Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

ARNAVUTLAR DA “KURUCU MİLLET OLACAK”

Gündem 19 Mayıs 2018
89

ARNAVUTLAR DA “KURUCU MİLLET OLACAK”
AB’Yİ AYAĞA KALDIRAN “7 MADDELİK” MEMORANDUM
MAKEDONYA’DAKİ ARNAVUT SORUNUN NİHAİ ÇÖZÜMÜ İÇİN
DÜNYADAKİ ARNAVUT ENTELLEKTÜELLERİN MUHTIRASI
TÜRKİYE’DE DE BÜYÜK İLGİ TOPLADI

Bu memoranduma imza atan Arnavut aydınlar, öncelikle, bu yedi taleple karşı karşıya gelmelerine neden olan sebeplerini ortaya koymaktadırlar. Makedonya’daki Arnavutların derin ve kapsamlı bir krizde oldukları, EYMC’nin (Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti), ülkenin “yeni adı” konusunda müzakereler sürdüğü bir dönemde, ülkenin asli ve kurucu unsuru olan Arnavutlar, ülkenin geleceği için önemli konularda karar alma süreçlerinden sürekli dışlanmalarının devam etmesinin kabul edilemez olduğu belirtiyorlar. Kendileri Makedonya’daki “Arnavut Sorunun” nihai çözümü ile ilgili katkı sağlamak için dünyanın her yerinde yaşayan onlarca Arnavut entelektüel bu memorandumda birleştiler ve “FYROM’daki ARNAVUT SORUNUNUN NİHAİ ÇÖZÜME KAVUŞMASI İÇİN, ÖNERİLERİNİ, STRATEJİLERİNİ VE ÇÖZÜM YOLLARINI ORTAYA KOYARAK, BÜTÜN İNSANİ VE ENTELEKTÜEL KAYNAKLARI ESİRGEMEDEN ORTAYA KOYMAYA, HAZIR OLDUKLARINI” belirtiyorlar.
Memorandumun birinci maddesinde, ülkede savaşların bir daha yaşanmaması, ile, bölgede barışın ve istikrarın hakim olması için Arnavut sorunun nihai çözüme kavuşması şart olduğu belirtiyorlar. Ülkenin çok etnikli yapı gerçeğine aykırı şekilde, FYROM devleti, ülkede yaşayan herkesin değil, sadece ve sadece “Makedonya’daki Slav ırkının Milli Devleti imiş gibi gösteriliyor olması” durumun, Arnavutlar için kabul edilemez olduğu belirten aydınlar, “Makedonya’nın hâlihazırdaki ‘Anayasa’yı değiştirme gerekliliğini ve mecburiyetini” vurgu yaparak altını çiziyorlar.
İkinci maddesinde, ‘Ülkenin Yeni Adı’ yani isim sorunun çözümü sürecinde Arnavutların katılımları olmadan, bölgenin etnik ve tarihsel gerçekliliğini yansıtmayan bir çözüm olacağı, FROM devletin yeni ismi etnik köken ismi yani “Etnocentrik Kimlik” ile belirlenmesi, Arnavutların asla kabul etmeyeceklerini yazıyor.
Üçüncü maddesi, Makedonya, Kosova ve özellikle anavatanları olan Arnavutluk’taki Arnavut siyasi elitlerine Arnavutların milli hassasiyetleri konusunda uyarılar yapıyor.
Dördüncü maddesinde, AB ve uluslararası güçlerin tutumları, yani bölgenin barış ve istikrarı uğruna (bahanesine), bölgedeki Arnavut milletinin çıkarlarını zarara uğrattıkları eleştirilmektedir.
Beşinci maddesi ise, ülkedeki Arnavutların çıkarlarını belirlemek, hedefleri koymak ve stratejileri örmek, bir kişin veya bir avuç politikacının imtiyazında olamayacağı belirtiyor.
Altıncı maddesinde ise Arnavut aydınlar, başbakan Zoran Zaev’e çağrıda bulunuyorlar, ülkesinin siyasi arenada Arnavutları temsil eden güçleri kontrol etmek için, onların yaptıkları yolsuzluk ve suçlarını kullanarak, şantajları devam etmeyi derhal durdursun, gerçek yolsuzluk ve suç dosyaları varsa kamuoyunun önünde açıklasın ve adalet sistemine teslim etsin çağrısında bulunuyorlar.
Memorandumun yedinci maddesinde ise, ülkenin ve bölgenin istikrarı, barışı ve kalıcı iyi bir gelecek için, İsviçre’nin devlet yapısı, izlenecek en iyi örnek olduğu belirtiyorlar.
Sonuç kısmında Arnavut aydınlar, müzakerelerde kabul edilebilir isim önerisinde bulunuyorlar. Arnavutların bölge istikrarı için bir faktör olmaya devam ettiklerinden, AB, NATO ve ABD stratejik müttefikleriyle tutarlı çizgide, “etnik ayırım olmaksızın bütün vatandaşların ön planda olduğu, hukukun hüküm sürdüğü, düzenin var olduğu, yolsuzlukla mücadele edildiği, ifade özgürlüğün olduğu ve demokrasinin devlet işleyişinde temel dayanak” olacağı bir ülke için bütün entelektüel, ekonomik, insani, maddi ve manevi potansiyelleriyle katkı sağlayacaklarını, Makedonya’daki Arnavut sorununun nihai çözümü bulma isteğinden vazgeçmeyeceklerini ve aynı zamanda bölgede güçlü bir şekilde Arnavutların kültürel ve politik değerlerini koruyacaklarını ve dünyaya tanıtacaklarını belirtiyorlar.
Bu memorandum Türkiye’de yaşan Arnavut asıllı vatandaşlarımızdan da büyük ilgi gördü, 150’den fazla akademisyen, entelektüel, eski ve yeni siyasetçi, diplomat ile bürokrat, yazar, gazeteci ve iş dünyasının kanat önderlerinin yanı sıra STK mensupları da bu memoranduma imza attı.

