Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Türklere ham çökelek kendilerine ham petrol!

Gündem 27 Mayıs 2016
1.958

Türklere ham çökelek kendilerine ham petrol!
ömür
2015’te Petrolün ucuzlamaya devam etmesi üreticiyi üzerken, konjonktürü canlandırıcı etkisi hükümetleri ve tüketiciyi sevindiriyordu. Çokbilmiş uzmanlar 2016 yılında varil fiyatında önemli değişiklik beklemediklerini yazıp çizdiler. Hatta işyerinde ekonomiden az çok anladığı emlak yatırımlarından anlaşılan bir çalışma arkadaşımız 2016’da petrol fiyatlarının 15 doların altına ineceği iddiasındaydı. Ben de Petrol savaşlarının tarihsel arka planına dair kadim bilgilerimden dolayı 35 dolardan aşağıya inmesinin mümkün olmadığını söylediğimde, “Halep oradaysa arşın burada” diyerek yılsonundaki ortalama fiyatın hangimizi haklı çıkaracağını beklemeye başladık. Şimdilik petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar beni destekliyor.
Düşmesi beklenen ham petrol fiyatları neden yükseldi? Petrol borsasını belirleyici güçte olduğuna inanan ABD; ham petrol fiyatlarının düşmesini kendi ekonomik çıkarları ve dünya egemenliği açısından gerekli görüyordu. Deliler gibi petrol stoklayan ABD ve petrol üreticisi olmayan Avrupa ülkeleri, endüstrilerinin ihtiyacı olan petrolü en ucuz şekilde temin etmenin keyfini sürmek derdindeydi. Düşük fiyatlı petrol, Rusya ve İran gibi ülkelerin ekonomilerinin mevcut krizi atlatamamalarının bir etkeniydi. Bu statükonun devamı için her türlü yöntemi denediler. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarını bazen Demokles’in gibi bazen de bir tetikçi gibi kullandılar.

Bu kapsamda Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody`s, petrol üreticisi ülkelerden Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman’ın kredi notunu aşağı çekti. Amaç ekonomik itibarlarını sıfırlayarak kendi sistemlerinin dışına çıkmalarının bedelinin ne olabileceğini hatırlatmaktı. Yetmedi piyasaya ABD’deki kaya petrolü üretiminin artmasının ham petrol fiyatlarının düşmesinin önemli rol oynayacağı propagandasını pompaladılar. Ayrıca kontrolleri altındaki medya kuruluşlarında dış politik spekülatif analizlere yer verdirerek petrol fiyatlarının düşmesini sağlayama çalıştılar. İran ve Suudi Arabistan gibi iki önemli OPEC üyesi arasındaki gerginlik nedeniyle dünya piyasasındaki petrol arzının düşüşe geçeceği veya Çin sanayi sektörünün yavaşlamasının borsalarda yol açtığı değer kaybının petrol fiyatının artmasını önleyeceğini servis ettiler.

Yetmedi IŞİD’in petrol satışlarından günde 2 milyon dolar kazandığını bahane ederek IŞİD denetimi altındaki petrol tesislerine ve boru hatlarına saldırdı. Obama yönetimi, IŞİD’in Ortadoğu’daki bazı kollarını küresel terör örgütü olarak tanımlama kararı aldı. Amerika Dışişleri Bakanlığı, Yemen, Suudi Arabistan ve Libya’daki el Kaide bağlantılı İslamcı gruplara yaptırım uygulamaya başladı. Buna el Kaide’yle doğrudan bağlantısı olan el Nusra Cephesi de dahil. “Tilkinin on türküsü var dokuzu tavuk üstüne” derler ya Amerika’nınki de o hesap! ABD bu politikasında oldukça başarılıydı. Ham petrol arzının artması petrol fiyatlarına yansıyor ve Rusya gibi petrol üretici ülkeler planladıkları geliri elde edemediğinden ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz derinleşiyordu.

Suudi Arabistan’ın arzı artırmasıyla Petrol fiyatı, 2016’nın ilk haftalarında son 12 yılın en düşük seviyesine inmiş, Ham petrol fiyatı 2016 yılının ilk ayında 30 doların altına kadar düşmüştü. Dünyanın ikinci en büyük petrol kaynaklarını barındıran Suudi Arabistan dünya piyasasını adeta petrole boğuyordu. Ancak hesap etmedikleri bir şey oldu. ABD’de, New York kentinde, Manhattan’ın güneyinde, ülkenin önde gelen bazı finans kuruluşlarının toplandığı sokakta Wall Street’teki hesap petrol piyasasına uymadı. Çünkü Suudi Arabistan ham petrol arzını önce hidrolik kırmayı yani ABD patentli kaya petrolünü alt etmek için arttırmıştı. Suudi Arabistan Kralı Selman petrolü silah gibi kullanmayı düşünmeyen petrol bakanını değiştirmekten kaçınmadı.

