İran Devrim Muhafızları eski komutanlarından Yahya Rahim Safavi, Rusya’nın Ermenistan’daki askeri varlığının geleceğinin öncelikle Rusya ve Ermenistan’ın iç meselesi olduğunu belirterek, asıl önemli konunun Rusya’nın çekilmesi halinde ortaya çıkacak boşluğun kim tarafından doldurulacağı olduğunu söyledi.
Safavi, Güney Kafkasya’da bölge dışı güçlerin askeri varlık göstermesinin yeni bir jeopolitik durum yaratacağını ve bunun İran açısından doğrudan güvenlik sonuçları doğuracağını belirtti.
Safavi şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ermenistan kendi güvenliğini sağlayabilecek kapasiteye ulaşırsa, bu olumlu bir gelişmedir. Erivan’ın bölge ülkeleriyle geçmişten kalan sorunlarını çözmeye çalıştığını görüyoruz. Bu da bölgenin istikrarı açısından olumlu bir adımdır.”
Ancak Safavi, Rusya’nın Ermenistan’dan çekilmesinin ardından bu boşluğun bölge dışından bir güç tarafından doldurulması durumunda tablonun tamamen değişeceği uyarısında bulundu:
“Rusya’nın yerini bölge dışından başka bir güç alacaksa, bu tamamen yeni bir durum yaratır ve bunun ciddi biçimde tartışılması gerekir.”
Safavi, özellikle ABD ve Batılı ülkelerin Güney Kafkasya’da, dolayısıyla İran’ın kuzey sınırları çevresinde askeri veya güvenlik alanında varlık göstermesinin Tahran tarafından doğrudan tehdit olarak değerlendirileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
İran, ABD ve Batı ittifakının Güney Kafkasya da dâhil olmak üzere sınırlarımız çevresinde varlık göstermesini ulusal güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olarak değerlendirecektir.”
Bu açıklamanın dikkat çekici tarafı, Tahran’ın Ermenistan’ın kendi güvenliğini sağlamasına kategorik olarak karşı çıkmaması asıl itirazın **Rusya’nın çekilmesinden sonra ortaya çıkabilecek boşluğun ABD veya başka bir Batılı güç tarafından doldurulması ihtimaline** yöneltilmesidir. Böylece İran açısından mesele, yalnızca Ermenistan’ın Batı’ya yaklaşması değil, Güney Kafkasya’nın İran’ın kuzeyinde yeni bir Batı güvenlik alanına dönüşmesi olarak ortaya çıkmaktadır.