MEMORANDUM’UN TÜRKÇE ORİJİNAL METNİ

M E M O R A N D U M
NOT: bu metinde EYMC’nin (Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti) adı, uluslararası literatürde kullanıldığı gibi “FYROM” (Former Yugoslav Republic of Macedonia) olarak kullanılacaktır (Türkçe tercüman notu).

ÖNSÖZ: FYROM’daki etnik Arnavutların geçirmekte oldukları uzun vadeli siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel derin krizi göz önüne alındığında, Arnavutların iktidardaki seçilmiş temsilcilerine duydukları güven kaybı ve öfkeleri, FYROM iktidarındaki Makedonya Slavları, siyasetçi Arnavut temsilcilerin: yolsuzluğa ve suça bulaştıkları dosyalarla biliyorlar, ancak kendi işledikleri yolsuzlukları ve suçları örtbas etmek için ve de niyetleri doğrultusunda bu siyasetçi Arnavut temsilcilerini kullandıklarından;
FYROM’da her alanda Arnavutların kolektif haklarının ihlal ve sabote edildiği göz önüne alındığında;
FYROM’un geleceği için önemli konularda ve hâlihazırda isim müzakereleri konusunda olduğu gibi, Arnavutların karar verme bütün süreçlerden dışlanmış olması göz önüne alındığında;
Biz, aşağıda imzası olan Arnavut aydınları bir grup olarak, kendimizi bu memorandum aracılığıyla kaygılarımızı dile getirmek mecburiyetinde görüyoruz;

M E M O R A N D U M
Madde 1: FYROM’un devlet yapısını “üniter devlet” olarak düzenleyen hâlihazırdaki Anayasa’yı değiştirme gerekliliğini mecburi görüyoruz, çünkü aralarında Arnavutların yaşadığı diğer etnik toplulukların da var olmasına rağmen mevcut anayasa FYROM devletini “Makedonya Slavların Milli Devleti” olarak tanımlayan gerçeği, ülkenin çok etnikli yapı gerçeğine aykırıdır ve çok etnikli devletlerin uluslararası standartlarına da ters düşmektedir, bunun için hâlihazırdaki anayasanın Arnavutlar için bağlayıcılığı olmadığını belirtiyoruz. FYROM’un bu “üniter devlet yapısı ile” örgütlenmiş ve yapılması olası olan her türlü referandumu geçersiz sayıyoruz. Biz, Arnavutların da karar alıcı olacakları bir referanduma kararlıyız. Arnavutça dilinin ve ulusal sembollerin resmi kullanımı, bütçenin adil dağılımı, uygun eğitim, layık bir kültürel yaşamı ve idarenin her Arnavut vatandaşının da hizmetinde olması gibi, Arnavutların kolektif haklarının gerçekleşmesi için tek garanti; Anayasa değişikliği ve devletin “Üniter” yapıdan, “Federasyon” veya “Konfederasyon” yapıya geçmesini görüyoruz. Yukarıdaki değişiklikler yapılmadan, Arnavutların FYROM iktidarındaki her türlü entegrasyonu, değersiz, taciz edici ve tehlikeli olarak görüyoruz.

