Dünya insani gelişmişlik endeksi 2018 yaımlandı

İdlib ve Münbiç Mutabakatları ve Türkiye’nin Suriye’de Görünmeyen Kazanımları

Эксперт объяснил, как Израилю удалось подставить Ил-20 под удар ПВО Сирии

Rus milletvekili: Uçağımızın düşürülmesinin arkasında ABD olabilir

Kafkassam başkanı ırak basınına açıklama yaptı

Türkiye 22 Şubat 2016
620

ÇARPICI ANALİZ – ‘Rus uçağını bilen adam’dan Rojava’nın geleceği…
Ayser ÇINAR

ÇARPICI ANALİZ – ‘Rus uçağını bilen adam’dan Rojava’nın geleceği…
Dr. Hasan Oktay
Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) Başkanı Dr. Hasan Oktay, “Nasıl ki Irak’ta ABD çekildikten sonra Kürtler yalnız kaldıysa, aynı şekilde de Rusya’nın Suriye’den çekilmesinden sonra PYD/YPG de yalnız kalır ve her türlü saldırıya açık olur” dedi.

Dr. Oktay, “Irak -Akdeniz hattının tamamen PYD/YPG’nin kontrolüne geçmesi stratejik olarak Türkiye’yi Suriye denkleminde devre dışı bıraktı” dedi.

Dr. Hasan Oktay, Türkmenler’in AK Parti’nin yanlış politikaları sonucu Suriye Ordusu ve Rusya’nın açık hedefi haline geldiğini söyledi.

KAFKASSAM Başkanı Dr. Hasan Oktay, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.

Suriye Ordusu, Rusya’nın desteğiyle Lazkiye kırsalında stratejik öneme sahip Türkmen Dağı’na girdi. Bölgede durum nedir?

Suriye meselesi Türkiye’nin birinci meselesi değilken sanki tüm sorumluluk Türkiye’ninmiş gibi bir pozisyon ile karşı karşıya kaldı. Aynı durum Rusya için de geçerlidir. Suriye Rusya’nın birinci meselesi değilken Rusya birden kendin Suriye içerisinde buldu ve yakın müttefiki Türkiye ile Suriye coğrafyasında karşı karşıya geldi. Bu beklenmedik durum en çok Esad’a yaradı.

Türkmen Dağı meselesi son günlerde Suriye konuşulurken en fazla üzerinde durulan konudur. Oysa Türkiye’nin Adana vilayetinde Suriye’ye yardım gönderilen kamyonların savcılık tarafından durdurulmasıyla başlayan polemikle Türkmenler ve Türkmen Dağı, Suriye meselesinde odak noktaya oturdu.

Türkiye’nin yanlış bir politikası yüzünden Türkmenler şimdi ateş altında. Esad güçleri, Suriye’nin bütünlüğünü korumak iç savaşı bastırmak için İran ve Rusya’dan aldığı destekle her cepheye doğru ilerlemek zorunda hissediyor kendini. Türkmen Dağı’nda çarpışmalar son sürat devam ederken, bir taraftan Rus kuvvetleri, diğer taraftan da Esad kuvvetleri bölgeyi ablukaya alıp imha etmek istiyorlar. Türkmenler AKParti hükümetiyle bir bağı olmayan zavallı, korumasız topluluklardır. Suriye ve Rusya sırf AK Parti hükümetiyle olan sorununu bu toplulukla savaşarak adeta intikam alıyor.Bu yüzden gelecekte Suriye’de tesis edilecek barış, şimdiden engellemektedir.

TSK’nın Azez’de YPG mevzilerini vurmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin Suriye Kürtleri’nin lideri Salim Müslim ile olan geçmişe dayalı ilişkilerini bilmeyen yoktur. Türkiye’nin Suriye politikasının bir altyapısı gelecek perspektifi olmadığı ve batılı müttefiklerinin “kısa zamanda biter” demelerine aldandığı için şimdi gelinen noktada her şey altüst olmuştur.

