Adelina Sfishta: Ermenistan Seçimlerini nasıl okumalıyız?

Ermenistan Seçimlerini nasıl okumalıyız?
Ermenistan eksen değiştiriyor..

Fotoğrafta Erdoğan ve Aliyev eksik.. Hemen tamamlayalım…

Önce bir rakamlara bakalım.. Sonuçlar neyi gösteriyor anlamaya çalışalım…

Seçimin ortaya çıkardığı “çok temel ayrışma” bize, Ermenistan’ın eksen değiştirdiğini gösteriyor.. Ama tehlikeli bir güzergahta….

Önümüzde; % 50 Batı ve Türkiye ile normalleşmeyi isteyen, % 37 Rusya ile yürümeyi tercih eden bir Ermenistan toplumu var…

Paşinyan’ın, Batı yanlısı Civil Contract / Sivil Sözleşme partisi % 50 alırken,
Rusya yanlısı Blok toplamda % 37’ye ulaştı.

Karapetyan’ın Strong Armenia Partisi % 23
Koçaryan’ın Armenia Alliance Partisi % 10
Tsarukyan’ın Prosperous Armenia Partisi % 4
1800’lerde, “stratejik hedeflerine Ruslarla ulaşmaya karar vermiş Ermeni toplumu”; bu seçim sonuçlarına baktığımızda, müthiş bir değişime uğramış gözüküyor.
Düşünsenize.. Daha 2018’de % 90’a yakını, “Rusya müttefikimiz” diyordu, bu oyları veren Ermenistan toplumunun..
Paşinyan “Sivil Sözleşme Partisini” 2015’te kurdu..
Kangrene dönüşmüş Karabağ sorunu ve yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık ile Rusçulaşmış oligarkların eline geçmiş çökmüş bir Ermenistan ekonomisi…
2015-2018 böyle yıllardı.
Rusya da Ermenistan’ı kontrol eden “rezil kadroları” iktidarda tutmak istiyordu..
2018’de Ermenistan’ın başında Serzh Sargsyan vardı. Karabağ Klanındandı.. Rusya yanlısıydı…
Sargsyan; 2013’te, Ermenistan-AB Derin ve Kapsamlı Ortaklık Anlaşması’nı (Association Agreement) son anda iptal etti ve Rusya’nın öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği’ne katılma kararı aldı..
Ermenistan toplumunun bu Rusya yanlısı kararı aşması 5 yıllık bir mücadele sonunda gerçekleşti.
Paşinyan’ın da içinde bulunduğu “Rusya’ya direniş eylemleri” 2018’de Ermenistan Devrimine dönüştü ve Batı yanlısı “My Step-Benim Adımım Hareketi” % 70 ile iktidarı ele geçirdi..
Bu Blok içinden de daha sonra 2021’de Paşinyan’ın Civil Contract Partisi tek %53.95 ile tek başına iktidara ulaştı.
Ancak, Paşinyan’ın esas “işi” şimdi başlıyordu..
Rus emperyalizminin, kendi bölgesel amaçları için üzerine oturduğu “zehirli Ermeni nasyonalizminin” aşılması gerekiyordu.
Bu “tabular” nasıl kırılacaktı.
Zehirli nasyonalizmin bal gibi tatlı hayallerinin, aslında Ermeni milletinin felaketi olmak üzere olduğunu nasıl anlatacaktı.
Bu hiç de kolay olmayacaktı.
Ermenistan toplumunun Rusya’ya güveni % 31’e düşmüştü, bu elbette çok büyük fırsat sunuyordu. Ama, ya “250 yıllık hayallerin süslediği hedefler” nasıl kolayca terk edilebilir ve insanlara kabul ettirilebilirdi?
“Rus emperyalizminin en önemli enstrümanı olan ve onun üzerinden Azerbaycan’ı ve Ermenistan’ı kontrol ettiği” Karabağ Sorununu nasıl aşabilecekti? Cephede Ermeni askerleri ölüyor, sorun kangren olmuş, ekonomi çökmüş orduya modern silahlar alınamıyordu.. Cephede yenilgi kaçınılmaz gözüküyordu..
Daha 2008’de komşusu Gürcistan’ı işgal etmiş olan Rus tanklarının Ermenistan’a girmesini nasıl önleyebilecekti? Üstelik, Ermenistan’ın sınırlarını Rus birlikleri koruyordu.. Dahası, 10.000’e yakın Rus hava ve kara birliği Ermenistan’da konuşlu vaziyetteydi.. Rus askerlerini neyle durdurabilecekti?
Paşinyan, hayal kurmamalıydı ve Ermenistan halkına gerçekleri söylemeliydi..
“Kaybediyoruz..” dedi..
“Karabağ bizim topraklarımız değil..” dedi..
“Bütün bunlar Ermeni milletine felaket getiren destansı masallar..” dedi..
“Azerbaycan’la Türkiye’yle dostane ilişkiler kurmalıyız..” dedi..
“2020-2023 Azerbaycan-Ermenistan savaşında Rusya bize ihanet etti, onun oyunlarını görmek gerek..” dedi..
“Hiç kimseden toprak talebimiz yok.. Soykırım-katliam gibi meslelerden intikam peşinde değiliz..” dedi..
Bir başka ülkede bir siyasetçi bu sözleri söylese asker darbe yapar ve yönetime el koyar.. Gerçekten müthiş bir cesaret..
Paşinyan “Tabuları Yıkmıştı..”
İşte 7 Haziran’daki seçimler de bu “Tabuları Yıkışın Testi” niteliğindeydi.
Paşinyan % 50 ile 61 millet vekili kazandı. Ermeni toplumunun açık güveniydi bu.. Eğer Ermenistan Avrupa’da olsaydı, net zaferdi.
Ermenistan Avrupa’da değil..
Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’da savaş bataklığına saplanmasınının da Paşinyan’ın en büyük şansı olduğunu gözden kaçırmayalım..
Paşinyan’ın Yıktığı Tabulara “vatana ihanet olarak bakan” Rusya’ya yaslanmış % 37’lik bir Rus yanlısı 3 siyasi parti de var bu sonuç içinde.