Madde 2: FYROM’un “ülke adını değiştirmek”, ve, herhangi bir ulus veya devletin “Makedonya’yı Antik Makedonlarla ilişkilendirme yanlışın, sona ermesi”, mecburi görüyoruz. Arnavutlar, FYROM’un yeni ismi konusunda her türlü çözüme katkı sağlayacaklar, ancak, Arnavut faktörünün şeffaf ve doğrudan katılımı olmadan yapılacak herhangi bir çözüm, bölgenin etnik ve tarihsel gerçekliliğini yansıtmayan bir çözümdür. İsim sorunun çözümünde Arnavutların katılımını dışlayarak göz ardı etmek, Arnavutların haklarına açık ihlali olduğunu belirtiyoruz. İktidardaki Arnavut temsilcileri herhangi bir isim önermeden önce, Arnavut toplumu ile paylaşmalı ve açık bir şekilde tartışılmalıdır. Onaylanacağı isim ne olursa olsun, o isim Arnavutça çevrilmelidir ve Arnavut alfabesiyle yazılmalıdır. Ülkenin yeni adı “Coğrafi” ve “Slav” eklere sahip olmaması gerektiğini vurguluyoruz. FYROM’un gelecekteki adı, bir etnik grubun adı ile tanımlanmamalıdır. Çünkü devletin “Etnocentrik Kimliği”, Arnavutlar için işgalci bir karakteri barındırır. Bunun için devletin kimliği, Makedonyalı Slav halkının ulusal kimliğiyle eşitlenmesin. Makedonyalı Slavların kimliği, Arnavutlar için hiçbir sorun oluşturmuyor, sorun oluşturan ve engel olan: devlet isminin, etnik köken ismi ile belirlenmesidir.

Madde 3: AB ile bütünleşme de dahil olmak üzere, başka herhangi bir entegrasyon türünden önce, öncelikli olarak “Arnavutların millet olarak bütünleşme” zorunluluğunu vurguluyoruz. Hiç kimse Arnavutların milletçe bütünleşme haklarını reddetme hakkına sahip değildir, bunun yerine AB entegrasyonu da dâhil, başka bir entegrasyonu dayatamaz. Çünkü AB’nin kendisi, ulus devletlerin gönüllü bir birliğidir ve bu ulus devletler, bu birlikten, istedikleri zaman ayrılabilirler (İngiltere örneği). Bunun için AB entegrasyonu, Arnavutların milletçe entegrasyonunu ve aralarındaki sınırların ortadan kaldırılması için bir garanti olmadığı ortadadır. Hiçbir şey bir ulusun kültürel, eğitimsel ve ekonomik parçalanmışlığını haklı çıkarmaz, bu FYROM’daki Arnavutların kimliği için tehlikeli bir vakum oluşturur ve bu, dış etkiler tarafından kolayca doldurulur.

Madde 4: Arnavutların öncelikli çıkarları, bölgenin barış ve istikrarı bahanesine rehin tutulmasını, şiddetle reddediyoruz. Bölge için önemli bir faktör olmak, ilerlememiz için fırsata dönüştürülmeli ve müzakere eden pozisyona gelinmelidir, müzakere edilen değil.

Madde 5: Arnavutların çıkarlarını belirlemek, hedefleri koymak ve stratejileri örmek, bir kişin veya dört yılda bir tartışmalı bir şekilde seçilen bir avuç politikacının imtiyazında olamaz. Bu süreç şeffaf olmalı ve politik olmayan: sivil toplum (STK), diaspora ve uzmanlar… gibi unsurlarımızın vazgeçilmez öneme sahip rolü vurgulamalıdır. Bu nedenle, FYROM ve etrafındaki Arnavutların geleceği için, bu unsurların mevcut siyasi süreçlere katılımlarını ve angaje olmalarını teşvik ediyoruz.

Madde 6: Aynı zamanda güçlü bir şekilde kınayarak Makedonya Slavı olan Başbakana çağrıda bulunuyoruz, Arnavutları temsil eden siyasi güçleri kontrol etmek için: yolsuzluk ve suça karışan Arnavut siyasetçilerinin suç dosyalarını şu anda kullandığınız gibi, kötüye (şantaja) kullanımını derhal durdurun, o dosyaları kamuoyunun önünde açıklayın ve adalet sistemine teslim edin. Ülkedeki yolsuzluğun, suçun ve cinayetlerin devamı, sadece iktidar ve dışındaki Arnavut politikacı elitin gerçek emellerini ortaya koymakla yetinmemekte, aynı zamanda Makedonya Slavı olan Başbakanın, Arnavutlara yönelik yaklaşım ve gerçek niyetlerini de ortaya koymaktadır.