İran-Suriye ittifakı Batılı güçlerin Suriye politikasına karşı mücadelede yetersiz kalınca İran hızlı bir manevrayla bölgeye Rusya’yı çekti. Belki bu harekatın arkasında Amerika vardı ancak bunu zaman gösterecek.

Türkiye’nin güney sınırında Irak- Akdeniz hattında Rusya’nın desteği ile böyle bir hat kurulmaya çalışılınca, Türkiye, Azez’e top atışlarıyla müdahale etmek zorunda kaldı. PYD ve YPGnin Azez’i alarak oradaki bir havaalanına Öcalan’ın ismini vermeleri Türkiye’nin harekatının dayandığı haklı sebeptir.

Türkiye, YPG’nin Azez’den çekilmesi ve Miniğ Askeri Hava Üssü’nü boşaltmasını istiyor. YPG ise buna tepki gösterek bölgede kalmaya devam edeceklerini bildirdi. Türkiye’nin bu talebini nasıl yorumluyorsunuz?

Irak -Akdeniz hattının tamamen PYD/YPG nin kontrolüne geçmesi, stratejik olarak Türkiye’yi Suriye denkleminde devre dışı bırakır. Zaten Türkiye bölgede vesayet savaşı veriyor ve kendinin birinci derecede meselesi olmayan, inanmadığı bir savaşın ortasında kalmış devlet refleksiyle sınırlarında oluşacak yapıya saldırması son derece normaldir. PYD/ YPG, Türkiye’nin hassasiyetlerini anlamak zorundadır.

Nasıl ki Irak’ta ABD çekildikten sonra Kürtler yalnız kaldıysa, aynı şekilde de Rusya’nın Suriye’den çekilmesinden sonra PYD/YPG de yalnız kalır ve her türlü saldırıya açık olur. Özellikle Ankara patlamasından sonra Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler, yeni stratejiler geliştirmesi beklenmektedir. Türkiye, ya kaosa programlı bir kara harekatı veya Azez örneğinde olduğu gibi uluslararası meşruiyet zemininde bölgeyi top atışıyla kontrol etme yöntemini sürdürecektir.

Bayırbucak bölgesinde son günlerde yaşanan çatışmalarda çok sayıda Türkmen’in hayatını kaybettiği söyleniyor. Bu konuya ilişkin bilginiz var mı?

Bayırbucak bölgesi yoğun olarak Türkmenler’in yaşadığı ve Suriye iç savaşına pek de karışmayan toplulukların olduğu bölge. Ne zaman ki Adana’da yakalanan MİT TIRları gündeme geldi, işte o zaman Bayırbucak Türkmenleri dünya gündemine taşındı. 17-25 aralık yolsuzluk sürecini de “Bosna’ya okul yapacaktık” gibi bahanelerle örtbas etmeye çalışan hükümetimiz, bu tırları da “Türkmenler’e yardım götürüyorduk” bahanesinin arkasına saklandı.

Türkiye’nin yanlış politikaları, Türkmenler’i, Suriye Ordusu’nun açık hedefi haline getirdi. Şimdi bölgede devam eden çatışmalarda silahsız Türkmenler ya ölüyor ya da bölgeden Halep veye Türkiye’ye kaçıyor.

Saldırılar nedeniyle çok sayıda Türkmen köyünün boşaltıldığı ifade ediliyor. Bu sayı tam olarak kaç?

Silahsız ve mühimmatsız kalan hatta hiçbir şekilde silaha başvurmayan Türkmenler, AK Parti hükümetinin yanlış tutumları yüzünden açık hedef haline gelince ister istemez bölgeyi terketmek zorunda kaldı. Sayısı belli olmamakla beraber Türkiye’de toplamda Suriyeli göçmen sayısı 2 milyon ila 3 milyon arası. Bunların içinde 500 bin Türkmen olduğu tahmin edilmekte.

Bayırbucak Türkmen bölgesi dışında saldırılar daha çok hangi bölgede yoğunlaşmış vaziyette?

