Anastasia Zhalina: Hazar Denizi’nin sığlaşması karşısında Aktau limanı nakliye kapasitesini nasıl koruyor?

Hazar Denizi’nin sığlaşması Aktau Limanı’nın kapasitesini tehdit ediyor

Hazar Denizi’nin doğu kıyısında bulunan Aktau Limanı, yük taşımacılığını genişletmeye devam ediyor. Ancak deniz seviyesinin düşmesi, limanın faaliyetlerini giderek zorlaştırıyor. Rıhtımlardaki su derinliğinin yetersiz kalması nedeniyle bazı gemiler artık tam kapasiteyle yük taşıyamıyor. Kazakistan açısından bu sorun yalnızca yerel bir limanın işletilmesiyle sınırlı değil; Orta Asya’yı Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Avrupa pazarlarına bağlayan ulaşım ağının geleceğini de yakından ilgilendiriyor.

Aktau, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’nun (TITR) en önemli halkalarından biri. Kazakistan Ulaştırma Bakanlığı, Ekim 2026’da limandaki tarama çalışmalarının ana aşamasının tamamlandığını duyurdu. Projenin temel amacı, gemilerin limana giriş ve çıkışını kolaylaştırmak, yükleme kısıtlamalarını azaltmak ve limanın elleçleme kapasitesini artırmak. Kazakistan ayrıca konteyner taşımacılığını genişletmeyi ve deniz filosunu yenilemeyi planlıyor. Ancak bütün bu yatırımların başarısı, Hazar Denizi’nde su seviyesinin düşmeye devam etmesi karşısında limanın gerekli derinliği koruyabilmesine bağlı olacak.

Hazar Denizi’nin sığlaşması Aktau Limanı’nı nasıl etkiliyor?

Hazar Denizi’nin su seviyesi birkaç on yıldır düşüyor. Kazakistan Hazar Denizi Araştırma Enstitüsü’nün verilerine göre, Kazakistan’ın deniz sektöründeki su seviyesi 1996-2025 döneminde yaklaşık 2,45 metre geriledi. Temmuz 2026’da Kulalı Adası yakınlarındaki ölçüm istasyonunda deniz seviyesi eksi 29,42 metre olarak kaydedildi. Bu, söz konusu istasyonun şimdiye kadar ölçtüğü en düşük seviye oldu.

Deniz seviyesindeki düşüş, limanlara erişim için kullanılabilen su derinliğinin azalmasına yol açıyor. Bu durum özellikle gemilerin güvenli seyri için omurgalarının altında belirli bir su derinliğine ihtiyaç duyulması nedeniyle önem taşıyor. Derinlik yetersiz kaldığında gemiler ya daha az yük taşımak ya da seferlerini farklı biçimlerde planlamak zorunda kalıyor.

Aktau’da sorunun etkileri şimdiden görülüyor. Liman yetkilileri Mayıs 2025’te, 6.500 ton taşıma kapasiteli kuru yük gemilerinin yalnızca 5.500 ton yük alabileceğini bildirdi. Petrol tankerlerinde de benzer kısıtlamalar yaşandı. Örneğin, 12.000 ton kapasiteli tankerler ancak 9.000-10.000 ton yük taşıyabiliyordu. Böylece bazı gemiler, taşıma kapasitelerinin yaklaşık dörtte birini kullanamaz hâle geldi.

Bu durum taşımacılık maliyetlerini ve operasyonların planlanmasını doğrudan etkiliyor. Bir geminin planlanan yükün tamamını taşıyamaması, kalan yükün başka gemilerle veya ek seferlerle gönderilmesini gerektiriyor. Dolayısıyla Aktau’nun önündeki mesele yalnızca yük hacmini artırmak değil, mevcut filonun güvenli ve verimli biçimde çalışmasını sağlayacak su derinliğini korumak.

Aktau Limanı derinlik sorununu nasıl çözmeye çalışıyor?

Limanın taranmasına yönelik çalışmalar Eylül 2026’da başladı. Kazakistan Ulaştırma Bakanlığı, ekim ayında projenin ana aşamasının tamamlandığını açıkladı.