ABD Suudi Arabistan’ın restini gördü karşı atakta gecikmedi. ABD Kongresi’nin, 11 Eylül 2001’deki saldırılarda ölenlerin ailelerine, Suudi Arabistan’a tazminat davası açma hakkı tanıyan yasayı onaylaması iki ülke arasında tartışmaları alevlendirdi. Yasanın geçmemesi konusunda ABD’yi sert bir dille uyaran Suud Kralı Selman, daha önce ABD’deki varlıklarını bu ülkeden çekebilecekleri yönünde tehditler savurmuştu. 11 Eylül saldırılarından sonra kurulan komisyonun 28 sayfalık gizli raporu, hâlâ kamuoyuna açıklanmasa da, saldırılarda Suudi yetkililerin parmağı olduğuna ilişkin ABD basınında çok sayıda haber yayımlandı. Suudi Arabistan, ABD Kongresi’ne sunulan ve 11 Eylül saldırılarından sorumlu tutulduğu yasa tasarısının kabul edilmesi halinde Amerika’da sahip olduğu 750 milyar dolarlık varlığı satacağı tehdidinde bulundu.

ABD’nin atraksiyonlarına Rusya teslim olmadı. Rusya, zengin doğal kaynakları için kıyıdaş devletlerin paylaşım mücadelesine hazırlandığı Arktik bölgesindeki varlığını güçlendirmek için yeni bir adım attı. Kuzey Buz Denizi üzerinden Avrupa’ya petrol sevkiyatını sağlayacak terminal projesine start verildi. Rus enerji şirketi Gazprom’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aleksander Medvedev, Avrupa’da doğalgaz fiyatlarının bu yıl bin metreküpte ortalama 167-171 dolar bandında seyretmesini beklediklerini belirtti.
Gelelim Artışın ana sebebi ise arzdaki dalgalanma. Kanada’daki büyük yangın, Libya ve Nijerya’daki iç karışıklıklar nedeniyle petrolün arzında kesintiye gidildi. OPEC ve Rusya arasında petrol üretim miktarının dondurulması görüşmelerinin de fiyat artışı yönünde etkisi olduğuna dikkat çekiliyor. Petrol fiyatlarındaki artıştaki bir diğer gelişme de, Nijerya’daki militan grupların petrol boru hatlarının faaliyetlerini sınırlaması oldu. Artışta etkisi olduğu düşünülen son faktör de, Çin, Hindistan ve Rusya gibi büyük ekonomilerde talebin beklenenden daha yüksek olması.

Amerika Birleşik Devletleri’nde petrol stoklarının beklenenden daha fazla azaldığının açıklanmasından sonra ham petrolün varil fiyatı son yedi ayın en yükseğine çıktı. Ham petrol fiyatındaki artışta, Kanada’da petrol üretim merkezlerinin civarını da etkisini alan yangın yüzünden arz miktarının etkilenmesi de belirleyici oldu. Küresel piyasalarda dolar endeksindeki düşüş eğilimine paralel şekilde petrol fiyatlarının yükselişini sürdürebileceği belirtiliyor. Brent petrolün varil fiyatı, 50,22 dolar ile yaklaşık 7 ayın en yüksek seviyesini gördü.
Analistler, son iki gündür küresel piyasalarda etkili olan pozitif hava ve dolar endeksindeki düşüş eğilimiyle birlikte Brent petrolün yukarı yönlü hareketini sürdürdüğünü belirtiyor. Petrol ihracatının yüksek kâr beklentisine yol açması yatırımcıyı petrol ihracatçısı ülkelerin borsalarına cezp etti. Moskova borsası puanını yüzde 1,5 oranında arttırırken Ruble de Euro karşısında son beş ayın en yüksek kuruna ulaştı. Petrolcülük şirketleri BP, Shell, Total, OMV ve Eni’nin hisse senetleri yüzde 3,1’e varan oranda değer kazandı. Türklere ham çökelek yedirmeyi düşünen Amerika ve diğer küresel odaklar, ham petrolde istedikleri sonuca ulaşamadılar. Bana kalırsa Türkiye’nin bu işte parmağı var! Arkadaşa gelince o şimdiden yeni duruma çoktan adapta olmuştur.
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar