Rubio’nun Orta Asya ziyareti ticari ilişkileri güçlendiriyor

En az 12 milyar dolar değerinde anlaşma imzalandı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 19 Ekim’de Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen iş forumuna yaklaşık 300 kişilik Amerikan iş heyetiyle katıldı. Beş Orta Asya ülkesinin dışişleri bakanlarıyla da görüşen Rubio’nun ziyareti, ABD’nin bölgedeki ekonomik varlığını güçlendirme çabasının önemli bir adımı oldu.

Özbekistan, son günlerde ABD ile Çin arasında Orta Asya’daki ekonomik nüfuz mücadelesinin merkezine yerleşti.

Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı verilerine dayandırılan haberlere göre, Semerkant’taki temaslar sonucunda sanayi, ulaşım ve enerji altyapısı, kritik mineraller, finans, dijital teknolojiler, tarım, sağlık ve eğitim gibi alanları kapsayan en az 54 iş anlaşması imzalandı. Anlaşmaların toplam değerinin 12 milyar doları bulduğu bildirildi.

Beş Orta Asya ülkesinin dışişleri bakanlarıyla yapılan görüşmelerin ardından yayımlanan ortak açıklamada, ABD ile bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesi hedefi vurgulandı. Ancak Trump yönetiminin öncelikleri arasında yer alan yapay zekâ ve kritik minerallerden belgede doğrudan söz edilmemesi dikkat çekti. Buna karşılık, maden çıkarma alanında yeni fırsatların değerlendirilmesi öngörüldü.

Açıklamada, ABD’nin Orta Asya ülkelerinin ihracat potansiyelini geliştirmelerine destek vereceği belirtildi. Bu çerçevede, bölgede katma değerli üretimin artırılması ve ürünlerin uluslararası pazarlara ulaştırılmasını sağlayacak yeni yolların oluşturulması hedefleniyor.

ABD tarafı ayrıca güvenli ve güvenilir teknolojilerden, Amerikan teknolojik birikiminden ve Orta Asya’nın gelişen teknoloji sektörlerinden yararlanarak e-ticaretin büyüdüğü, yenilikçi çözümlerin yaygınlaştığı ve girişimcilerin gelişebildiği bir ekonomik ortam oluşturmak istediğini açıkladı.

Demiryolu ve finans sektöründe yeni iş birlikleri

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, 19 Ekim’de ABD’li şirketlerin yöneticileriyle de görüştü. Görüştüğü isimler arasında demiryolu ekipmanı üreticisi Wabtec’in CEO’su Rafael Santana ile varlık yönetimi şirketi Franklin Templeton’ın CEO’su Jenny Johnson da bulunuyordu.

Semerkant’ta açıklanan anlaşmalardan biri, Wabtec’in demiryolu ekipmanlarının Özbekistan’da yerel üretimini hedefleyen girişimi oldu.

Franklin Templeton ise Oppenheimer & Co., Citigroup ve BlackRock gibi finans kuruluşlarıyla birlikte Özbek şirketlerinin küresel sermaye piyasalarına erişimini genişletmesine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Bu anlaşmalar, ABD ile Orta Asya arasındaki ticari ilişkiler açısından somut bir ilerlemeye işaret ediyor. Donald Trump’ın Ocak 2025’te yeniden başkanlık görevine gelmesinden bu yana ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çok sayıda açıklama yapılmıştı. Ancak şimdiye kadar bu söylemlerin, fiilen anlaşmaya dönüştürülmesi bakımından aynı ölçüde hızlı bir ilerleme sağlanamadığı görülüyordu.

Çin’in 60 milyar dolarlık proje portföyü

Rubio’nun Özbekistan ziyaretinden yalnızca bir gün önce Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Taşkent’te Çin Başbakanı Li Qiang ile bir araya geldi. Görüşme, Pekin’in Orta Asya’daki ekonomik ve siyasi etkisini koruma ve güçlendirme çabasının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Mirziyoyev, iki ülke arasındaki parlamenter, hükûmetler arası, bakanlık düzeyindeki, bölgesel ve ticari iş birliğinin etkin biçimde sürdüğünü belirtti. Çin ile Özbekistan arasındaki ticaretin istikrarlı büyümesine dikkat çeken Mirziyoyev, somut anlaşmalara dayanan projelerin toplam değerinin yaklaşık 60 milyar dolara ulaştığını ve iki ülke arasında bugüne kadar 6 binden fazla ortak girişim kurulduğunu söyledi.

