YAKUPHAN OKUT: Hile oyun kazandırsa da kaderi değiştiremez.

Ortadoğu’da artık tek tek saldırıları, açıklamaları ve cepheleri birbirinden bağımsız okumak giderek zorlaşıyor. Çünkü bölgede yaşanan şey, klasik anlamda bir savaşın çok ötesine geçmiş durumda. Bu, aynı zamanda bir misilleme savaşı.
Bir taraf vuruyor, diğer taraf karşılık veriyor. Ancak misillemenin hedefi yalnızca saldırıyı yapan tarafın askeri unsurları değil; onun ekonomik damarları, enerji hatları, lojistik merkezleri ve stratejik geçiş noktaları oluyor.
Bugün ortaya çıkan tablo bunun çarpıcı bir örneği.
Hürmüz Boğazı’nda bir geminin vurulduğuna ilişkin yeni haberler gelirken, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattını kapatması, Yemen’de Husilerin Bab el-Mendeb çevresindeki ilerleyişi ve Irak topraklarından geldiği belirtilen saldırılar aynı zaman diliminde karşımıza çıkıyor. Reuters’ın aktardığına göre Suudi petrol hattına yönelik saldırının ardından Riyad,hattı tedbir amacıyla kapattı; Irak da saldırının kendi topraklarından geldiğinin ortaya çıkmasının ardından bir askeri komutanı görevden aldı.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bu olayların tamamının tek merkezden yönetildiğini söylemek için henüz yeterli kanıt yok. Fakat sonuçlarına baktığımızda birbirlerini tamamlayan bir stratejik tablo görüyoruz.
Hürmüz, Körfez’in dünyaya açılan kapısı.
Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı hattı ise Hürmüz’ü aşmak için kullanılan alternatiflerden biri.
Bab el-Mendeb ise Kızıldeniz’in giriş kapısı.
Dolayısıyla bu üç noktadaki baskı aynı anda arttığında mesele yalnızca İran, Suudi Arabistan, Yemen veya Amerika’nın meselesi olmaktan çıkıyor. Dünya enerji piyasasının meselesine dönüşüyor. Nitekim petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması da bu endişenin piyasadaki karşılığını gösteriyor.
Bence bu savaşın en belirgin özelliği de burada ortaya çıkıyor.
Taraflar ellerindeki hiçbir enstrümanı kullanmaktan çekinmiyor.
İran, Hürmüz üzerindeki stratejik konumunu bir baskı aracına dönüştürüyor. İran’la bağlantılı gruplar olduğu belirtilen milisler Irak üzerinden Suudi enerji altyapısını hedef alıyor. Yemen’deki Husiler ise Bab el-Mendeb’i baskı altına alarak savaşın coğrafyasını deniz yollarına taşıyor. Buna karşılık ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları da çatışmanın başlangıçtaki sınırlarını çoktan aşmış durumda.
Bu nedenle bugün yaşananları yalnızca “İran saldırdı, karşı taraf cevap verdi” şeklinde okumak eksik kalır.
Bu bir misillemeler zinciri.
Her misilleme bir öncekinden daha stratejik bir hedef seçiyor. Askeri üsler yetmiyor; petrol boru hatları, gemiler, limanlar ve boğazlar devreye giriyor.
Çünkü modern savaşlarda bazen bir ülkeyi yenmek için ordusunu yenmeniz gerekmez. O ülkenin nefes aldığı ekonomik ve lojistik damarları kesmeniz yeterlidir.
Fakat burada bütün tarafların gözden kaçırdığı bir gerçek var.
Bir savaşta taktik başarı, stratejik zafer anlamına gelmez.
Bir petrol hattını kapatabilirsiniz. Bir gemiyi vurabilirsiniz. Bir boğazı kontrol altına alabilirsiniz. Rakibinizin ekonomisini sarsabilirsiniz. Hatta bir süreliğine masadaki dengeleri kendi lehinize çevirebilirsiniz.
Ama savaşın sonunda ortaya çıkan enkaz, kazananın da kaybıdır.
Ortadoğu bugün tam olarak böyle bir eşikte duruyor.
Taraflar birbirlerinin hamlelerini boşa çıkarmaya çalışırken aslında bütün bölgenin güvenlik mimarisini daha kırılgan hâle getiriyor. Ve her yeni misilleme, bir sonraki misillemenin gerekçesini hazırlıyor.
Bu döngü kırılmadığı sürece Hürmüz’ün, Bab el-Mendeb’in veya herhangi bir petrol boru hattının güvenliği tek başına kalıcı çözüm olmayacak.
Çünkü savaşın en tehlikeli tarafı, tarafların artık yalnızca birbirleriyle değil, kendi yarattıkları sonuçlarla da mücadele etmek zorunda kalmalarıdır.
Ve tarih bize defalarca gösterdi:
Hile oyun kazandırsa da kaderi değiştiremez.

YAKUPHAN OKUT

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.