Shahin Ceferli: Trump’ın temsilcileri Kushner–Witkoff ikilisi ilk kez Ukrayna’yı ziyaret etti

Trump’ın temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff, ilk kez Ukrayna’yı ziyaret etti.

Konfora ve hedonist yaşam tarzına alışkın, “canı kıymetli” bu diplomat olmayan kapitalistlerin trenle Kiev’e gelmesi, Trump’ın savaşı sona erdirme konusunda kararlı olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. İran krizini çözemeyen Trump’ın kısa vadeli hedefi, sonbaharda yapılacak Kongre seçimleri öncesinde en azından Ukrayna’da bir anlaşmaya vararak Rusya’ya yönelik yaptırımları hafifletmek ve mümkün olduğunca fazla Rus petrolünün yeniden dünya piyasalarına çıkmasına, dolayısıyla petrol fiyatlarının düşmesine imkân sağlamaktır. Böylece Trump, “Bir savaşı daha, hem de en ağır olanını sona erdirdim” diyerek siyasi bir başarı elde etme fırsatı da yakalayabilir.

Ancak taraflardan biri ya da her ikisi ciddi tavizler vermeye yanaşmadığı takdirde, bu girişimin de başarıyla sonuçlanacağına dair umutlar oldukça zayıf. Putin, Kushner ve Witkoff ile geçen yıl yaptığı ilk görüşmede dile getirdiği görüşlerini dün de tekrarladı:

“Cephede ilerliyoruz. Barış anlaşmasında sahadaki durum dikkate alınmalı. Ukrayna en azından askerlerini Donbas’tan çekmeli; sonrasına bakarız” vb.

Peki sahadaki gerçek durum nasıl?

Ağır, yoğun ve aralıksız çatışmalar yaşanmasına rağmen, şu aşamada cephe hattında köklü bir değişiklikten söz etmek mümkün değil.

Rus ordusu son birkaç ayda, ne pahasına olursa olsun ele geçirmeye çalıştığı başlıca hedef olan Slovyansk–Kramatorsk şehir aglomerasyonunun doğusunda yaklaşık 10 kilometre ilerledi. İHA görüntüleriyle tespit edilen günlük Rus kayıplarının ortalama 1.500 ölü ve yaralı olduğu belirtiliyor.

Ukrayna ordusu ise aynı dönemde Dinyeper–Zaporojye–Donetsk bölgelerinin kesiştiği hatta yaklaşık 15 kilometre ilerleyerek 30’a yakın köyü geri aldı.

Ancak her iki tarafın bu kazanımları şimdilik taktik nitelikte ve henüz operasyonel bir anlam taşımıyor.

Ukrayna, ana saldırı yönlerinden birinde büyük miktarda kuvvet yoğunlaştırabilirse cephe gerisine doğru ilerleme şansı elde edebilir. Rusya ise ana saldırı istikametinde, yani Slovyansk–Kramatorsk hattında, yaklaşık 200 bin askerlik önemli bir kuvvet toplamış durumda. Putin, komutanlığa yıl sonuna kadar Donbas’ın idari sınırlarına ulaşma hedefi verdi. Ancak 2022’den bu yana benzer takvimler belirlenmesine rağmen bu hedefe ulaşmak kolay görünmüyor.

Üstelik Zelenskiy geçen hafta bu hattın savunmasını, ordunun en sevilen ve yetenekli komutanları arasında gösterilen, Azov’un kurucuları Andrey Biletskiy ve Denis Prokopenko’ya emanet etti. İki komutan şu anda savunma hatlarını yeniden organize ediyor.

Savaş aynı zamanda kesintisiz bir teknoloji rekabetine dönüşmüş durumda

Yaz aylarında Ukrayna’nın orta menzilli İHA’ları Rus lojistik hatları için ciddi bir tehdit oluştururken, şimdi Rusya’nın jet motorlu dronları Ukrayna’ya büyük sorun çıkarıyor.

Ukrayna, standart Shared tipi İHA’ları ucuz dronlarla nispeten kolay biçimde etkisiz hale getiriyordu. Ancak jet motorlu dronlar çok daha yüksek hızlarda uçtuğu için bunları vurmak daha zor.

