Şimdi yükleniyor

Nesrin Sipahi Kıratlı: Bulgaristan ve Bitmeyen PARADOKS’ lar

Bulgaristandaki milliyetçi siyasetçiler, burada herkes Bulgaristan vatandaşıdır diyor. Önceki anayasalarda Bulgaristan Türkleri ifadesi vardır . Evet son 1991 anayasası herkesi Bulgaristan vatandaşı olarak tanımlıyor, ancak aynı zamanda 36/2 maddesi ile anadili bulgarca olmayanların , anadilinde eğitim ve kullanma hakkı da vardır.

Maalesef demokrasiye geçiş sürecinde alelaceele yazılan anayasa 1995 ten sonra hükümet ortağı olan sözde Türklerin partisi tarafından da kabul edilmiştir.

Paradoksal olan taraf ise; merhum Süleyman Demirel’ in de Bulgaristanı ziyareti sırasında burada bulgarca konuşan müslümanlar demesidir. Bu nun canlı şahidiyim çünkü Demireli görmeye Kurtovo Konare’ ye köyümüzden gidenler oldu. Birisi de akordeon çalmak için giden bay Getsa idi.. Dedesi bizim İspa/Sipahi ailemizde çalışmış olduğu için Türkçe biliyordu ve Nazmiye hanım ona “aa siz bulgarlar Türkçe konuşuyorsunuz “dedi. Hikaye böyle ilerledi.. ve ilerleyen yıllarda yine merhum Kenan Evren de bunu tekrarlamıştır.

Oysa, anayasada görünmez olsak da, Bulgaristan’ da 700 bine yakın Türkler yaşamaktadır. Böyle bir halk var İma takıf narod esasen bize yakışan bir ifade olmalıdır.

Paradokslar devam ediyor…

Türkiyedeki milliyetçiler ise, Bulgarlar da Türktür diyor.. ve bu tez uzun yıllardır göç eden ve ne tuhaftır ki kolayca akademisyen olanlarca da yineleniyor. Oysa Ön Bulgarlar ve şimdiki Bulgarları ayırmak gerek. Bu deyim ön bulgarlar için kısmen geçerli olsa da zaten 681 de Tuna üzerinden Bulgaristana bir avuç olarak geldiklerinde slavlarla asimile olmuşlardır.

Paradokslar devam ediyor…

Bulgarların kim olduğundan ziyade, bugün Bulgaristan’ da kalan Türklerin kim olduğu , ne durumda olduğu önemlidir. Bugün anadilimizi giderek okumayan , birbiriyle bazı evlerde dahi bulgarca konuşan ve demokrasiye geçişle birlikte üçüncü kayıp jenerasyona yol alınmıştır.

Paradoksslar devam ediyor…

Son 15 yıldır, anadili konusunda yapmış olduğum çalışmalarım esnasında gördüğüm gerçekleri dile getirmekteyim ancak dönemin TC temsilcileri, çalışmalarımla ilgili gereken hassasiyeti göstermediler. Tam aksine, Türklerin siyasi bölünmelerine ilgi ve destek oldular. Bu hususların bizzat tanığı olmam sebebiyle ve hiçkimseden bir beklentim olmaması sebebiyle açık ve net yazmaktayım. Her ne pahasına olursa olsun, sözlerimin arkasındayım.

Paradokslara Kuran-ı Kermdeki ayetlerle de devam edecek olursam;

Maide, En-am, Şura ve nice ayetlerde, Allah dileseydi tek millet yaratırdı gerçeği vardır…

Öyleyse benim rüyam, bulgarların kim olduğundan ziyade, gelin de bugün Bulgaristanda kalan Türklerin kim olduğunu görmeye çalışalım.. Kim mi ?

Cefakar, vekafar, çalışkan, saf derecede iyi kalpli, kimsesiz bırakılan, öksüz ve zararsız Türklerdir. Zararlı olanlar ise soyal medyada ve temsilciliklerimize şirin görünen şarlatanlardır.

Her iki ülkemizde de acılarından faydalananarak siyaset yapan dernekler, zatlar, maalesef bu erdem halkı 40 yılda bu hale getirmişlerdir…Bugün yeniden bir sözüm ona “SOYADÖNÜŞ” söylemi olsa, 1989 da karda Sofyaya yürüyenler de yok…olmayacak da …Yeni nesil Bulgarlar veya yeni nesil Türkler olarak tanımlanıp tarihe geçecek…

Nesrin Sipahi Kıratlı

Yorum gönder