RUSİYANIN YENİ “ŞİMAL-CƏNUB” DƏHLİZİNDƏ AZƏRBAYCAN NİYƏ YOXDUR?

Avrupa’nın dayattığı kriz tersinden EVET’e çalışıyor!

Nuri Paşanın ilginç hikayesi

27×20․ «Հոկտեմբերի 27»- Հենրիկ Խաչատրյանի, Արամ Կարապետյանի, Վահրամ Խոռխոռունու և Արծրուն Մարգարյանի խորհրդավոր սպանությունները

alanyada yaşayan rus ordusunun gazi albayın 2. Dünya savaşı ve 9 mayıs, zafer bayramı hakkında hikayesi

Gündem 9 Mayıs 2020
151

Ankara, 8 Mayıs— Ria Novosti, Alena Palajçenko. Alanya’da yaşayan Rus gazi Albay Marlen Kravtsov, Ria haberine Sovyet insanların 75 yıl önce Büyük Anayurt Savaşı nasıl kutladıklarını ve Almanya’nın işgali sırasında kendi hayatı hakkında anlattı.
“İnsanlar ağlıyordu ve gülüyordu”
“O zaman 14 yaşındaydım, ailemiz Harkiv’de yaşıyordu. Basit bir avlumuz vardı; … Zafer hakkında 9 Mayıs’ta gece radyodan öğrendik. Saat 4 sabah gürültü ve bağırtılardan uyandım. Birileri hava silah atıyordu, tüm avlumuz uyanmış, herkes gülüyordu, mutluluktan zıplıyordu. Herkes sevinç içindeydi. Kadınlardan birisi ağlayıp dile getirdi: ‘Benim kocam dönmez…’ Kravtsova göre söz konusu durum ‘gözyaşları ile bayram’ şarkısında çok iyi bir şekilde aktarılmıştır.

İşgal altında hayat

Bundan önce onun ailesi iki sene Almanya’nın işgali altında yaşamıştır. ‘Bizimkiler çekilirken tahliye edilemedik, olduğumuz yerde kalmaya ve düşmanın işgali altında hayatta kalmaya mecbur olduk. İlk zamanlarda işgalciler az çok insani davranırken, Aralık 1941’de Moskova yakınlarında yenilgiye uğradıktan onların tutumu hemen değişmiştir; canavarlık yapmaya başlamıştır’ – Marlen İyosifviç dile getirdi.
‘Bizde ne elektrik, ne kibrit, ne normal yemek, ne tuz, ne giyim eşyaları vardı. Nazilerin emirlere uymayanlar kurşuna diziliyordu. Akşam altıdan sabah sekize kadar sokağa çıkma yasağıydı. Faşistler çocukları dövebiliyordu, tokat atabiliyordu. Devamlı korku içinde yaşıyorduk, hayatımızın değeri sıfırdı’ – Kravtsov devam ediyor.
Ağustos 1943’te annesiyle cephe hattını geçerek yakınlarına kaçmaya karar vermiş.
‘Harkov’dan 35 km mesafesinde yaşayan dedeye kaçtık. Tam da bu zamanda Kursk Muharebesi’nin başladığını öğrendik. Onun sağ cephesine vardık. Şehirden çıkıp uzaklarda silah atışları duyuyorduk. Ancak buna çoktan alıştığımız için, dönmek için de artık geçti, ilerlemeye devam ettik’, – Kravtsov hatıralarını paylaşıyor.

‘Çokuluslu bir devletti’

‘Alçaktan geçen uçakların sesleri duyduk, kara bulut gibi ilerliyordu, aşağıya düşüp yüzümüzü toprağa yasladık. Uçaklar alçaktan uçup gürültü yapıyordu. Kafamı kaldırıp, kanatlarında kırmızı yıldızları görüp ve seslendim: ‘Bunlar bizimkiler, annem!’. Ulu ordumuzla gurur duymaya başladım o an. Her şey için intikam alsınlar: ölüm kampları, açlık, köpeklerle baskınlar, bizimkilerin acıları, gözümüz önünde öldükleri esirlerimiz için’ – emekli subay dile getiriyor.
Uçaklar yok olunca, çocuk annesiyle birlikte kalkıp Sovyet askerleri görmüştür. ‘20 kişiydi: yorgundu ve toz içindeydi. Annem onlara bakıp ağlıyordu. Ukraynalar, Ruslar, Tacikler, Başkurtlara göre ayırmıyorduk bunları. Şunu söylüyorduk: Onlar Alman ve faşistler, bunlar ise bizimkiler’! Bu çokuluslu ulu bir ülke ve orduydu.’ – Kravtsov dile getiriyor.
‘Türkler bana çok saygı gösteriyor’
Savaştan sonra Kravtsov, Summi topçu akademisini kazanmıştır, Sovyet ordusunda subay olarak görevde bulunmuştur, albaya olarak emekli olmuş. Sağlık sorunu nedeniyle Türkiye’ye gelmiştir ve 8 yıldır Alanya’da yaşıyor.
‘Türkler bana çok saygı gösteriyor. Merasim üniformasını giyerken beni görenlerin dikkatini çektiğimden çekindim bile. Türkiye’de yaşlı ve askerlere gösterilen saygı beni sevindiriyor’,- Kravtsov dile getiriyor.
Zafer Bayramı arifesinde Marlen Kravtsov’u Rusya’nun Antalya Konsolosu İvan Stepanov, tebrik etmeye gelmiştir. Ona çiçek ve hediyeyi – Rus ordusu hakkında albüm – takdim etmiştir. Aynı günde gazi ve onu eşi evliliklerinin 50. Yıldönümünü kutlamıştır.
Rusçadan çeviren kafkassam rusya masası

Yorumlar