Turan Rzayev: Bakü’nün Hassas Denge Diplomasisi
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un Çin Ziyareti: Bakü’nün Hassas Denge Diplomasisi
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Çin Halk Cumhuriyeti’ne resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bayramov, ziyaret kapsamında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya geldi. Görüşmede; Bakü ve Pekin arasındaki ikili ve çok taraflı ilişkilerin mevcut durumu, kalkınma perspektifleri ile bölgesel ve uluslararası meseleler hakkında geniş kapsamlı fikir teatisinde bulunuldu.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; Azerbaycan-Çin ilişkileri şu an tarihinin en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Öyle ki, 2025 yılında iki ülke arasında “kapsamlı stratejik ortaklık” ilişkilerinin kurulması, bağları niteliksel olarak yeni bir aşamaya taşıdı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in geçen yılın Nisan ayında Çin’e gerçekleştirdiği devlet ziyareti sırasında imzalanan çok sayıda anlaşma, pek çok alanda iş birliğine ciddi bir ivme kazandırdı. 2027 yılında ise Azerbaycan ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 35. yıl dönümünün kutlanacak olması, bu ortaklığın kurumsal bir kimlik kazandığını gösteriyor.
Bakü İçin Pekin: Stratejik Bir Ortak
Bakü için Pekin, stratejik öneme sahip bir ortaktır ve bu nedenle Çin ile ilişkilere özel bir önem verilmektedir. Kanaatimce, Ceyhun Bayramov’un bu ziyaretinin perde arkasındaki en temel nokta, Azerbaycan’ın “dengeli dış politika” anlayışıyla doğrudan bağlantılıdır.
Bilindiği üzere, son dönemlerde ABD ile ilişkiler gözle görülür derecede yoğunlaştı. Washington’da yapılan görüşmeler, varılan mutabakatlar, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin normalleşme sürecinde ABD faktörünün etkinleşmesi, barış anlaşmasının paraflanması ve TRIPP (Zengezur Koridoru) gibi bölgesel altyapı girişimleri bu bağlamda dikkat çeken gelişmelerdir. Ayrıca Azerbaycan’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’nin yeniden inşası ve yönetimi için kurduğu Barış Konseyi’ne kurucu üye olma teklifini kabul etmesi ve liderlerin 22 Ocak’ta Davos’ta görüşmesi Pekin’in dikkatinden kaçmamıştır.
Uluslararası Süreçlere Yaklaşım
Tüm bu süreçler Bakü’nün Washington nezdindeki siyasi manevra kabiliyetini artırsa da, aynı zamanda Azerbaycan’ın dış politikasında bir taraf lehine stratejik bir kayma olup olmadığı sorusunu da doğurmaktadır. Ancak Bakü, Washington-Pekin rekabetinde taraf seçme niyetinde değildir. Aksine, Azerbaycan bu iki küresel güç merkezi arasındaki dengeyi korumakta kararlıdır. Ceyhun Bayramov’un Wang Yi ile görüşmesinde ikili ilişkileri “kapsamlı stratejik ortaklık” düzeyinde değerlendirmesi ve 2025’te bu statünün resmileşmesine vurgu yapması tesadüf değildi.
Azerbaycan, Çin ile ilişkilere uzun vadeli ve stratejik bir çerçeveden bakmaktadır. Bu ilişkiler sadece ekonomik çıkarlarla sınırlı kalmayıp; bölgesel güvenlik, nakliye-lojistik ve küresel diplomatik koordinasyon unsurlarını da kapsamaktadır. Özellikle Orta Koridor ve Hazar Geçişli Uluslararası Taşıma Güzergahı bağlamında Çin ile iş birliğinin ön plana çıkarılması, Bakü’nün küresel ekonomik ve jeopolitik haritadaki rolünü açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç: Karşılıklı İhtiyaç ve Denge Mekanizması
Bu nokta özellikle kritiktir: Bakü, TRIPP gibi bölgesel altyapı projelerini Washington ile iş birliği çerçevesinde ilerletirken; Hazar Geçişli Uluslararası Taşıma Güzergahı’nı Çin ile birlikte geliştirmektedir. Aslında Azerbaycan, bu iki dev projeyi iki süper güçle paralel şekilde hayata geçirerek bir karşılıklı ihtiyaç ve denge mekanizması oluşturmaktadır. Bu yaklaşım, Azerbaycan’ın Washington veya Pekin’in nüfuz alanına tamamen girmediğini; aksine her iki merkezle rasyonel ve pragmatik bir iş birliği yürüttüğünü göstermektedir.
Sonuç olarak Ceyhun Bayramov’un Çin ziyareti, Azerbaycan’ın dengeli dış politika çizgisinin tutarlı bir devamıdır. Bakü, iki güç merkezi arasında seçim yapmak yerine, her ikisiyle de paralel ve rasyonel ilişkiler kurarak stratejik bağımsızlığını ve manevra alanını korumaya devam etmektedir.



Yorum gönder