Ermenistan toplumu % 50 ile Paşinyan’ın Tabu Kırmasını onaylarken, 250 yıllık hayallerin peşinde koşulması gerektiğine inanan % 37’lik çok ciddi bir kesimin olduğu da gerçek.
İşte sorun burada başlıyor…
Bu % 37’lik kitleyi ikna etmek mümkün olabilecek mi?
Rusya bu % 37’lik kitleyi kaldıraç olarak kullanıp, Ermenistan’ı istikrarsızlığa sürükleyebilecek mi?
Paşinyan’ın başarabildiklerini “göremeyen” Türkiye ve Azerbaycan; “daha çok tavizler vermelisin” deyip, Rusya’nın siyasetine su taşıyacak mı?
“Stratejik Kör”, hantal AB medeniyeti bütün bu değerli şeylerin farkına varamayıp, Ermenistan’a acil destek yerine standart prosedürler peşinde koşup, Rusçu siyasete “bak gördünüz mü AB zaten bizi almaz” dedirtecek mi?
Bunlar da maalesef iç karartıcı şeyler..
Paşinyan’ın, “hepimiz adına” müthiş bir zaferi bu.. Gerçekten çok sevinçliyim.. Putin’in bir kalesi dah ayıkıldı…
Ama, AB-Türkiye-Azerbaycan; ya meseleye stratejik ve uzun soluklu bakmaz da, küçük ayrıntılar içinde gecikirse ve Paşinyan Rus oyunlarına direnemezse diye de karnıma ağrılar saplanmıyor değil..
Hayal edin…
Erdoğan seçim öncesi Ermenistan’a gitseydi, Paşinyan Türkiye’ye gelseydi, Azerbaycan-Ermenistan-Türkiye birlikte fotoğraflar verselerdi, Türkiye-Ermenistan sınır kapısı açılmış olsaydı ve gürül gürül işleseydi..
İnanın Paşinyan’ın oyu % 60’ı geçerdi..
Ama, olmadı.. Yüksek siyaset devreye giremedi ve ayrıntılar içinde boğuşan bürokratik dışpolitika yarım yamalak desteklerle sınırlı kaldı..
Ermeniler nasyonalist de biz değil miyiz Allah aşkına?
Ama, tarihin keskin bir virajından geçtiğimizi idrak etme olgunluğunda olmalıyız.. Bu tür müspet şanslar nadiren belirir..
Paşinyan, Ermeni zehirli nasyonalizmini “törpüledi”.. Ama kökleri hala derinlikte ve ipleri Rusya’nın elinde..
Biz de kendi “zehirli nasyonalizmimizi” törpülemeli ve Paşinya’nın çabalarına katkı vermeliyiz..
Türkiye’ye tarihi görevler düşüyor…

Yazımın başında dedim ya! Fotoğrafta Erdoğan ve Aliyev eksik diye..Şimdi bu fotoğrafı tamamlama zamanı..
Erdoğan bunu çok güzel yapar… Güçlü lider halkını ikna eder..
Biz masada geçmişi tartışıyorsak inanın yan masada başkaları bizim geleceğimizi dizayn ediyordur.. Geçmiş geçmişte kaldı.. Nokta..
Üzerimize düşeni yapmakta gecikirsek, Kafkasları neden Rusya kontrol ediyor diye hayıflanmayalım sonra..
Adelina Sfishta
Gazeteci

Kafkassam Editör
YAZAR

Kafkassam Editör

Yeni bir dünyaya uyanmak, dünyayı yeniden okumak isteyenler için, söylenecek sözü olanlar için merkezi Ankara’da olan KAFKASSAM’ı kurduk. Erivan, Bakü, Tiflis, Tebriz, Grozni, Moskova, Mahaçkale, Nazrin, Nalçik, Saratov, Ufa ve Sochi’de ofislerimiz temsilcilerimiz var. Kafkassam genelde kafkasya çalışmak için kuruldu Kafkasya genelinde çalışır. Ermenice Rusça Gürcüce İngilizce dillerinde yayın yapan kafkassam genç akademisyen ve stratejistlerle çalışmaya özen gösterir. KAFKASSAM’ın internet sitesi 2 Ocak 2010’da yayına girdi. İnternet sitesinde Kafkasya’daki ülkeler ve Türkiye ile ilişkileri hakkında makaleler, ropörtajlar, analizler ve yorumlara yer verilmektedir.

Yorum Yaz

Share a useful thought, question, or feedback.