Mehsa Mehdizade: Trump’ın İranda Amacı
Trump’ın Amacı: Sahada Karşılığı Olmayan Pehlevileri Görünür Kılarak Gerçek Değişimi Engellemek
İran’daki kriz tek bir bölgenin ya da tek bir halkın sorunu değildir. İran’da demokrasi yoktur, adalet yoktur, siyasal temsil yoktur. Ekonomik kriz derindir; yoksulluk yaygındır; yolsuzluk sistematiktir. Azerbaycan Türkleri kadar Kürtler, Beluçlar, Araplar, Lorlar ve Fars toplumunun geniş kesimleri bu yapının doğrudan mağdurudur. Bu nedenle İran’daki muhalefet çok katmanlıdır ve tek bir merkezle sınırlı değildir.
Bu tablo içinde Pehlevilerin yeniden görünür kılınması, İran’daki sorunlara çözüm üretmemektedir. Çünkü Pehleviler de bir monarşi geleneğinin temsilcisidir. İran’ın temel sorunu kişi ya da hanedan değil, halk egemenliğini dışlayan siyasal zihniyettir. Monarşi, bu zihniyetin başka bir biçimidir ve bugün de çözüm değildir.
Trump Neyi Amaçlıyor?
Trump’ın İran politikasında temel amaç, İran’da demokratik ve kapsayıcı bir dönüşüm sağlamak değildir. Amaç:
İran’ı sürekli baskı altında tutmak,
Ancak bu baskının kontrolsüz ve halk temelli bir değişime dönüşmesini engellemektir.
Bu nedenle:
Sahada karşılığı olmayan,
Toplumsal mobilizasyon gücü bulunmayan,
Monarşik ve merkeziyetçi bir zihniyeti yeniden üreten
Pehleviler ABD ve İsrail tarafından özellikle görünür kılınmaktadır.
Bu görünürlük, “alternatif var” algısı yaratmakta fakat aynı anda gerçek ve talepler temelli muhalefetin alanını daraltmaktadır.
Pehlevilerin görünür kılınması bugün İrandaki haklı taleplere zarar vermektedir çünkü:
Demokrasi ve adalet talebi bulanıklaştırılmaktadır.
Vatandaşların somut talepleri, sembolik bir hanedan figürüyle ikame edilmektedir.
Monarşik zihniyet normalleştirilmektedir.
Oysa sorun tam da halk iradesinin sistem dışına itilmesidir.
Gerçek muhalefet zayıflatılmaktadır.
Tebriz merkezli medeni mücadele kadar, diğer halkların ve toplumsal kesimlerin talepleri de görünmezleşmektedir.
Bu yaklaşım İran’da değişimi hızlandırmamaktadır; değişimi kilitlemektedir.
Net Tavır: Çözüm Nerede Değildir, Nerede Olmalıdır?
Ben net olarak ABD–İsrail dizaynını reddediyorum İran’daki mevcut baskıcı yapıyı meşrulaştırmaya da çalışmam ona da karşıyım Bana göre çözüm net biçimde şuradadır:
Çözüm, dış aktörlerin muhalefet dizaynında değildir.
Çözüm, sahası olmayan vitrin figürlerinde değildir.
Çözüm, monarşinin yeni bir versiyonunda değildir.
Çözüm: Taleplere Kulak Açmak
Çözüm, İran rejiminin toplumsal taleplere kulak açmasındadır.
Bu ne anlama gelir?
Demokrasi ve adalet talebini güvenlik tehdidi olarak görmemek
Etnik, dilsel ve kültürel eşitliği tanımak
Medeni ve siyasal mücadele yürüten muhalefeti bastırmamak
Vatandaşların ekonomik ve refahı düzeylerindeki hüsrana odaklanmak
ABD ve İsrail’in İran iç siyasetini dizayn etmesine alan açmamak
Sorunları dış vitrinlerle değil, içeride siyasal çözümle ele almak
İran’daki istikrarsızlık, dış müdahalelere açık bırakıldıkça derinleşmektedir. Bu müdahalelerin panzehiri, baskıyı artırmak değil; meşru talepleri tanımaktır.
Bugün Pehlevilerin görünür kılınması, İrandaki gerçek itirazlara zarar vermektedirr. demokratik talepleri erteleyen ve kaosu uzatan bir işlev görmektedir.
İran’ın ihtiyacı monarşi değildir.
İran’ın ihtiyacı dış dizayn değildir.
İran’ın ihtiyacı, halkın taleplerine kulak veren bir siyasal akıldır.
Pehlevilerin ısrarla görünür kılınması, ABD ve İsrail’in İran’daki gerçek muhalefeti ve özellikle Azerbaycan Türklerini bilinçli biçimde yok saydığının açık göstergesidir; bu durum aynı zamanda bu aktörlerin demokrasi gibi bir kaygılarının olmadığını ortaya koymaktadır. Azerbaycan Türklerinin Türkiye ve Azerbaycan’la kurduğu güçlü bağlar, dış dizaynlara uymadığı için süreç dışına itilmektedir. Sahada karşılığı olan bu toplumsal güç, kontrol edilemediği için Pehlevi vitriniyle bastırılmak istenmektedir. Bu tablo, Azerbaycan Türklerinin dış aktörlerce araç olarak kullanılamadığını açıkça göstermektedir



Yorum gönder