Hatta iki gün önce Rusya, jet motorlu bir dronla Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) Başkanı Aleksandr Poklad’ın doğrudan makamına saldırı düzenlemeyi başardı. Bu saldırının, bir gün önce Saratov’da Rusya’nın 22. Ağır Bombardıman Uçağı Tümeni Komutanı General Varpahoviç’in vurulmasına misilleme olduğu belirtiliyor.

Ukrayna savunma sanayisi de yeni tehdide hızla uyum sağlayarak şu anda jet motorlu dronları vurabilecek önleyici dronların testlerini gerçekleştiriyor.

Rusya ise bunun karşılığında, jet motorlu dronlardan daha hızlı uçabilecek ve daha fazla patlayıcı taşıyabilecek jet motorlu füzeler üretmeye hazırlanıyor.

Ukrayna’da yaklaşık 200 kilometre menzilli FP7 orta menzilli balistik füzenin testleri tamamlandı. Moskova’yı vurabilecek yaklaşık 850 kilometre menzilli FP9 balistik füzenin testleri ise devam ediyor. Bunun yanında Rusya’nın balistik füzelerini etkisiz hale getirecek füzesavar sistemleri de test aşamasında.

Savaş yıpratma savaşının en ağır aşamasına girmiş durumda

Savaş artık karşılıklı yıpratmanın en ağır aşamalarından birine girmiş bulunuyor.

Putin, savaş alanında istediği sonuca ulaşamayacağını fark ederek füze ve İHA saldırılarını yoğunlaştırıyor ve giderek daha açık biçimde sivil hedefleri, doğrudan halkı hedef alıyor. “Ukrayna ya bizim olacak ya da hiç kimsenin” saplantısıyla yürütülen bu politikanın amacı, Ukrayna halkının direniş iradesini kırarak onları teslim olmaya zorlamak. Rusya Devlet Duması Başkan Yardımcısı Pyotr Tolstoy da bu yaklaşımı açıkça dile getirdi.

Bunun başarılamaması halinde ise amaç, Ukrayna’yı nüfussuzlaştırmak ve yaşanması mümkün olmayan bir bölgeye dönüştürmek olabilir.

Önümüzdeki kışın Ukraynalılar açısından özellikle zor, hatta dayanılmaz geçmesi bekleniyor.

Ancak Ukrayna’nın tarihsel hafızası da göz ardı edilmemeli

Bütün bunlara rağmen Ukrayna tarihinde bundan çok daha ağır dönemlerin yaşandığını ve bu nedenle toplumun kolektif hafızasında belirli bir dayanıklılık oluştuğunu unutmamak gerekir.

C. G. Jung’un kavramıyla ifade edersek, bu durum “kolektif bilinçdışı”, yani kuşaktan kuşağa bilinçli bir aktarım olmaksızın taşınan tarihsel deneyim olarak değerlendirilebilir.

Ukrayna tarihinin uzak geçmişindeki en ağır dönemlerden biri olarak, 1657’de Hetman Bohdan Hmelnitskiy’nin ölümünün ve milli devlet yapısının, yani Zaporojye Siçi’nin çözülmesinin ardından başlayan ve “Ruina” (Harabiyet) olarak adlandırılan dönem gösterilebilir. Bu dönem, yaklaşık 30 yıl sonra büyük komutan ve devlet adamı İvan Mazepa’nın hetman seçilmesiyle sona erdi.

Yakın tarihte ise Sovyet yönetiminin kurulmasının ardından, 1930’ların başında Ukrayna köylerindeki tahıl ve diğer tarım ürünlerinin zorla toplanması sonucunda meydana gelen yapay kıtlık ve **Holodomor** gösterilebilir. Bu felaket sonucunda yaklaşık 4 ila 7 milyon insanın hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

Ukraynalılar bütün bu ağır sınavlardan sağ çıktı.

Rus emperyalizminin yeni bir baskısından da sağ çıkacaklarına ve milli devletlerini koruyabileceklerine şüphe edilmemelidir.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.