Proje kapsamında Hazar Denizi’nin tabanından yaklaşık 1,3 milyon metreküp malzemenin çıkarılması planlanıyor. Çalışmalar, yaklaşım kanalları ve rıhtımların çevresi dâhil olmak üzere 77,1 hektarlık bir su alanını kapsıyor. Liman yönetiminin verdiği bilgilere göre rıhtımlardaki su derinliği mevcut durumda yaklaşık 4,5-5 metre. Çalışmaların tamamlanmasıyla bu derinliğin 6-7 metreye çıkarılması hedefleniyor.

Su derinliğinin artırılması, gemilerin limana giriş ve çıkış koşullarını iyileştirecek ve yükleme kısıtlamalarını azaltacak. Bununla birlikte, her geminin taşıyabileceği yük miktarı, limandaki gerçek derinliğin yanı sıra geminin su çekimine ve güvenlik koşullarına da bağlı olacak.

Projenin maliyeti 20,6 milyar tenge, yani yaklaşık 45,6 milyon dolar olarak açıklandı. Finansmanın bir bölümü borçlanma yoluyla sağlandı. Projenin ana yüklenicisi, denizcilik ve liman altyapısı alanında faaliyet gösteren Çinli şirket China Harbour Engineering Company Ltd. (CHEC).

Projenin hazırlık ve uygulama takvimi birkaç kez değişti. Kazakistan’ın 2024’te onayladığı Deniz Altyapısını Geliştirme Kapsamlı Planı’nda çalışmaların başlangıçta Aralık 2025’te başlatılması öngörülüyordu. Haziran 2026’da Ulaştırma Bakanlığı, ana aşamanın temmuz ayının ikinci yarısında başlayacağını bildirdi. Ancak rıhtım çevresindeki tarama çalışmaları eylülde başladı; bakanlık da 5 Ekim’de projenin ana aşamasının resmen başlatıldığını duyurdu. Çalışmaların tamamının 2026 sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor.

Projede çıkarılan malzemenin değerlendirilmesi de öngörülüyor. Kazılan toprağın, gelecekteki liman tesisleri için yapay kara alanları oluşturulması da dâhil olmak üzere, özel olarak hazırlanan sahalara taşınması planlanıyor.

Kazakistan, Aktau’nun liman altyapısını daha da genişletmeyi hedefliyor. Kapsamlı plan kapsamında 13, 14 ve 15 numaralı üç yeni kuru yük rıhtımının inşası öngörülüyor. Ayrıca 12 numaralı rıhtımın yenilenmesi ve 3 numaralı rıhtımın genişletilmesi 2026-2027 dönemi için planlanıyor. Böylece tarama çalışmalarıyla mevcut denizcilik koşullarının iyileştirilmesi ve limanın gelecekteki büyümesi için altyapı oluşturulması amaçlanıyor.

Tarama çalışmaları taşımacılık maliyetlerini düşürecek mi?

Tarama projesinin beklenen sonuçlarından biri, deniz taşımacılığının maliyetini azaltmak. Su derinliğinin yetersiz olması nedeniyle gemilerin tam kapasiteyle yüklenememesi, taşınan her ton yükün maliyetini artırabiliyor. Çünkü gemi daha az yük taşısa bile yakıt, mürettebat ve bakım giderlerinin önemli bir bölümü değişmiyor.

Su derinliğinin artırılması, gemilerin her seferde daha fazla yük taşımasına olanak sağlayabilir. Bu da mevcut filonun daha verimli kullanılmasına ve birim taşıma maliyetlerinin düşmesine yardımcı olabilir.

Kazakistan Ulaştırma Bakanlığı, tarama çalışmaları tamamlandığında deniz taşımacılığı maliyetlerinin yüzde 10-15 oranında azalabileceğini öngörüyor. Bakanlık ayrıca projenin, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru üzerindeki yük hacmini yüzde 30’a kadar artırabilecek koşullar yaratacağını belirtiyor.

