Vahram Atanesyan: Putin, “Omsk bir cephe şehridir” söylemini boşa çıkarmaya mı çalışıyor?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün 1934 yılında kurulan ve Sovyetler Birliği döneminden bu yana ülkenin en önemli savunma sanayi tesislerinden biri olan İrkutsk Havacılık Fabrikası’nı ziyaret etti. II. Dünya Savaşı sırasında cepheye 2 binden fazla savaş uçağı üreten fabrikada incelemelerde bulunan Putin, yeni nesil MC-21 uçaklarının üretim süreci hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında kendisine Rostec Devlet Şirketi Genel Müdürü Sergey Çemezov eşlik etti.

Bu ziyaret, yalnızca savunma sanayisini incelemeye yönelik teknik bir program olarak değil, aynı zamanda yaklaşan seçimler öncesinde “cephe ile arka cephenin birlikteliği” mesajını vermeyi amaçlayan sembolik bir siyasi gösteri olarak da değerlendiriliyor. Rusya’da 18-20 Eylül tarihlerinde yapılacak Devlet Duması seçimleri öncesinde kamuoyu yoklamaları, Vladimir Putin’e verilen desteğin yüzde 71’den yüzde 66’ya gerilediğini gösterirken, iktidardaki Birleşik Rusya Partisi’nin toplumdaki güven oranının ise yaklaşık yüzde 31 seviyesinde kaldığı belirtiliyor.

Bu gelişmelerin hemen ardından Kazakistan Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Vladimir Putin’in daveti üzerine Omsk’a gideceğini ve burada Rusya-Kazakistan Bölgelerarası İş Birliği Forumu’na katılacağını duyurdu. Zirvenin Omsk’ta düzenlenmesi, hem iç kamuoyuna hem de dış dünyaya verilmek istenen siyasi mesaj açısından dikkat çekici bir tercih olarak değerlendiriliyor.

Hatırlanacağı üzere, 6 Temmuz’da Rusya’nın en büyük petrol rafinerisi olan Omsk Rafinerisi Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırısına uğramış ve faaliyetlerini geçici olarak durdurmak zorunda kalmıştı. Bu nedenle Omsk’un uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapması, Moskova’nın güvenlik ve istikrar mesajı verme çabası olarak yorumlanıyor.

Diğer taraftan, geçtiğimiz hafta Novorossiysk’teki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) terminaline yönelik saldırı da dikkat çekmişti. CPC, Kazakistan’ın petrol ihracatının en kritik güzergâhı olarak görülüyor. Saldırının ardından Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’nın Ukrayna’yı sert ifadelerle eleştirmesi, Putin-Tokayev görüşmesine yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda önemli bir siyasi boyut da kazandırdı.

Kazak siyaset uzmanı Nusupbayev ise, İlham Aliyev’in Şuşa’da düzenlenen Küresel Medya Forumu’nda Rusya’ya yönelik sert açıklamalarını hatırlatarak, Tokayev’in benzer bir tutum sergilemesinin kolay olmadığını belirtti. Nusupbayev’e göre bunun temel nedeni, Kazakistan’ın yaklaşık 7.500 kilometrelik Rusya sınırına sahip olması ve petrol ihracatının büyük ölçüde Rusya üzerinden gerçekleştiriliyor olmasıdır. Bu nedenle Astana’nın Moskova ile ilişkilerinde daha dengeli ve temkinli bir politika izlemek zorunda olduğu değerlendiriliyor.

Öte yandan Tengrinews’in aktardığı bilgilere göre, Omsk’taki zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri, İrtiş Nehri’nden başlayarak Kazakistan üzerinden Çin’e uzanacak yeni bir su iletim hattı projesi olacak. Bu proje, Kazakistan’ın yalnızca Orta Asya’nın değil, aynı zamanda Rusya ile Çin arasındaki stratejik bağlantının da merkezinde yer aldığını gösteriyor.

Kazakistan ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı’nın en etkili üyelerinden biri olmasının yanı sıra Hazar kıyıdaş ülkeleri arasında da önemli bir konuma sahip bulunuyor. Cumhurbaşkanı Tokayev’in G20 Zirvesi’ne davet edilmiş olması da Astana’nın uluslararası alandaki artan diplomatik ağırlığını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, Putin’in Tokayev ile gerçekleştireceği görüşmeden Rusya’nın özellikle lojistik güvenlik, enerji hatlarının korunması ve stratejik arka alanın istikrarı konusunda ne ölçüde güvence elde edeceği önümüzdeki süreçte netleşecektir. Ancak siyasi açıdan bakıldığında, Moskova ile Astana arasındaki üst düzey diyaloğun kesintisiz sürdürülmesi Rusya açısından başlı başına stratejik bir kazanım niteliği taşımaktadır. Bu nedenle Omsk’ta gerçekleştirilecek zirvenin, Ukrayna savaşı sonrasında ortaya çıkan **”Omsk artık cephe gerisinde güvenli bir şehir değil”** algısını kırmayı ve kentin yeniden Rusya’nın güvenli stratejik arka bölgesi olduğu mesajını vermeyi amaçladığı değerlendirilmektedir.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.