Şimdi yükleniyor

Avraham Shmulevich: İsrail’de Hastanelere savaşa hazırlanmaları yönünde talimat verildi

 

 

İsrailli tarihçi ve siyaset bilimci Avraham Şmuleviç ile yapılan röportaj

– Sayın Şmuleviç, Kudüs’te ve genel olarak İsrail’de durum nasıl?

– Cumartesi gününün büyük bölümünü sığınakta geçirdik. Sabah saat 08.20’de sirenler çaldı ve İsrail’in İran’a karşı önleyici bir saldırı başlattığı bildirildi. İran füze fırlattığında tüm cep telefonlarına mesaj gönderiliyor ve İsrail vatandaşları uyarılıyor. Eğer füzenin Kudüs’ün tamamına değil de belirli bir bölgesine yöneldiği tespit edilirse, o bölgede sirenler çalıyor ve halka sığınaklara gitmeleri söyleniyor; biz de bunu yaptık.

Ancak bu füzelerin tamamı havada imha edildi. Uzmanlar bunun benzeri görülmemiş bir başarı olduğunu söylüyor. Neredeyse daha önce böyle bir durum yaşanmadı, fakat gerçek ortada.

Yine de bir füzenin etkisiz hale getirilmesi tehlikenin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Çünkü füze havada buharlaşmıyor; parçalara ayrılarak yere düşüyor ve bu da risk oluşturabiliyor. Bu nedenle bir kişi hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu bazı kişiler yaralandı. Buna rağmen ne ciddi ne de küçük çaplı maddi hasar meydana geldi.

– Uzun konuşulan savaş nihayet başladı. Mevcut tablo ne vadediyor?

– Savaşın gidişatına gelince, birkaç gün önce hastanelere iki ila dört hafta, yani yaklaşık bir ay sürebilecek bir savaşa hazırlanmaları yönünde talimat verilmişti. Görünüşe göre İsrail komutanlığı bu süreyi öngörüyor, ancak savaşın daha kısa sürmesi de mümkün.

Her hâlükârda İran’ın karşı saldırısı, önceki savaşa kıyasla oldukça zayıf kaldı. İsrail’in açıklamalarına göre, ilk savaş sırasında İran’ın füze kapasitesinin yaklaşık yüzde 40’ı imha edilmişti. En önemlisi, İran’ın hava savunma sistemleri ya etkisiz kalmış ya da tamamen yok edilmişti.

Savaşın ardından İran, Çin ve Rusya’nın yardımıyla yeni bir hava savunma sistemi kurmaya çalıştı; ancak bu destek pek işe yaramadı. İkinci savaşta da İsrail güçleri İran hava sahasında neredeyse tamamen serbest şekilde hareket ediyor.

Bildiğiniz gibi, Hamaney de dâhil olmak üzere tüm üst düzey liderliğin öldürüldüğüne dair bilgiler var. Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı’nın da öldürüldüğü bildiriliyor. Zamanla bu bilgilerin netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu, İran halkına hitaben yaptığı konuşmada başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere tüm büyük etnik grupları saydı ve İsrail’in İran halkına değil, mevcut rejime karşı savaştığını söyledi. Bundan sonraki gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.

– Bu savaş sanki beklenmedik oldu… Çünkü müzakereler sürüyordu.

– Elbette savaş her zaman bir ölçüde beklenmediktir. Ancak şu an için hem İsrail hem de İran açısından gelişmeler oldukça farklı bir seyir izliyor. İlk gün geride kaldı. İran’ın saldırılarının yoğunluğu, beklentilerin ve önceki savaşın altında kaldı. İsrail ciddi zarar görmedi; Orta Doğu’daki Amerikan üslerine yönelik saldırılar da ağır hasara yol açmadı.

Bununla birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentindeki bir otele ve Suudi Arabistan’daki bazı noktalara saldırılar düzenlendi. Ne yazık ki can kayıpları var.

Şunu da belirtmek gerekir ki bu ilk kez yaşanmıyor. İlk savaş sırasında da Arap ülkeleri fiilen İsrail’in savunmasına destek vermişti. Ürdün yaklaşık 60 balistik füzeyi etkisiz hale getirdi. Ürdün’de Amerikan güçleri bulunuyor. Bana göre bunu yapmayabilirlerdi; ancak görünen o ki Ürdün İsrail’le birlikte hareket ediyor.

Körfez ülkelerine gelince, Suudi Arabistan resmî olarak, İran’ın Arap ülkelerine saldırmaya devam etmesi hâlinde Arap ordularının İsrail ve ABD ile birlikte İran’a karşı harekete geçebileceğini açıkladı. Bu durum aynı zamanda önemli bir siyasi kazanım olarak değerlendiriliyor.

Gülnar Selimova

Yorum gönder