Madde 7: Avrupa uluslarının kendi dilleri için sahip oldukları hisleri, aşağıdaki bu ilgili gerçeği ortaya koymakla anlaşılır: İsviçre Konfederasyonu, bir ülkenin dil politikaları açısından “kayda değer ilginç bir aygıttır”, ülkenin yedi milyon insanı 4 farklı dili “Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Romanşça (Rhaeto-Romanic)” resmi statüyle eşit bir şekilde konuşuyor. Üstelik ülkenin adı da “Confoederatio Helvetica” şeklinde Latince kullanılır, ki bu, İsviçre’de dört resmi dilden birine öncelik verilmesin diye yapılmıştır. Bu dilsel çözümle küçük İsviçre hiçbir şey kaybetmez, çünkü tek bir resmi dili yoktur. Öte yandan, aynı şekilde küçük olan Makedonya’nın 2.2 milyon nüfusu var, ve bu nüfusun en az 3/1’i Arnavut olmasına rağmen, devlet topraklarında sadece Makedonca dilinin resmi dil olduğu belirten “yasa var”, ancak onunla birlikte Arnavutça dilinin de eşit bir statüde olması için bir “yasa yok”.

Bu Memorandum ile, Arnavutların aleyhine devam eden her türlü politikaya karşı olduğumuzu, ve de bu politikalardan sorumlu olanların hesap verme talebinden, biz Arnavut aydınları olarak ısrar etme kararlılığımızı ifade ediyoruz. Aynı zamanda, FYROM’daki Arnavut sorununun nihai çözüme kavuşması için, bütün insani ve entelektüel kaynaklarımızı esirgemeden ortaya koymaya, hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.

Sonuçlar
Arnavut aydınları olarak müzakerelerde önerilen isimlere ilişkin şunların altını çizmek istiyoruz: Arnavut tarafı için “Yukarı Makedonya Cumhuriyeti”, “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” adları kategorik olarak kabul edilemez, çünkü orijinal ve tercüme edilmiş versiyonunda, bu isimlerle üçüncü taraf olan iki komşu ülkesi Bulgaristan’ın ve Arnavutluk’un toprak bütünlüğünü ve ülke çıkarlarını ihlal etmektedir.
Aynı şekilde coğrafi bölge atıflı olan “Vardar Makedonyası” ismi kabul edilemez, çünkü böyle bir tanım “Sırp etkisinin FYROM’ün üzerindeki sürekliliği” anlamına geliyor, ve de “bu bölgenin Sırbistan’ın bir bölgesiymiş gibi” ve “ona dâhil olunmasını” ima eder.
Tartışmalara açılan ve tarihsel yönünü işaret eden “Yeni Makedonya” gibi diğer iki isim, kabul edilebilir, çünkü bu, Arnavutlar ve Makedonyalı Slavlar arasında “devlet yapısını yeniden tanımlama” olasılığın önünü açıyor.
“Üsküp-Makedonya Cumhuriyeti” ismi de Arnavutlar için kabul edilebilir, çünkü sembolik olarak Üsküp, Arnavutların dününü ve bugünü tanımlar.

Yukarıyla bağlantılı olarak, Arnavut aydınları grubundan ortaya çıkan isim önerileri aşağıdaki gibidir:
Merkezi Balkan Cumhuriyeti (Republika Qendrore e Ballkanit)
Multietnik Makedonya Cumhuriyeti (Republika Multietnike e Maqedonisë)
Üsküp Cumhuriyeti (Republika e Shkupit)

Son olarak, FYROM’daki Arnavutlar: bölgenin istikrarı için bir faktör olmaya devam ediyorlar, bu sorumlulukların bilinci ile AB, NATO ve ABD stratejik müttefiklerimizle tutarlı bir çizgide, FYROM’un Batı demokrasisinin ilkeleri olan “vatandaşların ön planda olduğu, hukukun hüküm sürdüğü ve düzenin var olduğu, yolsuzlukla mücadele edildiği, ifade özgürlüğün olduğu ve demokrasinin, ülkenin devlet işleyişinde temel dayanağı olduğu” ve bu ilkelerde kalması ve uzaklaşmaması için bütün entellektüel, ekonomik, insani, maddi ve manevi potansiyelleriyle katkı sağlayacaklar. Ama aynı zamanda güçlü bir şekilde kültürel ve politik değerlerimizi koruyacağız ve tanıtacağız.
İMZALAR

Sokol BRAHAJ

BesaTime.com

Yorumlar