Çin’in Orta Asya ülkeleriyle ticaret hacmi, coğrafi yakınlığın sağladığı avantajlar nedeniyle ABD’nin bölgedeki ticaret hacmini önemli ölçüde geride bırakıyor.

ABD ile Özbekistan arasında 2025 yılında mal ve hizmet ticaretinin yaklaşık 1,7 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Özbekistan’ın resmî verilerine göre ise aynı yıl Çin ile ticaret hacmi yaklaşık 18 milyar dolara ulaştı.

Bu rakamlar, Washington’ın Orta Asya’daki ticari varlığını genişletmek için neden daha somut adımlar atmaya ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.

Li Qiang’ın ziyaretinin zamanlaması, Rubio’nun ziyaretinin siyasi etkisini gölgede bırakmaya yönelik bir hamle olarak da yorumlanabilir. Bu durum, ABD’nin Güney ve Orta Asya Özel Temsilcisi Sergio Gor ile eski Montana Senatörü Steve Daines’in eylül ayının başında Bişkek’e gerçekleştirdiği sürpriz diplomatik ziyareti hatırlatıyor. Söz konusu ziyaret, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi öncesinde jeopolitik bir hamle olarak değerlendirilmişti.

South China Morning Post da Li Qiang’ın ziyaretiyle ilgili haberinde Çin’in, Orta Asya’daki nüfuz mücadelesi kapsamında Özbekistan ile ilişkilerini güçlendirmeye yöneldiğine dikkat çekti.

Rubio: Orta Asya ülkelerini seçim yapmaya zorlamıyoruz

Semerkant’ta konuşan Rubio, ABD’nin Çin’le rekabetinde daha güçlü bir konum elde etmeye çalıştığını açıkça ortaya koydu.

Rubio, basın toplantısında Amerikan ürünlerinin ve şirketlerinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirterek Washington’ın istediğinin adil rekabet ve eşit fırsatlar olduğunu söyledi. ABD’nin ve Amerikan şirketlerinin dünyanın hiçbir yerinde adil rekabet imkânından yoksun bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, yaz aylarında Orta Asya ülkelerini yapay zekâ alanında ABD ile Çin arasında bir tercih yapmaya yöneltmeyi amaçlayan bir girişimde bulunmuştu. Ancak bölge liderleri bu yaklaşımı açık biçimde reddetmişti.

Rubio, Semerkant’taki açıklamasında Washington’ın Orta Asya ülkelerini ABD ile Çin arasında seçim yapmaya zorlamadığını özellikle vurguladı. Ziyaretinin amacının bölge ülkelerine başka ülkelerle ilişkilerini kesmelerini söylemek olmadığını belirtti.

Bu açıklama, ABD’nin Orta Asya’daki rekabet stratejisinde önemli bir noktaya işaret ediyor: Washington, Çin’in bölgedeki ekonomik ağırlığını kısa vadede ortadan kaldırabilecek durumda değil. Bunun yerine Amerikan şirketlerinin yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmayı, yatırımları artırmayı ve ticari ilişkileri somut anlaşmalarla güçlendirmeyi hedefliyor.

Özbekistan ise hem Çin’le ekonomik ilişkilerini derinleştirerek hem de ABD’den yatırım ve teknoloji çekerek iki büyük güç arasındaki rekabetten yararlanmaya çalışıyor. Semerkant’ta imzalanan 12 milyar dolarlık anlaşma paketi bu açıdan önemli bir gelişme olsa da, ABD’nin bölgedeki uzun vadeli başarısı yalnızca açıklanan anlaşmaların değerine değil, bunların ne ölçüde hayata geçirileceğine de bağlı olacak.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.