İŞİD tehlikesine karşı istedikleri yerleri bombalayan Rus güçleri, daha çok Türkiye’ye geçiş noktalarını bombalıyor. Türkmen bölgesini bomlabalayarak Türkmenler üzerinden aslında Türkiye’ye mesajlar veriliyor. Ruslar bir anlamda düşürülen uçağın intikamını alıyor. Bu arada, İran, Suriye’de Rusya’yı yanlız bırakırsa Ruslar 1979 “Afganistan Sendromu”nu yaşamaya başlayacak.

Türkmen Dağı’ndan Türkiye’ye sığınan mülteci sayısı kaç?

Şu an 70bin civarında bir göç dalgasının Türkiye sınırlarına dayandığına dair haberleri basından öğrenmekteyiz.

Suriye Kürtleri statü alabilecek mi?

Suriye Kürtleri, Irak bölgesel yönetimine özenerek, burada aynı şekilde bir yönetim kurabilir miyiz düşüncesiyle hareket ediyor. Suriye Kürtleri, Rusya’ya güvenerek kantonlar kurup, bunları daha sonra birleştirirp, aynı Irak’ta olduğu gibi bölgesel bir Kürt yönetimi kurmanın peşinde. Bu fikir Türkiye tarafından kabul görmediği gibi, bu yapı Türkiye’ye karşı da hasmane tutum içerisinde.

Yarın Rusya çekildiğinde, PYD/YPG gibi örgütler bölgede barınamayacak ve çok ciddi manada sıkıntı yaşayacaklardır. Suriye’nin geleceğinde Türkiye söz sahibi olacaktır ve bu sözünü Suriye’nin toprak bütünlüğü prensibi üzerinde söyleyecektir.

Münih’te varılan ateşkes uzlaşması hayata geçer mi?

Suriye’de ateşkesin bir an önce hayata geçmesi şarttır. Hatta Türkiye, Esad’lı bir çözüm seçeneği üzerinde de düşünmelidir.

Savaşı kim durdurabilir? Londra’nın dediği gibi Putin mi?

Savaşı Putin ve Erdoğan durdurur. Zira savaş, Putin ve Erdoğan’ı savaştırma planları gereği bu noktaya geldi. Erdoğan, inadı bir kenara bırakacak. Gerekirse Esad’la görüşmeye başlamalıdır. Yoksa 2011 yılında Suriye’de olanların aynısı, hatta daha fazlası şimdi Türkiye’de olmakta. Korkarım ki birkaç ay daha durum böyle giderse Türkiye, Suriye olmaya başlayacak. Suriye’de Türkiye’nin üstlendiği rolü de İran üstlenecek.

Kürtler bu süreçte daha dikkatli olmalı. Uluslararası güç odaklarının çizdiği rolde figüranlık yapmamalı. Bu rol Suriyeli Kürtler’e çok pahalıya mal olabilir.

UÇAK İÇİN NE DEMİŞTİ?

Dr. Hasan Oktay, 8 Ekim’de Türkiye’nin bir Rus uçağını düşüreceğini söylemiş ve öngörüsü 24 Kasım’da gerçekleşmişti. D. Oktay’ın sözkonusu analizi şöyle:

“Rusya’nın Türkiye’nin güneyinde, Suriye’nin kuzeyinde muhaliflerin konuşlandığı bölgeleri bombalarken, bazen Türkiye hava sahasını ihlal etmesini, Türkiye üzerinden NATO’nun gücünü test etmesi olarak okumak gerekir. Rusya, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hava sahasını birkaç defa ihlal edecek. Bunun üzerine bir Rus uçağın düşmesi sözkonusu olacak. Bu belki Türkiye’nin iradesi dışında olacak, belki Türkiye’nin iradesiyle olacak. Çünkü Türkiye sınırlarına yapılan bu ihalede bir şekilde cevap vermek zorunda, cevap veremezse Türkiye yol geçen hanına dönecek. Bu süreçte Türkiye gerekli cevabı vermezse, NATO da gerekli cevabı vermezse Rusya Suriye’de istediğini elde etmiş olacak.”

http://rudaw.net/mobile/turkish/interview/22022016#sthash.Xb9Vyk9q.dpuf

Yorumlar