Ancak bu oranlar henüz gerçekleşmiş sonuçlar değil, öngörülerden ibaret. Beklenen kazanımların elde edilmesi; gemi sayısına, terminal kapasitesine, taşınacak yük miktarına ve koridorun diğer bölümlerindeki altyapının durumuna bağlı olacak.

Aktau’nun kapasitesinin artması, güzergâhın diğer noktalarında da eş zamanlı iyileştirmeler yapılmasını gerektiriyor. Limanların, demiryollarının ve terminallerin aynı ölçüde gelişmemesi durumunda, Aktau’da sağlanan kapasite artışı taşımacılık zincirinin başka bir bölümünde darboğaz oluşturabilir.

Aktau üzerinden taşınan yük miktarı nasıl değişiyor?

Karşılaştığı fiziksel kısıtlamalara rağmen Aktau Limanı, yük taşımacılığını genişletmeyi sürdürüyor. Liman yönetiminin verilerine göre 2025 yılında limandan 4,909 milyon ton yük sevk edildi. Bu miktarın 2026’da 5,909 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Bu da yaklaşık yüzde 20,4’lük bir artış anlamına geliyor.

Konteyner taşımacılığı, limanın en hızlı büyüyen faaliyet alanlarından biri. Kazakistan Demiryolları’nın (KTZ) yayımladığı verilere göre Aktau, Eylül 2026’da 10.186 TEU konteyner elleçledi. Bu miktar, Eylül 2025’e kıyasla yüzde 80 daha yüksek ve liman açısından yeni bir aylık rekor niteliğinde.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, liman yönetimine göre 2025 yılının tamamında yaklaşık 63.000 TEU konteyner elleçlendi. Bu alandaki büyümede Aktau Uluslararası Konteyner Merkezi’nin geliştirilmesi de etkili oluyor. Projenin ilk aşaması Mart 2026’da devreye alındı; merkez, 14 Temmuz’da ilk konteyner trenini kabul etti.

Konteyner merkezinin tasarım kapasitesinin yılda 240.000 TEU’ya çıkarılması planlanıyor. Ancak bu rakam, limanın mevcut konteyner hacmiyle karıştırılmamalı; geleceğe yönelik hedeflenen kapasiteyi ifade ediyor.

Aktau’nun faaliyetleri konteyner taşımacılığıyla sınırlı değil. Liman petrol, tahıl, metal ve diğer yüklerin sevkiyatında da önemli bir rol oynuyor. KazTransOil verilerine göre Ocak-Eylül 2026 döneminde Aktau Limanı’ndaki tesislerden tankerlerle toplam 2,608 milyon ton petrol yüklendi. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artış gösterdi.

Söz konusu petrolün 1,164 milyon tonu Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı üzerinden sevk edildi. Bu rakam, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24’lük artışa işaret ediyor. Bununla birlikte, bu verilerin Aktau Limanı’nın toplam yük hacmini değil, KazTransOil tesisleri üzerinden gerçekleştirilen petrol aktarımını gösterdiğini belirtmek gerekiyor.

Veriler, Aktau’nun hem Kazakistan’ın ihracatı hem de uluslararası transit taşımacılık açısından önemini koruduğunu ortaya koyuyor. Ancak yük akışındaki artışın sürdürülebilmesi için liman altyapısının ve bağlantılı ulaşım hatlarının birlikte geliştirilmesi gerekiyor.

Kazakistan deniz taşımacılığı kapasitesini nasıl artırmayı planlıyor?

Kazakistan, tarama çalışmalarının ve terminal yatırımlarının yanı sıra Hazar Denizi’nde hizmet veren gemi sayısını da artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Aktau ile Bakü arasındaki bağlantı özel önem taşıyor. Söz konusu hat, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru üzerinden gerçekleştirilen yük sevkiyatının temel bağlantılarından biri.

Aktau Limanı yönetimine göre bu güzergâhta çalışan yük gemilerinin sayısı Ağustos 2026 itibarıyla yediden ona çıkarılacak.

