ORHAN FİDAN: ABD VE İRAN ARASINDA SULH VE NİZAM DİPLOMASİSİ TÜRKİYE’NİN ÖNCÜLÜĞÜNDE OLMALIDIR
Dünya siyasetinde değişen ve gelişen süreçlere baktığımızda İsrail’in ABD ile birlikte İran’a gerçekleştirdiği savaş süreci insanlık namına olumsuz bir durumdur. Özellikle mübarek ramazan ayı içinde böyle bir durumda adım atmaları İslam alemi açısından üzücü bir durumdur. Bu konuda İslam İşbirliği Teşkilatı olarak kararlı adımlarla ve istikrarlı bir koordinasyon eşliğinde sürece hakim olunmalıdır.
İsrail’in Ortadoğu’da huzuru bozan bir denklem doğrultusunda Filistin ile başlayan, Lübnan, Suriye ve İran üzerine eylemleri Birleşmiş Milletler ve en önemlisi beş daimi üye tarafından hassas bir gözle ele alınmalıdır.
Türkiye’nin “Güvenlik Diplomasisi” ilkeleri doğrultusunda ABD ile İran arasında “Sulh ve Diplomasi” alanında arabulucu olarak sürece haiz krizlerin önlenmesi önemli bir gelişme olacaktır.
Türkiye açısından ABD ile müddefik olması ve İran ile sınır komşusu olan bir ülke olması Türkiye’nin stratejik konumu gereği krize sükuneti temin edecek bir adım sunmaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu savaş sürecine karşı bakış açısı hepimiz için örnek alınması gereken bir adımdır. Masum insanların, çocukların ve kadınların ölmesi insanlık namına bir suçtur. Uluslararası adalet divanı olarak Ortadoğu’da gelişen süreçler kapsamlı bir şekilde ele alınmalıdır.
Ortadoğu’da barış ve huzuru temin etmek için Türkiye’nin öncülüğünde adım atılmalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti Selçuklu ve Osmanlı mirasçısı olan kadim bir medeniyetin, barış ve adaletin merkezidir.
ABD, İran ile barış Diplomasisi devam ederken BAE, Dubai, Katar vb. ülkeleri İslam İşbirliği Teşkilatı olarak Ankara’da bir araya getirilerek sulh ve nizam için gerekli diplomasi koordinasyonunu hızlı bir şekilde ele almalıdır.
2026 Türk Devletleri Teşkilatı üye ve gözlemci üye ülkelerin dahil olduğu Kültür Başkenti Ankara’dır. Bu yüzden Türkiye’nin Ankara öncülüğünde kültür, medeniyet ve sulh eksenli adımların ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacaktır.
Bu süreçte en önemli adimlar arasında ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının yanı sıra İsrail’in Suriye ve Irak üzerinden olası bir hamlesine fırsat verilmemelidir.
ABD’ in ve İran arasında savaşın durması ekseninde Netenyahu yönetiminde Israil müzakere dışında tutularak ABD ile İran eksenli süreç ele alınmalıdır.
Türkiye’nin tarafsızlık ilkesinde durup ABD ve İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği saldırı sürecinde Türkiye’nin tavrı nettir. Savaş insanlık dışı bir zulüm ve vahşettir. ABD ‘nin dünyada denge bozan bir yaklaşımdan uzak tutulması için Birleşmiş Milletler revize edilerek daha doğru, daha kararlı ve daha adil bir yönetim sistemi ile yenilenmelidir.
Türkiye’nin milli siyaset ekseninde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Ortadoğu Vizyonu ne kadar doğru ve ne kadar gerekli olduğunu içinden geçtiğimiz günümüzde net bir şekilde görüyoruz.
Ayrıca sosyal medyada son günlerde çıkan ABD ve İsrail’in İran’dan sonra hedefi Türkiye’dir tezi sadece iç güvenliği tetikleyerek sulh ve düzeni sarsmak üzere bir adımdır.
ABD ve İsrail Ortadoğu’da Türkiye üzerine bir ameliyata tenezzül edemez. Böyle bir durumda Türkiye’nin tavrı tek ve nettir. Bir karış toprağını kimseye heba etmeyecek bir medeniyet varsa bu yalnızca Türkiye’dir. Bu yüzden sosyal medya üzerinden kara-propaganda ve dezenformasyon süreçlerine karşı ciddi yasal adımlar atılmalıdır.
İran 900 yıllık bir medeniyet ekseninde seyir alan bir devletken son yüz yılda şahlık ve sonrasında batıdan gelen Humeyni yapılanması batının istediği eksende İslam dinine zarar verecek adimlar ile mezhepçilik çalışmasına hız kazandırdı.
Ortadogu bölümünde doğru bir istikamet üzere adil düzen ve nizam ekseninde ilerlemek için Suriye, Irak ve İran’ın Türkiye’nin öncülüğünde ve destekleri doğrultusunda yeni dünya düzenine hizipcilik, ideoloji kavgası, radikal düşünceler vb. medeniyet değerlerine zarar veren tüm olumsuz faaliyetlerin yerine İslam ahlakı, adaleti, ilim fen, kültür ve medeniyet eşliğinde seyir almalıdır.
Hak, hakikat, adalet ve nizam için milli değerler, milli duygular ve doğru stratejiler eşliğinde seyir alarak Türkiye’nin öncülüğünde Ortadoğu’da düzen ve denge savaşı olmadan, kan dökülmeden, can yanmadan tertip edilmelidir. Bu değerler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin öncülüğünde tertip edilmelidir. Çünkü sınır komşularında gerçekleşen sorunlar düzensiz göç başta olmakla birlikte bir çok konuyu beraberinde getirmektedir.
İran ile ABD arasında sulhu temin edecek tek güç Türkiye’dir. İran Türkiye’nin Bu adımına geç kalmamalı. İran’da yönetime yön veren kitlenin İran halkına karşı can güvenliğini temin etmek adına geç kalmamalıdır.



Yorum gönder