatik ağırlığı artık diğer aktörlerin hesaplarını doğrudan etkiliyor.
Bunun en çarpıcı göstergesi Suriye’nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’ne yönelik İsrail saldırısı. İsrail, 18 Ağustos’ta üsse sekiz hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından Tel Aviv’den gelen açıklamalarda, Suriye’nin Türkiye’nin bölgedeki askerî varlığını genişletmesine izin vermesinin İsrail açısından güvenlik tehdidi oluşturduğu mesajı verildi.
Buradaki kritik nokta saldırının kendisinden çok nedenidir.
İsrail artık Suriye’deki gelişmeleri yalnızca Şam yönetimi üzerinden okumuyor; Türkiye’nin Suriye’de oluşturabileceği askerî kapasiteyi de hesaba katıyor. Başka bir ifadeyle Ankara’nın Suriye’deki varlığı, Tel Aviv’in askerî planlamasında doğrudan bir parametre haline gelmiş durumda.
Bu, Türkiye açısından son derece önemli bir stratejik değişimdir.
Suriye’nin yeniden inşası, sınır güvenliği, askerî üslerin geleceği ve Şam yönetiminin egemenlik kapasitesi tartışılırken Ankara’nın sahadaki etkisi arttıkça, İsrail’in hareket alanı da doğal olarak yeniden hesaplanıyor.
Üstelik mesele yalnızca Suriye ile sınırlı değil.
Bugün İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Bağdat ziyareti de bölgesel güçlerin Irak üzerinden yeni güvenlik hatları kurmaya çalıştığını gösteriyor. Görüşmelerde sınır güvenliği, bölgesel istikrar ve İran-Irak ilişkilerinin güçlendirilmesi öne çıkıyor.
Tam bu noktada Türkiye’nin Irak’taki konumu önem kazanıyor. Ankara açısından Irak yalnızca güney sınırındaki bir komşu değildir; enerji, ticaret, güvenlik, Türkmen meselesi ve terörle mücadele başlıklarının kesiştiği stratejik bir ülkedir.
İran’ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden ABD ile yaşadığı kriz ise denklemi daha da büyütüyor. Hürmüz’deki belirsizlik petrol fiyatlarını yukarı iterken dünya enerji piyasaları yeni risklerle karşı karşıya.
Bu ortamda Türkiye’nin jeopolitik değeri artıyor.
Çünkü Türkiye; Karadeniz, Kafkasya, Irak, Suriye, Doğu Akdeniz ve Avrupa arasında bağlantı sağlayan bir ülke konumunda. Ortadoğu’daki enerji ve ticaret yolları ne kadar riskli hale gelirse, Türkiye üzerinden geçen alternatif güzergâhların önemi de o kadar artıyor.
Suriye’deki nükleer materyal gelişmesi de ayrıca dikkat çekici. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın Suriye’de daha önce açıklanmamış nükleer tesislere erişmesi, Şam’ın geçmişten kalan dosyaları uluslararası denetime açtığını gösteriyor.
Bütün bu gelişmeler birlikte okunduğunda karşımıza yeni bir Ortadoğu çıkıyor.
Türkiye artık yalnızca gelişmeleri takip eden bir ülke değil; gelişmelerin yönünü hesaba katmak zorunda bıraktığı ülkelerden biri.
Önümüzdeki dönemde özellikle üç gelişme belirleyici olabilir.
Birincisi, Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığının hangi çerçevede kalıcılaşacağı. İkincisi, İsrail ile Türkiye arasında Suriye merkezli güvenlik rekabetinin diplomatik kanallarla yönetilip yönetilemeyeceği. Üçüncüsü ise İran-Irak hattındaki gelişmelerin Türkiye’nin Irak ve enerji politikalarına nasıl yansıyacağı.
Şimdilik kesin olan şu: Ortadoğu’da güç dengesi yeniden kuruluyor.
Ve bu yeni dengede Türkiye’nin adı artık masanın kenarında değil, masanın merkezinde yazılıyor.
Asıl soru ise Türkiye’nin yükselen bu ağırlığını ne kadar süreyle askerî güç, diplomasi, ekonomi ve enerji politikalarını aynı stratejik hedef doğrultusunda birleştirerek sürdürebileceği.
Çünkü Ortadoğu’da önümüzdeki dönemin kazananı yalnızca en güçlü orduya sahip olan değil; aynı anda en fazla aktörle konuşabilen ve en fazla güzergâhı kontrol edebilen ülke olacak.
Türkiye’nin avantajı tam da burada başlıyor.

YAKUPHAN OKUT

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.