Kazakistan, 2028 yılına kadar altı yeni gemi satın alarak filosundaki gemi sayısını yirmiye ulaştırmayı hedefliyor. Ayrıca Eylül 2025’te, her biri 780 TEU kapasiteli iki konteyner gemisinin inşası için sözleşme imzalandı. Bu gemilerin Aralık 2027’de teslim edilmesi planlanıyor.

Filo genişlemesi, Kazakistan ile Azerbaycan arasındaki deniz taşımacılığı kapasitesini artırarak Hazar geçişindeki yük hareketliliğini destekleyebilir. Ancak deniz taşımacılığının gelişmesi yalnızca Aktau’ya bağlı değil; Hazar’ın diğer kıyılarındaki limanların ve bağlantılı altyapının durumu da belirleyici.

Kazakistan’ın bir diğer önemli limanı Kuryk’te tarama çalışmaları 2024’ün sonunda tamamlandı. Liman yönetiminin açıklamasına göre çalışmalar sırasında 990.000 metreküpten fazla malzeme çıkarıldı. Projenin tamamlanmasının ardından liman sahası ile yaklaşım kanalındaki derinlik 7-8 metreye ulaştı. Böylece gemilerin izin verilen su çekimi artırıldı ve yükleme koşulları iyileştirildi.

Kuryk örneği, tarama çalışmalarının liman operasyonlarında somut iyileşmeler sağlayabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, her limanın coğrafi ve işletme koşulları farklı olduğundan Aktau’daki sonuçlar, yürütülen projenin başarısına ve deniz seviyesindeki değişimlere bağlı olacak.

Aktau Limanı’nın uzun vadeli geleceği neye bağlı?

Hazar Denizi’nin sığlaşması, Kazakistan’ın limanları açısından tek bir projeyle çözülemeyecek uzun vadeli bir sorun oluşturuyor. Tarama çalışmaları gerekli su derinliğini yeniden sağlamaya yardımcı olsa da deniz seviyesindeki düşüşü durdurmuyor. Bu nedenle Aktau’da düzenli derinlik ölçümleri yapılması, yaklaşım kanallarının ve rıhtımların durumunun sürekli izlenmesi gerekiyor. Seyir koşullarının kötüleşmesi hâlinde ek tarama çalışmalarına ihtiyaç duyulabilir.

Kara bağlantılarının geliştirilmesi de en az deniz altyapısı kadar önemli. Limanın gerçek kapasitesi, demiryolu bağlantılarına, terminallerin çalışma verimliliğine ve yüklerin güzergâhın farklı bölümleri arasında ne kadar hızlı aktarılabildiğine bağlı.

Bu çerçevede, Aktau’da erişim istasyonunu ve Khimicheskaya Parkı’nı birbirine bağlayacak dokuz kilometrelik bir demiryolu hattının inşası planlanıyor. Projenin Mart 2028’de tamamlanması öngörülüyor. Bu tür yatırımların, deniz ve demiryolu taşımacılığı arasındaki bağlantıyı güçlendirmesi ve limanın yük elleçleme kapasitesini artırması bekleniyor.

Aktau Limanı için kısa vadeli öncelik, tarama çalışmalarını tamamlayarak gemilerin daha yüksek kapasiteyle yüklenmesini sağlamak. Uzun vadede ise asıl belirleyici unsur, limanın Hazar Denizi’ndeki su seviyesi değişimlerine uyum sağlayabilmesi ve Kazakistan’ın ihracatı ile uluslararası transit taşımacılık için gerekli kapasiteyi koruyabilmesi olacak.

Aktau’nun geleceği yalnızca liman içindeki yatırımlara bağlı değil. Hazar Denizi’ndeki çevresel değişimlere uyum, deniz filosunun yenilenmesi, demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi ve Trans-Hazar Koridoru’ndaki diğer ülkelerin altyapı yatırımları birlikte ele alınmalı. Bu unsurların eş güdüm içinde geliştirilmesi, Aktau’nun Orta Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılık ağında etkin bir merkez olmayı sürdürmesi açısından kritik önem taşıyor.

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.