Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Devlet Başkanları Konseyi’nin olağan toplantısında yaptığı konuşmada, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte imkânsız görünen bir şeyi başardıklarını belirterek, elde edilen barışın her gün korunması gerektiğini söyledi.
Paşinyan, bu başarının öncelikle Ermenistan ve Azerbaycan halklarına, iki ülkenin bağımsızlığının güçlenmesine ve gelecek nesillere hizmet ettiğini vurguladı. İki halkın artık yalnızca barış içinde bir arada yaşamak için değil, ortak çıkarlara dayalı iş birliği ve iyi komşuluk ilişkileri geliştirmek için de tarihî bir fırsata sahip olduğunu ifade etti.
Ermenistan Başbakanı, iki yılı aşkın süredir Ermeniler ile Azerbaycanlılar arasındaki çatışmalarda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını belirtti. Oysa 1990’lardan bu yana neredeyse her yıl her iki taraftan da insanlar hayatını kaybediyor veya yaralanıyordu.
Paşinyan, Ermenistan ile ABD arasında geliştirilen TRIPP projesine de değinerek, projenin hayata geçirilmesinin, yeni lojistik imkânlar elde edecek BDT ülkeleri de dâhil olmak üzere bölgedeki bütün ülkelerin yararına olacağını söyledi.
Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Paşinyan, iki ülke arasındaki devlet sınırının açılmasını ve buna bağlı olarak kara yolu ile demir yolu bağlantılarının yeniden kurulmasını beklediklerini ifade etti.
Bununla birlikte Paşinyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasında oluşan barış ortamının henüz kusursuz olmadığını ve çözüm bekleyen insani meselelerin bulunduğunu kabul etti. Kayıp kişilerin akıbetinin belirlenmesi, mayınların temizlenmesi ve gözaltındaki kişilere ilişkin sorunların çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Her iki ülkede de zaman zaman, resmî düzeyde dahi olumsuz söylemlerin ve gerilimi artıran tutumların ortaya çıktığını belirten Paşinyan, bu gelişmelerin soru işaretleri doğurmasına rağmen mevcut istikrarlı barışın varlığını artık ortadan kaldırmadığını söyledi.
Paşinyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinde 1991 tarihli Alma-Ata Deklarasyonu’nun önemli bir rol oynadığını da dile getirdi. Bu deklarasyonun yeniden esas alınmasıyla iki ülkenin birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, siyasi bağımsızlığını ve uluslararası sınırlarının dokunulmazlığını tanımasına dayanan bir zeminin oluştuğunu belirtti.
Paşinyan’a göre gelecekteki ilişkiler de bu ilkelere dayanmalı; taraflar bugün ve gelecekte birbirlerine karşı açık ya da örtülü hiçbir toprak talebinde bulunmamalı.
Barış anlaşması henüz imzalanmadı
8 Ağustos 2025’te Ermenistan ve Azerbaycan temsilcileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da barış sürecine ilişkin bir belge imzaladı. Taraflar bu gelişmeyi tarihî olarak nitelendirdi ve iki ülke arasında fiilî barış ortamının oluştuğunu açıkladı.
Ancak Azerbaycan, Ermenistan Anayasası’nda toprak iddiası olarak yorumladığı hükümlerin değiştirilmesini talep ediyor. Bakü, bu meselenin çözülmesini nihai barış anlaşmasının imzalanması açısından önemli bir koşul olarak görüyor.

